İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) bünyesindeki iş ve işlemlere yönelik yürütülen, 53’ü tutuklu 436 sanığın yargılandığı davanın 96. duruşması Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda yapıldı. İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti huzurunda görülen celsede, tutuksuz sanıklar organizasyon şirketi sahibi Ahmet Çiçek ile iş insanı Mehmet Muhittin Palazoğlu savunmalarını tamamladı.

Aralarında birleşen dosya kapsamında savunma yapan sanıkların da bulunduğu celseyle birlikte, davada savunması alınan tutuksuz sanık sayısı 331'e ulaştı.

Ahmet Çiçek: "Yüzde 6 komisyon karşılığı fatura kestim"

Duruşmada ilk olarak savunmasını yapan tutuksuz sanık Ahmet Çiçek, 2019 yerel seçimlerinin ardından İstanbul’daki reklam alanlarının yönetimine ilişkin iddialarda bulundu. Çiçek, "2019 seçimlerinden sonra, şehirdeki en ufak reklam alanından en büyük reklam alanına kadar tüm yetki sözü Murat Ongun'daydı. O da kendisine bu işlere bakması için sektörden Salih Subaşı'nı seçmişti. Birlikte tüm reklam alanını görüşüp, hepsinden reklam alanları için izin verilip, para talep edilmiş, Kültür AŞ üzerinden alınmıştır. Tüm piyasa tarafından bu şekilde bilinir zaten" ifadelerini kullandı.

Sanıklardan Murat Kapki ile aynı kuaförü kullanmaları vesilesiyle tanıştığını belirten Çiçek, ticari ilişkilerin ilerlemesi üzerine yaşanan süreci şu sözlerle anlattı:

"Plazanın 21. katında Murat Bey'in ofisinde bir gün görüşme halindeyken, bazı şirketlerden para çıkarması gerektiğini, bunun için de fatura ihtiyacı olduğundan bahsetti. Ben de dostluğumuz ve yapmış olduğum ticareti bozmamak adına yüzde 6 komisyon karşılığı kabul ettim."

2023-2024 yıllarındaki 9 aylık dönemde fatura ve para çekim trafiğini Kapki'nin çalışanı Sinan Sepetçi'nin koordine ettiğini söyleyen Çiçek; bankalardan çekilen nakit paraların Murat Kapki’nin onayıyla Şeyhmus ve Güngör isimli kişilere teslim edildiğini, toplanan paraların bir keresinde iki bavul halinde Berat Kapki vasıtasıyla nakledildiğini ileri sürdü.

Çiçek ayrıca, Murat Kapki'nin operasyondan önce WhatsApp yazışmalarını silmesini istediğini ancak kendisinin silmediğini, komisyon ödemesi olarak kendisine verilen cep telefonunun da delegelere dağıtılan cihazlardan kaldığının söylendiğini ifade etti. Savcılık ifadesindeki otel toplantısı ve valiz iddialarına da değinen Çiçek, görüntülerdeki çantanın para dolu olduğunu düşündüğünü belirterek suçlamaları reddetti.

Mehmet Muhittin Palazoğlu: "Bu bir ticaret değil, baskıdır"

Duruşmada dinlenen diğer tutuksuz sanık iş insanı Mehmet Muhittin Palazoğlu ise hakkındaki rüşvet ve usulsüzlük suçlamalarını kabul etmedi. Aile şirketlerinin 2019 yılından itibaren İBB ve iştiraklerinden hiçbir ihale almadığını belirten Palazoğlu, reklam süreçlerinin Deniz Dörtyol tarafından yürütüldüğünü, kendisinin ise inşaat projelerine odaklandığını kaydetti.

Üsküdar’daki bir yapı gerekçe gösterilerek B. isimli şirkete 600 bin lira ödeme yaparak rüşvet verdiği iddiasını reddeden Palazoğlu, olayın Tuzla’daki inşaat projesinin iskan süreciyle bağlantılı geliştiğini söyledi. Palazoğlu, şu iddialarda bulundu:

"Ben ifademde Tuzla'da bulunan projemi anlattım. Bu proje milyarlarca lira yatırım yaptığımız bir projedir. İddianamede benim Tuzla hakkındaki sözlerim alınmış, arkasına Çengelköy anlatımı eklenmiş. Çengelköy'deki taşınmaz bana ait değildir. Tuzla'da iskan alamadığım için Murat Ongun ile görüştüm, kendisi bana 'Kültür sanat ihalelerine gir' dedi. Reklam işini Deniz Dörtyol yürütüyordu. Sonra Deniz yanıma gelip Emrah Bağdatlı'nın 'Patronun karısının şirketi iyi düşün' diyerek tespih satışı üzerinden baskı yaptığını anlattı. Şirket hesaplarından 600 bin lira ödendi ve 200 adet tespih teslim edildi."

B. isimli şirkete reklam sektöründeki birçok farklı firma tarafından benzer faturaların kesildiğini savunan Palazoğlu, "Bunun adı ticaret değil baskıdır, haraçtır. Kamu görevinin sağladığı nüfuzu kullanarak baskıyla yaptırılan ödeme rüşvet değil, irtikaptır. Ödeyen de fail değil, mağdurdur" dedi.

İş yerinde bulunduğu belirtilen 38 şirkete ait kaşelerle ilgili iddiaya da değinen sanık Palazoğlu, binadaki diğer bağımsız bölümlerin kendisine ait olmadığını, Murat Ongun’un şahsını hedef alarak asıl iddiaları gölgelemeye çalıştığını savundu.

Cumhuriyet savcısının, 2019 seçimleri sonrasında sektöre bildirildiği iddia edilen sisteme ilişkin sorusu üzerine Palazoğlu; 23 Haziran 2019 seçimlerinin ardından reklam alanlarının indirildiğini, aracı bir kişinin yönlendirmesiyle Serdal Taşkın ve Murat Ongun ile görüştüklerini, bu sisteme dahil olmak istemediği için kısa sürede reklam sektöründen çekildiğini ifade etti. Emrah Bağdatlı ile olan temasına dair soruya ise iskan süreciyle ilgili bir kez kahve içtiklerini ancak sonrasında somut bir gelişme olmadığını belirtti.

Cumhurbaşkanlığı Kabinesi, Erdoğan başkanlığında Beştepe'de toplandı
Cumhurbaşkanlığı Kabinesi, Erdoğan başkanlığında Beştepe'de toplandı
İçeriği Görüntüle

Duruşmada, birleşen ek iddianame kapsamında yer alan tutuksuz 2 sanığın daha savunması alındı. Mahkeme heyeti, diğer tutuksuz sanıkların savunmalarının dinlenmesine devam edilmek üzere duruşmayı bir sonraki güne erteledi.

Kaynak: AA