DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, "Terörsüz Türkiye süreci" kapsamında hazırlanan çerçeve yasanın bu hafta TBMM'ye sunulmasını beklediklerini belirterek, "Bu yasa her şey değil ama çok önemli bir aşamadır" dedi.
Bakırhan, partisinin Mersin İl Başkanlığı Olağan Kongresi'nde yaptığı konuşmada, hükümetin "Terörsüz Türkiye süreci" olarak adlandırdığı süreç kapsamında hazırlanan çerçeve yasanın bu hafta TBMM'ye gelmesini beklediklerini söyledi.
Orta Doğu'daki gelişmelere de değinen Bakırhan, Türkiye'de yeni bir çözüm sürecinin konuşulmasının önemli olduğunu ifade etti. Bakırhan, "Acıları yeniden depreştirecek değil, acıların yeniden yaşanmaması için mücadele edeceğiz. Amed'in onuruyla Edirne'nin onurunu birlikte savunacağız. Siirt'in acısına da Trabzon'un acısına da saygı duyacağız. Umarım bu kez bu süreci ıskalamayız" dedi.
"Müzakereyle çözüm sağlayacak bir süreç içindeyiz"
Çerçeve yasanın en kısa sürede Meclis'e sunulmasını beklediklerini belirten Bakırhan, düzenlemenin 50 yıllık çatışma ve şiddetin sona ermesi açısından önemli olduğunu savundu.
Bakırhan, "Bu yasayı küçümsememek gerekiyor. Bu yasa 50 yıllık acının, kanın, çatışmanın ve şiddetin ortadan kalkarak Kürt meselesinin demokratik ve hukuk zeminine geçmesini sağlayacak bir yasadır. Kürt meselesini şiddet zemininden alarak diyalog ve müzakereyle çözümünü sağlayacak bir süreç içindeyiz" diye konuştu.
"Yarım bir yasa değil, tam bir yasa olmalı"
Meclis'e sunulacak yasada, terör eylemine karışıp karışmama gibi kategorik ayrımlar yapılmaması gerektiğini savunan Bakırhan, barış isteyen herkesin düzenlemeden yararlanabilmesi gerektiğini söyledi.
Bakırhan, "Yüreğinde ve aklında barışa inanan ve barışa gelmek isteyen hiç kimseye bu yasa kapıları kapatmamalıdır. Yasa, gelmek isteyen hiç kimseyi dışarıda bırakmamalıdır. Yarım bir yasa değil, tam bir yasa olmalıdır" ifadelerini kullandı.
Bakırhan'dan kayyım uygulamaları mesajı
Bakırhan, yasanın PKK lideri Abdullah Öcalan'ın yaşam, çalışma, iletişim ve halkla buluşma koşullarını iyileştirmesi gerektiğini belirtti. Bakırhan ayrıca, düzenlemeyle eş zamanlı olarak DEM Partili belediyelerdeki kayyum uygulamalarının kaldırılması gerektiğini söyledi.
Sürecin önünü tıkayan değil, açan bir rol üstleneceklerini ifade eden Bakırhan, Kürtlerin anadil ve kültür taleplerini Meclis'te ve sokakta dile getirmeye devam edeceklerini kaydetti.
"Bu yasa bir başlangıç olacak"
Bir yasanın Kürtlerin ve ezilenlerin bütün taleplerini karşılamayacağını belirten Bakırhan, çerçeve yasanın bir başlangıç olacağını söyledi.
Bakırhan, "Bir yasayla Kürtlerin, ezilenlerin bütün taleplerini karşılayamayacağımızı hepimiz biliyoruz. Bu yasa bir başlangıç olacak. Bu yasa bir kapı aralayacak. Dilimiz için, kimliğimiz için, insanca yaşam için, ekonomide adalet için, gençlerimizin kendi yurtlarında aş bulmaları için bir kapı aralayacaktır" dedi.
"Ne Türk kaybetti ne Kürt kaybetti, 86 milyon kazandı"
Sürecin sağduyu ve sükunetle yürütüleceğini belirten Bakırhan, Türkiye'de iki yıldır çocukların cenazelerinin gelmediğini ve çatışmaların sona ermesinin önemli bir kazanım olduğunu söyledi.
Bakırhan, şöyle devam etti:
“Acıları yeniden depreştirecek değil, acıların yeniden yaşanmaması için mücadele edeceğiz. Amed’in onuruyla Edirne’nin onurunu ve gururunu birlikte savunacağız. 'Siirt’in acısı da Trabzon’un acısı da değerlidir' deyip ikisine de saygı duyacağız. Bu süreçte kimse kaybetmiyor. Kürtler hiç kaybetmiyor. Yazılıyor, çiziliyor, 'Ne elde ettiniz' diye? Ne mi elde ettik? Meclis'in üçüncü partisi olduk. Ne mi elde ettik? Mersin’de bir ara dili yasaklı olan Kürtler Kent Uzlaşısı ile birlikte Mersin Belediyesi'ni kazandı. Akdeniz Belediyesi'nde iktidar oldu. Birçok sivil toplum örgütünde kendi kimliğimizle yer alıyoruz. En önemlisi iki yıldır çocuklarımızın cenazesi gelmiyor. Bu topraklarda kan akmıyor. Kimse muzafferlik havasına kapılmasın. Ne Türk kaybetti ne Kürt kaybetti, 86 milyon kazandı. Barış kazandı ve barış muzeffer oldu. Mücadele yeni başlıyor. Bizi bugünlere getiren, bizi o parlamentoya gönderen, Hoşyarları ve Nuriyeleri belediye eş başkanı yapan sizler emin olun ne kandırılır, ne yenilir, ne hakkından, hukukundan, kimliğinden ve dilinden vazgeçer. Ama bu süreci istemeyenler de var. Kandan beslenenler de var. Üç beş oy uğruna 'Türk ve Kürt gençleri kavga etsin, yaşamını yitirsin' diyenler var. Onlara vereceğimiz cevap öfke değil, sükunetimiz olacak, tereddüt değil kararlılığımız olacak. Provokasyonlara asla prim vermeyeceğiz. Bu kez onurlu bir barışın olması için el birliğiyle omuz omuza vererek, bu topraklarda hem barışı, hem ekonomide adaleti hem de her kimliğin, dilin ve inancın özgürce yaşadığı bir Türkiye’yi mutlaka yaratacağız. Bu yasa olur mu, bu yasadan ne kazandık demeyin. Kürdü inkar eden, Kürt yoktur diyen zihniyet Kürtle masaya oturmuştur, bundan daha büyük kazanç olabilir mi? Masa kurulsa dahi masadan demokratik haklarımızla kalkabilmek için daha güçlü mücadele etmemiz gerekiyor.”




