CHP Doğa Hakları ve Çevre Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Evrim Rızvanoğlu, 22 Mart Dünya Su Günü vesilesiyle yaptığı açıklamada Türkiye’nin derinleşen su krizine dikkat çekti. Türkiye’nin sanıldığı gibi su zengini bir ülke olmadığını, aksine "su stresi" yaşayan bir ülke olduğunu vurgulayan Rızvanoğlu, 14 Mart’ta yayımlanan ikinci Ulusal Su Planı’nın iktidarın süreci yönetemediğinin bir itirafı niteliğinde olduğunu savundu.

Bakırköy Başsavcılığı'ndan hastane sevki iddialarına açıklama: Gerçeği yansıtmamaktadır
Bakırköy Başsavcılığı'ndan hastane sevki iddialarına açıklama: Gerçeği yansıtmamaktadır
İçeriği Görüntüle

Rızvanoğlu, Türkiye’nin su gerçeğinin yıllardır hazırlanan raporlarla bilindiğini ancak gerekli adımların atılmadığını ifade etti. 2023 yılı verilerine göre kişi başına düşen su miktarının 1.313 metreküp olduğunu hatırlatan Rızvanoğlu, iklim değişikliğinin etkisiyle bu rakamın 2030’da 757 metreküpe, 2100 yılında ise 632 metreküpe kadar düşmesinin beklendiğini belirtti. Bu verilerin Türkiye’nin "su fakiri" bir ülke olma riskiyle karşı karşıya olduğunu gösterdiğini söyleyen Rızvanoğlu, sorunun tespit edilmesine rağmen siyasi irade eksikliği nedeniyle çözüm üretilemediğini dile getirdi.

Türkiye’de suyun yüzde 79’unun tarımda kullanıldığına işaret eden Rızvanoğlu, iktidarın sulama verimliliğini 2030’a kadar yüzde 52’den %60’a çıkarma hedefini yetersiz bulduğunu söyledi. Bu hedefe hangi yasal araçlarla ve teşviklerle ulaşılacağının belirsiz olduğunu savunan CHP’li vekil, suyun hâlâ ekosistem temelli bir hak değil, sadece ekonomik bir kaynak olarak görüldüğünü ifade etti. Sahadaki uygulamaların bu anlayışın bir sonucu olduğunu belirten Rızvanoğlu; Çanakkale’nin tek içme suyu kaynağı olan Atikhisar Barajı ve uluslararası koruma altındaki Seyfe Gölü havzalarındaki maden projelerini bu duruma örnek olarak gösterdi.

Siyasi iktidarın su yönetimini bir "tercih meselesi" olarak gördüğünü vurgulayan Evrim Rızvanoğlu, çözüm için acil adımlar atılması çağrısında bulundu. Suyu korumak adına Su Kanunu ve Taşkın Kanunu’nun derhal çıkarılması gerektiğini belirten Rızvanoğlu, bu yasaların kapalı kapılar ardında değil, havza temelli ve ekosistemi merkeze alan bir anlayışla hazırlanması gerektiğini kaydetti. Türkiye’yi su fakiri bir ülke haline getirmemekte kararlı olduklarını söyleyen Rızvanoğlu, "Başka bir su yönetimi mümkün" diyerek sözlerini tamamladı.

Kaynak: Anka Haber Ajansı