CHP İstanbul İl Örgütü, İl Başkanı Özgür Çelik başkanlığında “Geçim, Özgürlük, Adalet, Seçim” yürüyüş zincirine Bayrampaşa ilçesinde devam etti. Yıldırım Mahallesi Muhtarlığı önünde bir araya gelen partililer, “CHP halktır, halkın dediği olur” yazılı bir pankart açtı.

Anka Haber Ajansı'ndan Hakan Kaya ve Umut Emre Gökbulut'un aktardığına göre CHP'liler, “Kayyumlar gidecek biz kalacağız”, “Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz” ve “Gün gelecek, devran dönecek AKP halka hesap verecek” sloganları eşliğinde yürüyüşe geçti. Yoğun bir katılımın gözlendiği yürüyüş, Gaziosmanpaşa Hürriyet Mahallesi Muhtarlığı önünde tamamlandı.
Yürüyüşe CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik’in yanı sıra, CHP CAO Milli Eğitim Politikaları Kurulu Başkanı Suat Özçağdaş, İstanbul Milletvekili Ali Gökçek, CHP Parti Meclis Üyesi Tolga Sağ, CHP İstanbul İl Kadın Kolları Başkanı Hatice Selli Dursun, tutuklu bulunan Bayrampaşa Belediye Başkanı Hasan Mutlu’nun eşi Safiye Mutlu, çok sayıda ilçe başkanı ve partili katıldı.

"Siyaseti yargı eliyle dizayn etmek istiyorlar"
Yürüyüşün tamamlanmasının ardından toplanan kalabalığa hitap eden CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, bu eylemi geçim, demokrasi, özgürlük, adalet, kurultay ve erken seçim talebiyle başlattıklarını dile getirdi. Yaklaşık 1 yıl 7 aydır bir darbe mekaniğinin devrede olduğunu öne süren Çelik, sürece dair şu iddialarda bulundu:
"Önce belediye başkanlarımız tutsak edildi, ardından da plastik mermi ve gaz sıkılarak İstanbul il binamıza ve CHP Genel merkezine girildi. Bu darbe mekaniğini gerçekleştirenlerin amaçlarının ne olduğunu biliyoruz. Öncelikle bu toplumun gerçek sorunlarının üzerini örtmek istiyorlar. Yoksulluğun, sefaletin, Türkiye’nin içinde bulunduğu güvenlik krizinin ve Türkiye sokaklarındaki güvenlik krizinin üzerini örtmek istiyorlar. Siyaseti yargı eliyle dizayn etmek istiyorlar. Kendilerine göre bir cumhurbaşkanı adayını rakip olarak belirleyip, sandığı sembolik hale getirip, bir daha sandıktan çıkmak istiyorlar."
CHP'nin sadece sorun anlatan bir yapı olmadığını aktaran Çelik, parti programı, cumhurbaşkanlığı aday ofisi ve tüm kadrolarıyla büyük bir kalkınma hamlesinin yol haritasını aylardır, yıllardır tasarladıklarını ve Türkiye'yi yeniden üreten bir ülke haline getireceklerini ifade etti.

