MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. PKK’nin fesih sürecine değinen Bahçeli, Terörsüz Türkiye hedefi doğrultusunda atılan adımların kararlılıkla sürdürüleceğini ifade etti.

Bahçeli, konuya ilişkin açıklamasında, “Terörsüz Türkiye adımları ciddiyetle ve samimiyetle devam edecek ve nihayete erdirilecektir” dedi.

Türkiye’nin millî birlik ve beraberliğinin güçlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Bahçeli, ülkenin istikrarsızlaştırılmasına yönelik girişimlere karşı dikkatli olunması çağrısında bulundu.

Bahçeli’den Suudi Arabistan’a askeri destek çağrısı

Yemen’deki Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik saldırılarını değerlendiren Bahçeli, Türkiye’nin Suudi Arabistan’ın savunmasına askerî destek vermesinin önünün açılması gerektiğini söyledi.

Bölgedeki kutsal mekânlara yönelik saldırılara tepki gösteren Bahçeli, diplomatik girişimlerin yetersiz kalması durumunda caydırıcı gücün devreye sokulması gerektiğini savundu.

Bahçeli, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

"Milliyetçi Hareket Partisi olarak ne ilk kıblemiz Mescid-i Aksa'ya ne kıblemiz Kâbe'ye ne de Hazreti Resulullah'ın kutlu mabedine yönelik saldırılara göz yumamayız. Sessiz kalamayız. Tahammül göstermeyiz. Kutsal topraklarımız başka bir egemen devletin sınırları içerisinde olsa da kutlu ceddimizin buralardaki mütecaviz eylemleri püskürtmek için başlattığı seferler, tarihin hafıza kayıtlarında saklıdır.

Türk milletinin tarihinde, kültüründe, inancında, imanında ve devlet geleneğinde mahfuz bu topraklara yönelik saldırılara hiçbir şekilde duyarsız kalamayız. Ne gerekiyorsa da onu yaparız. Bu yönde diplomasinin imkânları yetmiyorsa caydırıcı güç kullanılmalıdır.

Mekke İttifakı kapsamında ülkemizin Suudi Arabistan'ın savunmasına mümkün olan her türlü askerî desteğin verilmesi, uluslararası hukuku da ihlal eden yaklaşımlara karşı hassasiyetle ve kararlılıkla mukabele edilmesine imkân sağlanmalıdır. Bilindiği gibi dost ve müttefikimiz olan Suudi Arabistan'a yönelik artan husus saldırıları ağır sivil kayıplara yol açmıştır.

Sivillere ve sivil altyapıya saldırmanın uluslararası hukuk ve insancıl hukuk açısından büyük bir suç teşkil ettiği açıktır. Yemen'den Suudi Arabistan'a yönelik bu tür saldırıların en sert şekilde kınanması gerektiği de tartışmasızdır. Nitekim 10 Ekim'de Riyad'daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı'na gerçekleştirilen saldırıda 13 kişi hayatını kaybetmiş, 309 kişi yaralanmıştır.

Ertesi gün aynı havalimanına düzenlenen yeni bir saldırıda ise bir kişi daha hayatını kaybetmiş, 11 kişi yaralanmıştır. Bu menfur saldırılar kuşkusuz bütün bölgenin huzur ve istikrarını hedef almaktadır. Yemen'de uzun yıllardır devam eden çatışmaların yeniden şiddetlenmesi, Kızıldeniz ve Babülmendep Boğazı'nın güvenliğini tehlikeye atmakta, uluslararası ticaret, enerji arz güvenliği ve bölgesel ekonomik istikrar bakımından ciddi riskler doğurmaktadır.

Orta Doğu'nun içinde bulunduğu bu zor dönemde bölge ülkeleri arasındaki husumetleri derinleştirecek, yeni çatışma cepheleri açacak ve sivillerin hayatına mal olacak hiçbir eylem mazur görülemeyecektir. Hangi gerekçeyle gerçekleştirilirse gerçekleştirilsin, sivilleri hedef alan saldırılar hiçbir surette meşru görülemeyecektir.

Suudi Arabistan'ın egemenliğine ve toprak bütünlüğüne yönelik tehditler karşısında Türkiye-Mekke olarak savunma anlaşmasından kaynaklanan taahhütlerine bağlı kalarak ve İslam âleminin mukaddes beldelerine ev sahipliği yapan bu müttefikimizle dayanışmasını kararlılıkla sürdürecektir.

Hatırlatmak isterim ki ecdadımız yıllarca Hadimü'l-Haremeyn ile şereflenmiştir. Fahrettin Paşa'nın dillere destan Medine müdafaası bu şuurun yüksek iradesidir. Öyle ki Peygamber ocağında pişen kahraman Türk askeri, Mehmetçik unvanını bu topraklarda almıştır. Hamdolsun. Kutsal topraklarımıza dönük inancımız da, imanımız da, kararlılığımız da milletimizin kalbinde, devletimizin kurumsallığında ve kudretinde hiç eksilmemiştir ve diridir."

