CHP Diyarbakır Milletvekili ve Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, kayyım atanan belediyelere ilişkin hükümeti eleştirdi. Tahliye edilmelerine veya haklarında kesinleşmiş mahkûmiyet kararı bulunmamasına rağmen görevlerine başlatılmayan CHP ve DEM Partili belediye başkanlarının durumunu Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) gündemine taşıyan Tanrıkulu, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’un yanıtlaması istemiyle yazılı soru önergesi verdi.
Sezgin Tanrıkulu: "Seçme ve seçilme hakkı fiilen ortadan kaldırılmaktadır”
Tanrıkulu, tutuklandıktan sonra tahliye edilen ancak görevlerine iade edilmeyen belediye başkanlarının hukuki durumuna dikkat çekti. Bu uygulamanın, halkın sandıkta ortaya koyduğu iradeye açık bir müdahale olduğunu vurgulayan Tanrıkulu, “Seçme ve seçilme hakkı fiilen ortadan kaldırılmaktadır” dedi.
Ahmet Türk, Ahmet Özer ve Zeydan Karalar örneği: "Tahliye edilen başkanlar görevlerine neden dönemiyor?"
Soru önergesinde, tahliye olmasına rağmen görevine başlatılmayan isimler arasında Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer, Mardin Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Türk ve geçtiğimiz hafta tahliye edilen Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar da yer aldı.
Tanrıkulu, yargılama süreçleri devam etse dahi tahliye kararı verilen belediye başkanlarının görevlerinden uzak tutulmasının hukuki dayanağının sorgulanması gerektiğini ifade etti.
“Masumiyet karinesi ve yerel yönetim özerkliği ihlal ediliyor”
Tanrıkulu, seçilmiş yerel yöneticilerin görevlerinden fiilen uzaklaştırılmasının masumiyet karinesi, seçilme hakkı ve yerel yönetimlerin özerkliği ilkelerine aykırı olduğunu belirterek bu durumun demokratik hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşmadığını söyledi.
“İstisnai, geçici ve ölçülü olmalı”
Anayasa’nın 2, 36, 67 ve 127’nci maddeleri ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne (AİHS) atıfta bulunan Tanrıkulu, görevden uzaklaştırma ve kayyım atama uygulamalarının ancak istisnai, geçici ve ölçülü olması gerektiğini hatırlattı. Hakkında kesinleşmiş bir hüküm bulunmayan belediye başkanlarının görevlerine iade edilmemesini ise “idari tasarruf yoluyla irade gaspı” olarak nitelendirdi.
Bakan Tunç’a yöneltilen sorular
CHP'li vekil, Bakan Tunç’a yanıtlaması istemiyle şu soruları yöneltti:
-"Görevden alınan, tutuklanan veya tahliye edilen belediye başkanlarının (Ahmet Türk, Ahmet Özer, Zeydan Karalar ve diğerleri) tam listesi nedir? Bu kişilere yönelik suç isnatlarının hukuki niteliği nedir?
-Tahliye edilmesine rağmen belediye başkanlarının görevlerine başlatılmamasının yasal dayanağı nedir?
-Kayyım atama işlemleri tesis edilirken orantılılık ve geçicilik ilkeleri nasıl gözetilmektedir?
-Görevden alınan başkanların yerine atanan kayyımların yetki kapsamları, belediyelerin mali yapısı üzerindeki etkileri ve idari kararları konusunda herhangi bir hukuki denetim mekanizması mevcut mudur?
-Eşitlik ilkesine uyuluyor mu?"
“Yeni bir yasal düzenleme yapılacak mı?”
Tanrıkulu ayrıca, görevden alma ve göreve iade süreçlerine ilişkin standart bir idari prosedür bulunup bulunmadığını da sordu.
Tüm belediye başkanlarına eşit uygulama yapılıp yapılmadığını sorgulayan Tanrıkulu, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) içtihatları doğrultusunda seçilmiş yerel yöneticilerin haklarını güvence altına alacak yeni bir yasal düzenleme yapılıp yapılmayacağını gündeme getirdi. Tanrıkulu, mevcut uygulamaların hukuki güvenlik ilkesini zedelediğini vurguladı.




