Bank of America (BofA) Global Research tarafından hazırlanan güncel raporda, döviz piyasalarındaki son hareketlilik ele alındı. Kurda yaşanan son değer kaybının ardından risklerin yeniden fiyatlandığını belirten banka, 48,80 seviyesinden 2 ay vadeli dolar/TL short pozisyonu açılmasını önerdi. Yatırımcılara sunulan stratejide, söz konusu finansal işlemin vadesi dolana kadar elde tutulması ve vade sonunda durumun tekrar gözden geçirilmesinin hedeflendiği aktarıldı.
Bank of America dolar TL beklentisi
Yayımlanan raporda, Türkiye'deki ekonomi kadrolarının Türk Lirası'nın ABD Doları karşısında reel bazda değer kazanması ve reel politika faizinin pozitif alanda tutulması yönündeki kararlılığını sürdürdüğüne dikkat çekildi. Ekonomi yönetiminin bu duruşu sebebiyle, Türk Lirası'nda yaşanabilecek değer kayıplarının vadeli işlem piyasasının (forward) işaret ettiği seviyelere kıyasla daha kısıtli boyutta kalmasının öngörüldüğü ifade edildi. BofA analistleri ayrıca, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın son süreçte aylık taşıma maliyetinin altında bir kur artışı sağlamayı başardığı tespitine yer verdi.
Merkez Bankası döviz rezervleri ve turizm gelirleri takibe alındı
Raporda kurumun mali göstergelerine de değinildi. 15 Mayıs tarihi itibarıyla kullanılabilir durumdaki döviz rezervlerinin 37 milyar ABD Doları civarında seyrettiği, bu tutarın da yaklaşık 30 milyar ABD Doları seviyesindeki yabancı vadeli (forward) pozisyonların üzerinde konumlandığı bilgisi verildi. Rezerv kaynaklarının altın ve döviz takaslarıyla (swap) tahkim edilebileceği, ihtiyaç duyulması halinde ise doğrudan altın satış mekanizmalarının devreye alınabileceği paylaşıldı. Yaz döneminde yükselişe geçmesi beklenen turizm gelirlerinin cari dengeye katkı sunacağı öngörülürken, kalıcı bir cari fazla oluşmasa dahi bu mevsimsel toparlanmanın açılan short pozisyonu işlemini destekleyeceği belirtildi.
Dolarizasyon eğilimi, petrol fiyatları ve jeopolitik risk faktörleri neler?
Banka tarafından yapılan analizde, yurt içindeki dolarizasyon eğiliminin piyasalar açısından ağırlıklı bir risk maddesi olmayı sürdürdüğü ifade edildi. Buna karşın Merkez Bankası’nın faiz artışı hamleleri, makroihtiyati tedbirler ve reel kur hamleleri sayesinde oluşan bu baskıyı kontrol altında tutabilecek enstrümanlara sahip olduğu bildirildi. Yurt dışına yönelik sermaye çıkışlarının bir diğer risk kanalı olduğu aktarılırken, yürürlükteki ekonomi politikalarının bu baskıları azaltabileceği yönünde görüş sunuldu.
Yapılan stratejik değerlendirmede, önerilen finansal işlem üzerindeki temel risk unsurları; yüksek petrol fiyatları, küresel ölçekte güçlü ABD Doları, kalıcı hale gelen dolarizasyon eğilimi, jeopolitik gerilimler ve sermaye çıkışları olarak sıralandı. İran merkezli çatışma ortamının genişlemesi durumunda kurdaki yukarı yönlü hareketin ivme kazanabileceğini aktaran BofA, bu tarz bir olumsuz senaryoda dahi gelecek iki aylık kesitte dolar/TL paritesindeki yükselişin mevcut forward taşıma getirisinin altında kalmasını beklediğini kaydetti.




