"Mutlak butlan" kararı sonrası CHP'den yaklaşık iki ay önce istifa eden İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, CHP Grup Başkanı Özgür Özel'in yeni parti kurulacağı yönündeki açıklamasının ardından değerlendirmede bulundu.
Tugay, Özgür Özel'in dün CHP Grup Başkanı olarak yaptığı veda konuşması ve yeni parti kurulacağına ilişkin açıklamasının ardından kendisinin nasıl bir pozisyon alacağı sorusuna yanıt verdi.
Cemil Tugay: "Bir süre daha bağımsız kalacağım"
Cemil Tugay, yeni parti sürecinde şimdilik herhangi bir partiye katılmayacağını belirterek, "Bir süre daha bağımsız kalacağım. Belediye başkanlığı görevime odaklanacağım" ifadelerini kullandı.
Ne olmuştu?
Özgür Özel, dün gerçekleştirdiği grup toplantısında yeni parti kuracağını açıklamıştı.
Özel, yeni oluşumun ilk adımının milletvekilleriyle atılacağını belirterek, sosyal demokratların yanı sıra muhafazakâr demokratları, milliyetçi demokratları, Kürt demokratları, sosyalist demokratları ve liberal demokratları "Türkiye ittifakı" çatısı altında buluşturmayı hedeflediklerini söyledi.
Yeni partinin kuruluş sürecinin doğru bir takvim ve ölçeklendirme içerisinde yürütüleceğini belirten Özel, belediye başkanları ve belediye meclis üyeleri başta olmak üzere hiç kimseye "Neden geçmedin?" şeklinde baskı yapılmaması gerektiğini ifade etti.
Özel, şunları söyledi:
"Bugün seçilmiş il başkanlarımızla, yarın seçilmiş Parti Meclisimiz, MYK'mızla, ardından milletvekillerimizle bir araya geliyoruz. Yeni partimizi milletimizin seçtiği, ona yetkisini emanet ettiği milletvekilleriyle ilk adımını atarak kuruyoruz.
Yeni partimizi milletimizin seçtiği ona yetkisini emanet ettiği milletvekillerimizle ilk adımını atarak kuruyoruz. Yeni kuracağımız partimizle açık ara farkla TBMM'nin ana muhalefet partisi oluyoruz.
Bugün bu kürsüye CHP'nin grup kürsüsüne veda ederken ana muhalefet partisi grup kürsüsünü asla bırakmıyoruz. Ana muhalefet partisi grup kürsüsüne veda etmenin iktidar partisi grup kürsüsüne kavuşmanın da günlerini sayıyoruz!
Elbette bizler sosyal demokratız. Altı oka sonuna kadar bağlıyız. Ülkenin kurucularına, kuruluş kodlarına, ülkenin kuruluşundan beri benimsediğimiz partimizin ideallerine elbette sahibiz. Ancak bununla birlikte biz bir büyük çağrının da sahibiyiz. 10 ay önce yüzde 5 parti yüzde 25 oy aldığımız yerden yüzde 38 oya giderken nasıl aslan sosyal demokratlarla muhafazakar demokratları, milliyetçi demokratları, Kürt demokratları, sosyalist demokratları, liberal demokratları kucaklamışsak, onlarla birlikte Türkiye ittifakını kurmuşsak; Atatürk'le sorunu olmayan, Misak-ı Milli sınırlarıyla sorunu olmayan, cumhuriyetle sorunu olmayan tüm demokratları Türkiye ittifakında kucaklamaya, birlikte iktidara yürümeye davet ediyorum. Bu davetin sahibiyiz.
Ayrıca milletvekillerimiz bu büyük yürüyüşün ilk adımını atarken; doğru tasarlanmış, doğru hazırlanmış, doğru takvimlendirilmiş, riskleri doğru analiz edilmiş şekilde elbette büyüyeceğiz, güçleneceğiz, hep birlikte olacağız. Buradan önemle ricamdır: Bugünlerde bizim bu partiyi milletvekilleriyle kurmamızla birlikte, doğru bir takvimlendirme ve ölçeklendirme içinde iktidar yürüyüşümüze herkes güvensin. Yarın sabah kimse, belediye başkanına "Sen niye geçmedin?", belediye meclis üyesine "Hala niye buradasın?", filanca kişiye "Hala niye orada değilsin?" demesin. Bir tane kuralımız var. Bir kere, kimseyi geride bırakmayacağız. Kimseden ayrı ya da uzak değiliz. Şu kadarını söyleyeyim: Ben yeni partide yokum. "Özgür Özel'le, arkadaşlarıyla birlikte değilim" diye kulağınızla duymadığınız herkes, emin olun ki bizimle birliktedir, bizimle birliktedir. Kimse şundan şüphe etmesin: Bu iktidar yürüyüşünde bizler, sizler, biz, hepimiz..."