"Hasan Mutlu Silivri zindanında direniyor, iddianamesi yazılmalı"
Konuşmasında cezaevinde bulunan Gaziosmanpaşa Belediye Başkanı Hakan Bahçetepe ve Bayrampaşa Belediye Başkanı Hasan Mutlu’nun hukuki durumlarına değinen İl Başkanı Çelik, her iki belediye başkanının da suçsuz olduğunu savunarak şu ifadeleri kullandı:
"Hakan Bahçetepe, Cumhuriyet Halk Partisi'nin oy oranlarının düşük olduğu bir yerde büyük bir mücadele vermiştir. Hakan Bahçetepe suçsuzdur. Bir an önce görevinin başına dönmeli, yeniden Gaziosmanpaşa'ya hizmet etmelidir. Bayrampaşa Belediye Başkanımız Hasan Mutlu'ya şöyle bir tehditte bulundular. Dediler ki ya AK Parti'ye katıl ya da tutuklanacaksın. Defalarca bu tehditlerle Hasan Mutlu'yu baskı altına almaya çalıştılar. ‘Ya katıl ya cezaevine gideceksin’ dediler. Hasan Mutlu, ‘Ben Cumhuriyet Halk Partili'yim. Ben zalimlerin karşısında onurumu satmam’ dedi. Ve o Hasan Mutlu şu anda Silivri zindanında onuruyla, şerefiyle, haysiyetiyle büyük bir direniş sergiliyor. Dokuz ay oldu halen iddianamesi yazılmadı. Bayrampaşa iddianamesi bir an önce yazılmalıdır. Hasan Mutlu kendisini savunmalıdır ve Hasan Mutlu Bayrampaşa'daki görevinin başına bir an önce dönmelidir."
Çelik ayrıca, menfaat karşılığı delege oyu kullandırıldığı iddiaları üzerinden partiye davalar açanların, Bayrampaşa'da CHP listelerinden seçilen bazı meclis üyelerine çeşitli vaatler vererek onları transfer ettiklerini, bu kişilerin şu an belediye başkan yardımcılığı, koordinatörlük gibi makamlar elde ettiğini veya müteahhitlik firması kurarak rant sağladığını ileri sürdü.
"Ne zaman birinci parti olduk, o gün İstanbul Kongresi’ne dava açtılar"
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi'nin "mutlak butlan" kararı ve kurultay tartışmalarına değinen Özgür Çelik, davanın zamanlamasına dikkat çekerek şunları söyledi:
"Bizim kurultayımız 2023’ün kasım ayında yapıldı. İstanbul İl Kongresi 2023’ün ekim ayında yapıldı. 1 yıl geçti itiraz olmadı, 1,5 yıl geçti olmadı. Ne zaman Cumhuriyet Halk Partisi 2024 seçimlerinde Türkiye’nin birinci partisi oldu ve bütün anketlerde birinci parti konumunu korudu işte o gün İstanbul Kongresi’ne dava açtılar, o gün kurultaya dava açtılar. Bir darbe mekaniğini devreye sokanlar şunu söylüyorlar; ‘Bu mesele Cumhuriyet Halk Partisi’nin iç meselesidir’ Bunu Ankara’daki bir kişi söylüyor. Bu mesele CHP’nin iç meselesi değildir. İstanbul’dan bir hakimi Ankara’ya bakan yardımcısı yaptılar, aynı hakimi savcı yaptılar. İstanbul’da darbe mekaniğinin düğmesine bastı. Ödül olarak onu Adalet Bakanı yaptılar. Cumhuriyet Halk Partisi’ne davalar açtılar ve kendilerine Cumhuriyet Halk Partisi’nden bir avuç işbirlikçisi buldular. Şimdi diyorlar ki, ‘Bu konunun bizimle alakası yok. Bu konu CHP’nin meselesidir.’ Cumhuriyet Halk Partisi’ne yapılan bu operasyon karşısında muhalefet, CHP üyeleri, İstanbullular, Türkiye’deki 86 milyon yurttaşımız kenetlenmiştir."
"Mücadelemiz bu toprakların ikinci kurtuluş mücadelesidir"
Yaşanan süreci "saray ittifakı" ile "millet" arasındaki bir güç mücadelesi olarak tanımlayan Çelik, kurultayın hukuken ve siyaseten gerçekleşmesi için tüm girişimlerde bulunduklarını hatırlatarak sözlerini şu şekilde tamamladı:
"Hiç endişeye kapılmayın, umutsuz olmayın. Türkiye’nin birinci partisinin kadroları kenetlenmiştir, dimdik ayaktadır. Su akar yatağını bulur. Suyun akışını değiştirenler tarihin akışını da değiştirirler. Ben burada, Bayrampaşa’da, Gaziosmanpaşa’da tarihin akışını değiştirecek iradeyi sizlerde görüyorum. Gençler burada, kadınlar burada, emekliler burada, emekçiler burada. Biz bu topraklarda tarihin akışını sizlerle beraber, hep birlikte 107 yıl önce olduğu gibi bir kez daha hep beraber değiştireceğiz. Hiç kimse umutsuzluğa kapılmasın. Mücadelemiz bu toprakların ikinci kurtuluş mücadelesidir. 107 yıl önce nasıl Gazi Mustafa Kemal Atatürk İstanbul’dan Samsun’a büyük bir yürüyüş başlatarak milli mücadeleyi başlattıysa, bugün de Türkiye’nin ikinci kurtuluş mücadelesini sizlerle birlikte başarıya ulaştıracağız. Emperyalist güçlerin Türkiye’yi sömürge devleti haline getirmeyi çalışanlara izin vermeyeceğiz. Sandığı önümüzden kaçırmaya çalışanlara izin vermeyeceğiz. Hep birlikte erken seçim sandığını getireceğiz ve hep birlikte kazanacağız."





