Sabah gazetesi temsilcisinin İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek’i ziyareti ve ziyaret sonrasında yapılan sosyal medya paylaşımına ilişkin haberi nedeniyle, BirGün Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Aydın, birgun.net Yayın Koordinatörü Uğur Koç ve birgun.net Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Yaşar Gökdemir hakkında “terörle mücadelede görev almış kişileri hedef göstermek” ve “kamu görevlisine görevinden dolayı alenen hakaret” suçlamalarıyla açılan davanın üçüncü duruşması İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.
Bir önceki duruşmada savcı, sanıkların üzerlerine atılı suçlardan cezalandırılmasını talep etmişti.
Bu duruşmada da savcı mütalaasını yineledi, sanıklar ise esas hakkındaki mütalaaya karşı savunmalarını sundu.
Uğur Koç: "Gizli saklı bir kararı ortaya çıkarmış değiliz"
İlk savunmayı yapan birgun.net Yayın Koordinatörü Uğur Koç, şu ifadeleri kullandı:
"Haberden dolayı yargılanıyoruz. Savcılıktaki ifademde soruşturmaya konu başlıklı haber bana aittir ve ben paylaştım demiştim. Bugün savcılığın verdiği mütalaada sadece X paylaşımı yaptığım ifade edilmiş. Savcılık geri dönüp de ifadelerimi kontrol etmemiş. Mütalaada atılı suça dair herhangi bir gerekçelendirme göremedim. Mütalaada iddianamenin aksine hakaret suçunun hangi somut eylemle olduğu da belirtilmemiş. Akın Gürlek kimdir diye arattığınız da Wikipedia’da her şey yazıyor zaten. Biz haberlerimizde herhangi birine hakaret amacı gütmeyiz. Akın Gürlek bir kamu görevlisidir. Verdiği kararlar kamuoyuna açıktır. Gizli saklı bir kararı da biz ortaya çıkarmış değiliz. Bu haber yüzünden yargılanmayı absürt buluyorum. Beraatimi talep ediyorum."
İbrahim Aydın: "Bir tehdit ve uyarı olduğunu düşünüyoruz"
Öte yandan, birgun.net Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Yaşar Gökdemir de savunmasında beraatini isterken, BirGün Gazetesi Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Aydın şunları kaydetti:
"Haberden kaynaklı ağır ceza mahkemesinde yargılanmak, dönemi itibariyle tarihe geçen bir durumdur. Akın Gürlek’in bu davayı bu mahkemede açmasının bir tehdit ve uyarı olduğunu düşünüyoruz. Kendisi siyasi bir isim olarak biliniyor. Yapmış olduğu görev ve Sabah gazetesini ziyaretleri, bizzat kendileri tarafından kamuoyuna servis edilen haberin haberini yaptığımız için yargılanıyor olmak inanılmaz bir şey. Bütün bunların gazeteciğine yönelik bir tehdit olduğunu ve kendisine dair yapılacak haberlere rezerv koymak olduğunu düşünüyoruz. Suçsuz olduğumuzu düşünüyor ve beraatımızı talep ediyoruz."
Avukat Ceylan: "Bu soruşturma en başından itibaren hiç açılmamalıydı"
Tüm sanıkların avukatı Ali Deniz Ceylan'ın savunması ise şöyle:
"Hem iddianamede hem mütalaada çok ciddi hatalar var. Ben hayatımda böyle bir iddianame görmedim. Bu bir hukukçu olarak değil vicdani bir sorumluluktur. Bu fahiş hata nasıl yapılır bilmiyorum. Ya savcılık kanunu bilmiyor ya da şikayetçinin kimliğinden etkilenmiş. Basın Kanunu 11. Maddenin 2. ve 3. fıkraları gereğince tüm sanıkların her iki suçtan da sorumlu olmaları mümkün değil. Bu uygulama suçta ve cezada kanunilik ilkesine aykırıdır. Savcı basın kanunundaki açık hükme rağmen kendi ceza yargılamasına karar vermiş.
Hedef gösterme suçu oluşamaz çünkü Akın Gürlek, terör operasyonlarına giden bir görevli değil. Hedef gösterme suçu başsavcı ve hakimlere karşı işlenemez. Nusret Demiral seviyesinde tanınan biridir Akın Gürlek.
Kamu görevlisine hakaret suçu oluşması için 'seyyar giyotin' ifadesini Uğur Koç kullanmalıydı ama haberde “muhalefetin ‘seyyar giyotin’ olarak adlandırdığı” yazmış. Bu soruşturma en başından itibaren hiç açılmamalıydı. Beraatlerini talep ediyoruz."
"Hedef gösterme" suçlamasından beraat, "hakaret" suçlamasından ceza
Verilen aranın ardından mahkeme heyeti, sanıkların “terörle mücadelede görev almış kişileri hedef gösterme” suçlamasından beraatine hükmetti. “Kamu görevlisine görevinden dolayı alenen hakaret” suçlamasıyla ilgili olarak ise İbrahim Aydın’a 11 ay 20 gün hapis cezası verildi. Mahkeme, Yaşar Gökdemir hakkında 35 bin TL adli para cezasına hükmederek hükmün açıklanmasını geri bıraktı, Uğur Koç’a ise 35 bin TL adli para cezası verdi.




