Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Kanal 7 canlı yayınında gündeme yönelik soruları yanıtladı. Bakan, sağlık alanındaki gelişmelere dair değerlendirmelerde bulundu. Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre Memişoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde son 24 senede sağlık alanında gelişim sağlandığını belirtti. Türkiye'nin kurduğu sağlık sisteminin, diğer ülkeler tarafından örnek alınmaya çalışıldığını ifade etti.

Sağlık sisteminde yurt dışından gelen hasta sayısı artıyor

Eski dönemlerde Türkiye'den yurt dışına tedavi amacıyla gidildiğini hatırlatan Memişoğlu, günümüzde ise durumun değiştiğini belirtti. Artık farklı ülkelerdeki insanlar tedavi için Türkiye'yi tercih ediyor. Bakan Memişoğlu konuyla ilgili şu verileri paylaştı:

"Bugün 3 milyon insan, dünyanın en gelişmiş ülkeleri dediğimiz ülkeler de dahil, Türkiye'ye sağlık hizmeti almaya geldi. Her gün günlük 3 milyon kişi Türkiye'de sağlık hizmeti alıyor. Yılda 3 milyona yakın insan da yurt dışından gelip Türkiye'de sağlık hizmeti alıyor"

Sağlık sisteminin ana politikası koruyan sağlık olarak belirlendi

Bakanlık, "Sağlıklı Türkiye Yüzyılı" vizyonu doğrultusunda yeni bir model uyguluyor. "Koruyan, Geliştiren ve Üreten Sağlık" adı verilen bu modelle hem hizmet sunumu hem de teknoloji üretimi planlanıyor. Sistem, vatandaşların sağlıklı kalmasını teşvik eden bir politikaya dayanıyor. Memişoğlu, Türk toplumu önündeki üç riski de sıraladı.

Buna göre birinci sırada kilo problemi, ikinci sırada ise sigara ve tütün mamulleri yer alıyor. İnternet bağımlılığı gibi teknolojik bağımlılıklar da ikinci risk grubunda bulunuyor. Üçüncü risk ise hareketsiz yaşam olarak açıklandı. Memişoğlu, tüm bu riskleri yönetmek adına sağlık sisteminin ana politikasını "Koruyan Sağlık" olarak kurduklarını dile getirdi.

Türkiye, tedavi odaklı 271 bin hasta yatağına sahip. Ülke genelinde hizmet veren 27 şehir hastanesi de bu altyapıyı oluşturuyor. Memişoğlu; sağlık altyapısı, insan gücü ve sistem kapasitesi bakımından kapsamlı ve güvenilir bir modele sahip olduklarının altını çizdi.

Sağlık sisteminde yerli üretim ve ihracat hedefleri

Bakan Memişoğlu, kendi kendine yetebilen bir sağlık sistemi hedeflediklerini belirtti. Türkiye'nin cihazdan ilaca kadar kendi üretimini yapması amaçlanıyor. Bu doğrultuda stratejik öneme sahip ürünler belirlendi. Bakan Memişoğlu süreç hakkında şunları söyledi:

"Bunları Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) and bilim insanlarımızla beraber üreteceğiz. Bu ülkenin insan gücü de kabiliyeti de bilgisi de altyapısı da sağlıkla ilgili üretmeye and sağlığın teknolojisini dünyaya ulaştırmaya yeterlidir. Yeter ki bunun reorganizasyonunu yapalım. Cumhurbaşkanımız, bu konuda bizi talimatlandırdı, bu konuda çok büyük bir çalışma içindeyiz. Türkiye'nin, savunma sanayisi gibi sağlık sanayisinde de dünyanın lider ülkelerinden biri olmasını sağlayacağız. Bütün altyapıyı hazırlıyoruz. İyilik medeniyetinin temsilcileri olarak biz sadece kendi insanımıza değil, çevremizdeki veya ihtiyacı olan bütün insanlara bu sağlık hizmetini gönderecek şekilde planlıyoruz. Bizim hedefimiz 5 yılda 10 milyar dolar, 10 yılda 50 milyar dolarlık ihracat yapmak and insanımızla beraber bütün insanlığa sağlıkla ilgili yeni şeyler söylemektir."

ASELSAN ve TÜSEB işbirliğiyle bir çalışma yürütüldü. Yerli imkanlar ve Türk mühendislerin yazılımıyla yeni bir cihaz geliştirildi. Yüzde 90'ın üzerinde yerli malzeme kullanılarak Türkiye'nin ilk yerli kalp-akciğer makinesi üretildi. Bakan Memişoğlu, bu makinenin geçen hafta ilk kez bir hastada kullanıldığını duyurdu. Cihazın seri üretimine ise sene sonu itibarıyla başlanacak.

MHRS ve Aile Hekimliği üzerinden yürüyen sağlık sistemi randevu verileri

Merkezi Hekim Randevu Sistemi (MHRS) verileri de yayında detaylandırıldı. Randevu bekleyen hasta sayısı hakkında konuşan Memişoğlu, güncel rakamları ve işleyişi şu sözlerle anlattı:

"Şu anda bizim randevu bekleyen hasta sayımız 200-250 bin bandında. Bazıları sadece belli bir doktoru beklediği için bekliyor. Randevu sorunu şöyle yok, aile hekimine giderseniz aile hekimi sizin muayenenizi yaptıktan sonra gerek duyduğu takdirde direkt hastaneden randevunuzu alıyor. Sadece randevu almıyor. Öyle bir sistem kurduk ki randevu aldığı doktora da sistemden 'Şöyle bir düşüncem var, şöyle bir şey var.' diye yazı da yazabiliyor. Eğer hastanedeki doktor da hastanın aile hekimi tarafından takip edilmesini öngörmüşse o da aynı şekilde sistemden aile hekimine yazabiliyor."

AFAD: Balıkesir Sındırgı’da 4 büyüklüğünde deprem
AFAD: Balıkesir Sındırgı’da 4 büyüklüğünde deprem
İçeriği Görüntüle

Türkiye genelinde görev yapan aile hekimliği sayısı 31 bine ulaştı. Bakanlık bu sayıyı artırmak için yeni çalışmalar yürütüyor. Planlama dahilinde yapımı tamamlanan 439 aile hekimliği binası teslim edildi.

Kaynak: Haber Merkezi