Petrol ihraç eden ülkeler topluluğu OPEC, kuruluşundan bu yana en büyük sarsıntılardan birini yaşıyor. Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Salman'ın Körfez Liderler Zirvesi'ni başlattığı gün gelen BAE’nin ayrılık kararı, Batı medyasında "tesadüf değil, kasıtlı bir diplomatik mesaj" olarak yorumlandı.

Et ve Süt Kurumu’ndan uygun fiyatlı kırmızı et tarifesine zam
Et ve Süt Kurumu’ndan uygun fiyatlı kırmızı et tarifesine zam
İçeriği Görüntüle

Ayrılık kararının temelinde yatan en somut neden, iki ülke arasındaki enerji vizyonu farkı olarak öne çıkıyor. Suudi Arabistan, petrol fiyatlarını yüksek tutmak için üretim kısıtlamalarından yana tavır alırken; BAE, devasa yatırımlar yaptığı enerji altyapısını tam kapasite kullanmak istiyor.

Günlük 3,4 milyon varil üreten BAE, 2027 yılına kadar günlük 5 milyon varil üretim hedefliyor.

Analistler, BAE’nin piyasaya süreceği ek arzın küresel petrol fiyatlarını aşağı çekeceğini öngörüyor. Bu durumun, enerji fiyatları nedeniyle siyasi baskı altında olan ABD yönetimi tarafından olumlu karşılanabileceği belirtiliyor.

BAE’nin OPEC’ten kopuşu, yalnızca bir enerji politikası tercihi değil; aynı zamanda dış politikada Suudi Arabistan’ın fiili liderliğine bir başkaldırı olarak görülüyor. Bölgesel çatışmalarda iki müttefik arasındaki makas giderek açılıyor:

BAE, İran’a karşı daha sert ve askeri caydırıcılığı ön plana alan bir tutum sergilerken; Suudi Arabistan diplomatik çözüm arayışlarına ağırlık veriyor. BAE, Yemen’de Suudi destekli Aden hükümetine karşı farklı grupları; Sudan’da ise yine Suudi Arabistan’ın aksine paramiliter Hızlı Destek Kuvvetleri’ni (RSF) destekleyerek stratejik bir karşıtlık sergiliyor.

İsrail İttifakı ve "Bağımsız Hat" Stratejisi

2010’lu yıllarda WikiLeaks belgelerine yansıyan "İran’a karşı İsrail’le iş birliği" sinyalleri, 2020’deki İbrahim Anlaşmaları ile resmiyet kazanmıştı. BAE’nin bugün OPEC’ten ayrılması, bu "bağımsız hat" stratejisinin bir parçası olarak görülüyor. ABD basınında yer alan analizlerde, Abu Dabi’nin Suudi Arabistan’ın İran’a karşı tutumunu "yetersiz" bulduğu ve kendi güvenlik mimarisini İsrail ile derinleşen ittifakı üzerine kurduğu vurgulanıyor.

Muhabir: Ahmet Çağatay Bayraktar