İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, çerçeve yasanın TBMM’de kabul edilmesinin ardından Hürriyet yazarı Hande Fırat’a değerlendirmelerde bulundu.
Sürecin belirli şartlar ve süreler çerçevesinde ilerleyeceğini belirten Çiftçi, düzenlemenin af kanunu olmadığını vurguladı.
Çiftçi, “Öncelikle bu bir af değil. Teröre açık çek yok, her adım şarta, süreye ve devlet denetimine bağlı” ifadelerini kullandı.
“Önce silah teslimi, sonra MGK teyidi”
Çerçeve yasanın uygulanma sürecine ilişkin bilgi veren Çiftçi, kanun hükümlerinin kendiliğinden uygulanmayacağını söyledi.
Çiftçi’nin aktardığı sürece göre öncelikle örgütün bütün unsurlarıyla tasfiye olması ve silahlarını teslim etmesi gerekiyor. Ardından güvenlik kurumları durumu sahada tespit edecek. Bu tespit, Milli Güvenlik Kurulu kararıyla teyit edilecek ve karar Resmi Gazete’de yayımlanacak.
Sonrasında ise hukuk mercilerinin gerekli kararları vereceğini belirten Çiftçi, devlet denetiminin sürecin tamamında devam edeceğini kaydetti.
Çiftçi, “Terörsüz Türkiye’nin yol haritasını dört kelimeyle ifade edebiliriz: Tasfiye, teyit, denetim ve normalleşme”dedi.
“Teröre açık çek yok”
Çiftçi, soruşturma, kovuşturma ve infazların yalnızca belirli şartlara ve sürelere bağlı olarak ertelenebileceğini belirtti.
Yeni bir terör suçu işlenmesi halinde ertelemenin ortadan kalkacağını ifade eden Çiftçi, soruşturma, kovuşturma veya cezanın infazının kaldığı yerden devam edeceğini söyledi.
Çiftçi, “Teröre açık çek yok, her adım şarta, süreye ve devlet denetimine bağlı” diye konuştu.
“Silahını bırakıp kendini feshedecek olan taraf”
İçişleri Bakanlığı olarak süreçte üç temel görevi birlikte yürüttüklerini belirten Çiftçi, bunları örgütün tasfiye edilip edilmediğinin sahada takip edilmesi, provokasyon girişimlerinin engellenmesi ve terörle mücadelenin sınır içinde ve dışında kesintisiz sürdürülmesi olarak sıraladı.
81 ilin valisi, emniyet müdürleri ve jandarma komutanlarıyla sürecin sahadaki uygulama rehberini netleştirmek üzere bir araya geldiklerini aktaran Çiftçi, “Burada ödün veren tek bir taraf var, o da silahını bırakıp kendini feshedecek olan taraf” dedi.
2 bin 763 kontrol noktası kaldırıldı
Çiftçi, güvenlik ihtiyacının ortadan kalktığı bölgelerde normalleşme adımlarının şimdiden atılmaya başlandığını açıkladı.
Bu kapsamda emniyete ait 2 bin 560, jandarmaya ait 203 olmak üzere toplam 2 bin 763 kontrol ve arama noktasınınuygulamadan kaldırıldığını bildirdi.
Çiftçi, bu adımın güvenlikten vazgeçildiği anlamına gelmediğini belirterek, “Terör bittiği için kontrol noktaları kalkıyor, terörle mücadele bittiği için değil” ifadelerini kullandı.
“En hassas nokta provokasyon riski”
Sürecin en hassas noktalarından birinin provokasyon riski olduğunu belirten Çiftçi, güvenlik güçlerinin kamu düzenini korumaya ve süreci sabote etmeye yönelik girişimleri engellemeye devam edeceğini söyledi. Çiftçi, “Terörsüz Türkiye hedefinden dönüş yoktur” dedi.
Çiftçi, şunları kaydetti:
"Güvenlik ihtiyacının ortadan kalktığı bölgelerde normalleşme adımlarını şimdiden atmaya başladık. Emniyete ait 2 bin 560, jandarmaya ait 203 olmak üzere toplam 2 bin 763 kontrol ve arama noktasını uygulamadan kaldırdık. Ancak bunu güvenlikten vazgeçmek olarak okumak yanlış olur. Terör bittiği için kontrol noktaları kalkıyor, terörle mücadele bittiği için değil.
Böyle bir sürecin en hassas noktası provokasyon riski. Bunun bilincindeyiz ve tedbirimizi baştan aldık. Güvenlik güçleri, bir yandan kamu düzenini korurken bir yandan da süreci sabote etmeye, toplumu germeye veya kardeşliğimizi hedef almaya yönelik her girişimi engelleyecek. Sürecin sekteye uğramaması için devletin bütün kurumları üzerine düşeni eksiksiz yapacak. Kimse bu tarihi fırsatı gölgeleyemeyecek. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliği, Devlet Bahçeli’nin tarihi iradesi, Gazi Meclisimizin desteği, TBMM Başkanımızın siyasi tecrübesiyle başarılı bir koordinasyonu ve milletimizin basiretiyle bu tarihi eşiği hep birlikte aştık. Terörsüz Türkiye hedefinden dönüş yoktur.”
Yazının tamamını okumak için tıklayın.




