CHP İzmir Milletvekili Sevda Erdan Kılıç, AK Parti tarafından TBMM'ye sunulan "Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi"nin PTT'de İdari Hizmet Sözleşmesi (İHS) kapsamında çalışan personel açısından ciddi hak kayıplarına yol açabileceğini belirtti.
Kılıç, teklifin mevcut haliyle çalışanların iş güvencesini zayıflattığını, mali ve sosyal haklarını idarenin tek taraflı kararlarına bıraktığını savundu.
"PTT çalışanlarının geleceği belirsizliğe bırakılıyor"
Yazılı açıklama yapan Kılıç, düzenlemenin belirsizlikleri gidermek yerine yeni bir güvencesizlik alanı oluşturduğunu ifade etti.
PTT çalışanlarının KPSS ile kamu hizmetine girdiğini vurgulayan Kılıç şunları kaydetti:
"Bu düzenleme, PTT personelinin istihdam rejiminde var olduğu söylenen belirsizlikleri gidermek iddiasıyla getirilmiştir. Ancak teklifin mevcut hali, belirsizliği ortadan kaldırmak yerine çalışanların hakları bakımından yeni bir güvencesizlik alanı yaratmaktadır. PTT emekçileri bu ülkenin dört bir yanında, en ücra köyünden en kalabalık kent merkezine kadar kamu hizmeti sunmaktadır. Bu insanlar herhangi bir ayrıcalıkla değil; KPSS ile, emeğiyle, alın teriyle, sınav başarısıyla kamu hizmetine girmiştir. Şimdi bu çalışanların geleceğini yönetmeliklerle değiştirilebilecek belirsiz kurallara teslim etmek, hukuk devleti anlayışıyla bağdaşmaz."
"İş güvencesi idarenin takdirine bırakılamaz"
Bir kamu çalışanının sözleşmesinin hangi koşullarda sona ereceği, disiplin hükümleri, savunma hakkı ve itiraz yollarının kanunda açık şekilde düzenlenmesi gerektiğini belirten Kılıç, kamu çalışanlarının haklarının yönetim kurulu kararları veya yönetmeliklerle belirlenemeyeceğini söyledi:
"Bir çalışanın sözleşmesinin hangi şartlarda sona ereceği, hangi disiplin hükümlerine tabi olacağı, savunma hakkını nasıl kullanacağı, hangi itiraz yollarına başvuracağı kanunda açıkça yazılmalıdır. Kamu hizmetini omuzlayan emekçilerin kaderi, yönetim kurulu kararlarına ve her an değiştirilebilecek yönetmeliklere terk edilemez. Bu düzenleme Anayasa’nın 2’nci maddesindeki hukuk devleti ve belirlilik ilkesi, 53’üncü maddesindeki toplu sözleşme hakkı ve 128’inci maddesindeki kamu görevlilerinin özlük haklarının kanunla düzenlenmesi zorunluluğu açısından ciddi sorunlar taşımaktadır."
"PTT çalışanları ayrıcalık değil güvence istiyor"
PTT personelinin devletten ayrıcalık talep etmediğini ifade eden Kılıç, çalışanların yalnızca hukuki güvence istediğini belirtti.
Kılıç, sözleşme feshi şartları, disiplin hükümleri, savunma hakkı, itiraz mekanizmaları ile mali, sosyal ve özlük haklarının doğrudan kanunla düzenlenmesi gerektiğini kaydetti. Ayrıca sendikal hakların korunmasının da önemine dikkat çekti:
"PTT çalışanları devletten ayrıcalık istemiyor. Lütuf istemiyor. Keyfi uygulamalara karşı güvence istiyor. İstedikleri şey çok nettir; sözleşme fesih şartları, disiplin hükümleri, savunma hakkı ve itiraz yolları doğrudan kanun metninde açıkça düzenlenmelidir. İHS’li personelin mali, sosyal ve özlük hakları tek taraflı idari kararlarla belirlenmemelidir. Yetkili sendikanın toplu sözleşme ve müzakere hakkı korunmalıdır. Çalışanların sendikal haklarını etkisizleştirecek hiçbir düzenlemeye izin verilmemelidir."
"PTT emekçilerinin haklarını savunacağız"
PTT'nin Türkiye'nin en yaygın kamu hizmeti ağlarından biri olduğunu vurgulayan Kılıç, bu hizmeti yürüten personelin çalışma rejiminin keyfi uygulamalara bırakılamayacağını söyledi.
Komisyon ve Genel Kurul sürecinde düzenlemeyi yakından takip edeceklerini belirten Kılıç, şöyle devam etti:
"PTT yalnızca bir kurum değildir, vatandaşın devlete temas ettiği en yaygın kamu hizmeti ağlarından biridir. Emeklisinden öğrencisine, köydeki yurttaştan şehir merkezindeki esnafa kadar milyonlarca insanın günlük yaşamında PTT çalışanlarının emeği vardır. Böylesine yaygın bir kamu hizmetini yürüten personelin çalışma rejimi de keyfi biçimde düzenlenemez. Kamu hizmeti piyasa mantığıyla, kamu emekçisinin geleceği de yönetmeliklerle şekillendirilemez. Eğer amaç gerçekten hukuki boşlukları gidermekse yapılması gereken bellidir; çalışanın iş güvencesi, mali hakları, sosyal hakları, sendikal hakları ve özlük hakları kanunla açıkça güvence altına alınmalıdır.
Komisyon ve genel kurul sürecinde bu düzenlemenin takipçisi olacağız. PTT emekçilerinin iş güvencesini zayıflatacak, mali ve sosyal haklarını tek taraflı idari kararlara bırakacak, sendikal haklarını etkisizleştirecek hiçbir düzenlemeyi kabul etmiyoruz. PTT emekçileri sahipsiz değildir. KPSS ile kamu hizmetine giren, yıllardır bu ülkenin her köşesinde görev yapan PTT çalışanları güvencesizliğe mahkum edilemez. Kamu hizmetini omuzlayan çalışanların hakları yönetmeliklere değil, kanuna emanet edilmelidir.”




