CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, son dönemde devlet ve özel öğrenci yurtlarında yaşanan şüpheli ölüm ve intihar vakalarını Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı. Tanrıkulu, olayların tüm yönleriyle araştırılması ve benzer vakaların önlenmesine yönelik adımların belirlenmesi amacıyla Meclis Başkanlığı'na araştırma önergesi sundu.
"Barınma hakkı yaşam hakkıyla birlikte ele alınmalı"
Araştırma önergesinin gerekçesinde, barınma hakkının eğitim hakkının ayrılmaz bir parçası olduğu vurgulandı. Devletin yalnızca öğrencilerin barınabileceği fiziki alanları oluşturmakla değil, aynı zamanda yaşam hakkını, güvenliğini ve ruh sağlığını korumakla da yükümlü olduğu ifade edildi.
Tanrıkulu, son yıllarda kamuoyuna yansıyan yurtlardaki ölüm ve intihar vakalarının ciddi kaygı yarattığını belirterek, olayların yalnızca adli boyutunun değil, bu vakalara zemin hazırlayan sosyal ve kurumsal nedenlerin de araştırılması gerektiğini söyledi.
![]()
Şüpheli ölümler önergenin gerekçesinde yer aldı
Önergede, son günlerde farklı illerde yaşamını yitiren üniversite öğrencilerine de dikkat çekildi. Zonguldak'ta Tuğçenaz Demirelöz, Mardin'de Muhammed B.G., Burdur'da Zehra Kaçar, Kırklareli'nde Halil İbrahim Gökşen ve İzmir'de Zeynep Dicle Çalışır'ın hayatını kaybettiği hatırlatılarak, bu vakaların önemli bölümünün "şüpheli ölüm" kapsamında soruşturulduğu ifade edildi.
KYK yurtlarındaki psikolojik destek hizmetleri sorgulandı
Tanrıkulu, üniversite öğrencilerinin ekonomik kriz, yüksek kira bedelleri, geçim sıkıntısı, gelecek kaygısı, akademik baskı ve yalnızlık gibi çok yönlü sorunlarla karşı karşıya kaldığını belirtti.
Araştırma önergesinde, KYK yurtlarında görev yapan psikolog sayısı, öğrencilerin psikolojik danışmanlık hizmetlerine erişimi, intihar risk taramaları, kriz yönetim planları ve personelin psikolojik kriz eğitimine ilişkin kamuoyunun yeterli bilgiye sahip olmadığına dikkat çekildi.
'Özel yurtların denetimi de araştırılsın' talebi
Önergede, devlet yurtlarının kapasite yetersizliği nedeniyle çok sayıda öğrencinin vakıf, dernek ve çeşitli özel yurtlarda barındığı ifade edildi.
Geçmişte yaşanan Aladağ Öğrenci Yurdu yangını, çeşitli vakıf ve cemaat yurtlarında gündeme gelen istismar, şiddet ve mobbing iddiaları hatırlatılarak, özel yurtların denetim mekanizmalarının yeterliliğinin araştırılması gerektiği belirtildi.
Güvenlik standartları ve önleyici mekanizmalar incelenecek
Tanrıkulu, kamera sistemleri, yangın güvenliği, acil müdahale prosedürleri, güvenlik personeli yeterliliği, sağlık hizmetlerine erişim, intiharı önlemeye yönelik uygulamalar ve psiko-sosyal risk analizleri gibi konularda ulusal standartların bulunup bulunmadığının da araştırılması gerektiğini vurguladı.
CHP'li Tanrıkulu, öğrenci yurtlarında yaşanan ölüm ve şüpheli ölüm vakalarının tüm yönleriyle incelenmesi, barınma sistemindeki yapısal sorunların ortaya çıkarılması ve öğrencilerin yaşam hakkını güvence altına alacak önlemlerin belirlenmesi amacıyla TBMM'de Meclis Araştırması açılmasını talep etti.




