CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) amacından saparak ithalatçı bir yapıya dönüştüğünü belirtti. TMO’nun, yerli üreticiye destek olmak yerine ithalatçı rolüne büründüğünü ifade eden Gürer, çiftçilerin mağduriyetlerinin arttığını vurguladı.

"TMO, Yerlilikten Uzaklaştı"
Gürer, TMO’nun amacının yerli üreticiyi desteklemek olduğunu ancak bugün gelinen noktada bu kurumun, yerli üretimi dışlayarak ithalatçı bir konuma geldiğini söyledi. Bu yılın hedefinin yalnızca 2,5 milyon ton buğday alım hedefiyle 12,5 milyon ton alım yapılacağı dönemdeki farkı örnek gösteren Gürer, “Toprak Mahsulleri Ofisi, çiftçinin kara gün dostu olarak var olmalı. Ancak bugünkü haliyle, yerli üretici tüccarın eline bırakılmış ve ithalatçı bir pozisyona sürüklenmiştir” dedi.
Gürer, tarımsal üretimde planlamaların olmamasının büyük sorunlara yol açtığını belirterek, "Bir yıl önceden hangi bölgede ne ekileceği, alım fiyatlarının ne olacağı, su sorunu olan bölgelerin tespiti gibi konuların netleştirilmesi gerekiyor. Bu tür sistemli bir planlama ile üretici sürekli zarar etmez," şeklinde konuştu.
"TMO Yerli Üreticinin Yanında Durmalı"
Gürer, "TMO’nun kuruluş amacı; yerli üreticiyi korumak ve desteklemekti. Ancak şu anda TMO, ithalatçı bir noktaya sürüklendi" diyerek, TMO’nun bu duruma gelmesinin, üreticiye zarar verdiğini ve bu sorunun çözülmesi için yapısal değişiklikler gerektiğini ifade etti.
Tarımsal ürünlerin ithalatı konusunda yaşanan problemlere de değinen Gürer, özellikle kavun ve karpuz üreticilerinin bu durumdan zarar gördüğünü söyledi. Niğde'deki üreticilerin, uzun yıllardır kavun ve karpuz yetiştirdiğini belirten Gürer, "İran'dan ithalat yapılıyor ve yerli üreticiler malını değerinde satamıyor. Türkiye’nin ithalat politikası bu sorunları çözmediği sürece, yerli üretici zarar etmeye devam edecektir" dedi.
Gürer, hayvancılık sektöründeki sorunlara da dikkat çekerek, yem fiyatlarındaki artışın ve ahır giderlerinin hayvancılığı giderek daha zor hale getirdiğini söyledi. Çiğ sütün tavsiye edilen fiyatının üreticiye yansımadığını belirten Gürer, "Bölgemizde çiğ süt 14 lira gibi düşük bir fiyattan alıcı buluyor. Yem ve ahır giderlerinin artmasıyla birlikte hayvancılık, sürdürülebilir olmaktan çıkıyor" dedi.
"Gerçek Destek İçin Vergilerden Vazgeçilmeli"
Gürer, tarım kesimi için sağlanan mazot desteğini eleştirerek, Türkiye'deki tarım sektörünün yıllık 3,5 milyar litre mazot kullandığını, ancak tarıma yönelik mazot desteğinin 2025 yılı için yalnızca 20 milyar lira olduğunu belirtti. Aynı zamanda, tarım kesiminden alınan vergi miktarının 70 milyar liraya yaklaştığını vurgulayan Gürer, "Çiftçiye gerçek destek sağlamak için mazot üzerindeki vergilerin kaldırılması gerekir. Bu şekilde, çiftçi daha anlamlı bir destek alabilir" dedi.
"Özelleşen çoğu kamu fabrikası kapandı"
Özelleştirilen kamu tarım kurumlarının olumsuz etkilerini de dile getiren Gürer, geçmişte Türkiye’nin kendi gübre, yem ve ilaç üretim altyapısına sahip olduğunu, ancak özelleştirme nedeniyle bu kurumların çoğunun kapandığını ve ithalata mecbur kalındığını belirtti. Özelleştirme sürecinde kamu fabrikalarının verim artışı sağlayacağı yönünde vaatlerde bulunulduğunu hatırlatan Gürer, "Ama ne oldu? Özelleşen çoğu kamu fabrikası kapandı ve yerli üretim yerine ithalat dönemi başladı" dedi.
Aşı Sorunu: “Etkin Aşı Üretimi Yapılmalı”
Hayvancılıkta yaşanan bir diğer sorun da aşılarla ilgili. Gürer, geçmişte Türkiye’nin kendi aşılarını ürettiğini, ancak şimdi ithal edilen aşılarda saklama koşullarının ihlali nedeniyle verimsizlik yaşandığını belirtti. “Son dönemde şap hastalığı yayılmaya başladı. Ancak ithal edilen aşının saklama koşullarına uyulmadığı için etkisiz kalıyor” diyen Gürer, bu sorunun çözülmesi için daha etkili aşı üretimi ve dağıtımı yapılması gerektiğini söyledi.
Gürer, Türkiye'deki çiftçilerin bankalara olan borçlarının 1 trilyon 34 milyar liraya ulaştığını belirtti. Çiftçinin borçlarının ödenemediğini vurgulayan Gürer, “Yılbaşından itibaren 6 binden fazla arazi, 500’den fazla traktör icra yoluyla satışa çıkarılmış. Bu durum, çiftçinin borçlarını ödeyemediğini gösteriyor. Cumhurbaşkanı ise çiftçilerin ihracat yaptığını söylüyor, ama gerçek şu ki çiftçi batmak üzere” ifadelerini kullandı.