Fon soruşturmaları için “adalete güveniyoruz” mesajı

Bahçeli, konuşmasında fon soruşturmalarına da değinerek adaletin doğru ve hızlı şekilde tecelli etmesini beklediklerini söyledi.

Soruşturmaların kamu menfaatlerinin korunması açısından önem taşıdığını belirten Bahçeli, “Kurumlarımıza ve adalete güveniyoruz. Adaletin doğru ve hızlı tecelli etmesini bekliyoruz” ifadelerini kullandı.

Muhalefeti de eleştiren Bahçeli, belediyelere yönelik rüşvet, yolsuzluk ve diğer usulsüzlük iddialarının fon tartışmaları üzerinden gölgelenmeye çalışıldığını öne sürdü:

"Uluslararası hukuku ihlal ederek egemenlik haklarımıza yönelik yapılan bazı saldırılarla birlikte, ülkemizi istikrarsızlaştırmaya, milletimizi kutuplaştırmaya ve birçok konuda umutsuzluğa sevk etmeye yönelik girişimler eş zamanlı olarak devam etmektedir.

Mansur Yavaş'tan Ankara'nın başkent oluşunun 103'üncü yıl dönümü mesajı
Mansur Yavaş'tan Ankara'nın başkent oluşunun 103'üncü yıl dönümü mesajı
İçeriği Görüntüle

Türkiye güçlendikçe, kardeşliğini pekiştirdikçe huzurumuzu sabote etmeye yönelik fitne ve nifak da yaygınlaşmakta; Türkiye'nin hasımlarıyla birlikte içerideki taşeronlar da hareketlenmektedir.

Devlet-millet dayanışması güven iklimi oluşturdukça, geleceğin güçlü Türkiye'sine yönelik ortak irade güçlendikçe provokasyon girişimleri artmaktadır. Türkiye, kamuda, siyasette ve diğer birçok alanda arınma ve aklanma dönemindedir. Köklü sorunlarını çözüme kavuşturabileceği uygun bir iklimdedir.

Bununla beraber, yapılan operasyonları ve devletin kamu menfaatlerinin istismarına yönelik hukuksuzlukları açığa çıkarma yolunda attığı adımları yeni bir kuşatma ve istikrarsızlaştırma sürecine çekme; bir kısım siyaset ve medya aracılığıyla toplumsal hareketlilik yaratma arzusu da dikkat çekmektedir.

Türkiye, yükselme, millî birlik ve kardeşlikte buluşma evresindeyken içeriden ve dışarıdan toplumu tahrik edici olaylar karşısında tüm kurumlarıyla birlikte duyarlı ve hazırlıklı olmalıdır. "

Bahçeli’den belediyelerdeki yolsuzluk iddialarına ilişkin açıklama

Türkiye’nin kamu yönetimi, siyaset ve diğer alanlarda arınma sürecinde olduğunu ifade eden Bahçeli, kamu kaynaklarının kötüye kullanılmasına karşı mücadele edilmesi gerektiğini söyledi.

Belediyelerdeki yolsuzluk ve usulsüzlük iddialarının üzerinin örtülmemesi gerektiğini savunan Bahçeli, kamu malına zarar verenlerin ve vatandaşların hakkını ihlal edenlerin masumlaştırılmasına fırsat verilmemesi gerektiğini belirtti:

"Belediyelerde yaşanan yolsuzluk ve ahlaksızlıkların ülke genelinde yayıldığı bir dönemde, siyaset adına bunların üzerinin örtülmesine yahut olduğundan farklı gösterilmesine; kamu malına zarar verenlerin ve yetim hakkına el uzatanların masumlaştırılmasına fırsat verilmemelidir."

“İlgili kurumlar kamuoyunu aydınlatmalı”

MHP Genel Başkanı Bahçeli, fon soruşturmaları ve belediyelere yönelik iddialar konusunda devletin ilgili kurumlarına da çağrıda bulundu.

Soruşturmalara ilişkin bilgilerin kamuoyuyla paylaşılması gerektiğini belirten Bahçeli, vatandaşların doğru bilgilendirilmesinin önemine dikkat çekti.

Bahçeli, şu ifadeleri kullandı:

Devletimizin ilgili kurumları; olan biteni, çalanı, talan edeni kamuoyuna açıklamalı, doğru bilgilerle kamuoyunu aydınlatmalıdır.

Somutlaşmış mahkeme kararları netleşmiş hukuk önünde belirli hale gelmiş konular milletimizle ve hemhal paylaşılmalı, yolsuzlukların boyutu vatandaşlarımızın bilgisine sunulmalıdır.

Haklıyla haksızı doğruyla yanlışı fark etmeyi mümkün kılacak etkili bir iletişim stratejisiyle toplumsal kafa karışıklığı önlenmelidir. Ülkemizin Terörsüz Türkiye sürecinde yönlendirilmiş sanal meselelerle odağını kaybedeceği bir yöne sürüklenmesine izin verilmemelidir."

Kaynak: Haber merkezi