CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK), Genel Başkan Özgür Özel başkanlığında Ankara’da toplandı. Yaklaşık 3 saat süren toplantının ardından CHP Sözcüsü Deniz Yücel, gündeme dair açıklamalarda bulundu.
Yücel, 8 yıl önce şehit olan Eren Bülbül ve Astsubay Ferhat Gedik'i rahmetle andığını ifade ederek, "Attığımız her adımı, şehitlerimizi, şehitlerimizin ailesini ve gazilerimizi incitmemenin hassasiyetiyle attığımızın ve bundan sonra da öyle olacağının bir kez daha altını çiziyoruz. Komisyon üyesi MYK üyelerimiz Gökçe Gökçen, Murat Bakan ve Grup Başkanvekilimiz Murat Emir sunum yaptılar. CHP’nin komisyona girmesi, ‘bu komisyonda Anayasa değişikliği konuşulacak, tartışılacak’ gibi gerekçelerle eleştiriliyordu ancak bu komisyonda Anayasa değişikliğinin konuşulmadığı, tartışılmadığını herkes gördü" diye konuştu.
“Savcılar Adına Pazarlık Yapan Özel Avukat!”
Yücel, Özgür Özel’in daha önce ismini açıkladığı avukat Mehmet Yıldırım hakkında şunları kaydetti;
"Bu iktidar devletin temeline dinamit koymuştur. Adalet kavramının içini boşaltan, yargıya güveni neredeyse sıfırlayan, sadece tek bir kişinin koltuğu için yargıyı çetelere teslim eden anlayışla mücadele ediyoruz. İnsanlar haksız birtakım suçlamalarla tutuklanıyor. Bazı kişilerce, içerideki, cezaevindeki şüphelilerin, serbest bırakılma, yakınlarına kavuşma ümidi üzerinden pazar oluşturuluyor ve bunun için milyarlarca liralık sistem kuruluyor. Sistemin adı İBB Borsası. Genel Başkanımız Özgür Özel'in geçtiğimiz hafta adını verdiği Mehmet Yıldırım isimli avukat birçok şüphelinin avukatlığını yapıyor. Bu soruşturmanın başından beri tüm avukatlara, yalnız tek bir şüpheliyle görüşebilirsin, tek bir şüphelinin avukatı olabilirsin diye bir sınırlama getiriliyor ama bu avukata öyle bir sınırlama yok. Neden çünkü bu avukat özel yetkili. Savcılar adına pazarlık yapıyor. Ümit tacirliği yapıyor, işlediği suç en hafifinden nüfuz ticareti. Bir büyük yargı skandalı ile karşı karşıyayız. Adalet terazisinde bir milim oynamayan, kanunları pusulası bilmiş tertemiz savcılarımızı ve avukatlarımızı tenzih ederek söylüyorum. Genel Başkanımız Özgür Özel, bu avukatı 86 milyona duyuruyor. Bu şahıs İBB davası borsası kapsamında ‘nüfuz ticareti’ yaptığı iddiasıyla Antalya’da gözaltına alınıyor. Savcılıkta ifade verdikten sonra ev hapsi veriliyor. 1 gün bile Vatan Emniyet’te gözaltında tutulmuyor. Yaptığı işler, işlediği suçlar rüşvet vermek, rüşvete aracılık veya irtikap suçu olarak değerlendirilebilir ancak nüfuz ticareti olarak değerlendiriliyor ve bu suçla ilgili ceza miktarı itibarıyla tutuklama yasağı var denilerek adli kontrolle serbest bırakılıyor. Halbuki bu suçun cezası 2 yıldan 5 yıla kadar hapis. Mehmet Yıldırım’a 1 gün bile gözaltı yok, adli kontrolle serbest, diğer avukatlara Vatan Emniyet’te gözaltı ya da tutuklama. Mehmet Yıldırım’ı tutuklayamazlar, çünkü kendi adamları."
“Deprem Anında ve Sonrasında GSM Operatörleri Yine Kilitlendi”
Dün gece Balıkesir merkezli 6.1’lik depremi hatırlatan Yücel, GSM hatlarının yine çöktüğünü belirterek şöyle devam etti;
"Dün akşam merkez üssü Balıkesir'in Sındırgı ilçesi olan ve birçok kentimizde hissedilen 6,1 büyüklüğündeki depremde yaşamını yitiren 81 yaşındaki vatandaşımıza Allah’tan rahmet, ailesine baş sağlığı ve sabır diliyorum. Yaralı kurtarılan vatandaşlarımıza acil şifalar diliyorum. Deprem anında ve sonrasında GSM operatörleri yine kilitlendi, halkımız sevdiklerine ulaşamadı. Rusya’da 8.8’lik depremde hiçbir can kaybı yaşanmazken, Balıkesir merkezli 6.1 şiddetindeki depremde can kaybı yaşanıyor. Türkiye’nin bir deprem ülkesi olduğu gerçeğiyle yüzleşmek için daha kaç şiddetinde deprem olmasını bekliyorsunuz? Bu mesele fıtrat, kader diyerek geçiştirilemeyecek bir meseledir. Deprem bir Türkiye gerçeğidir. Türkiye bir deprem ülkesidir… Kolay ölümler ülkesi haline gelen Türkiye’de her geçen gün hayatta kalmanın imkânsız hale gelmesini kabul etmiyoruz."
Yücel, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun 2019’dan bu yana deprem riskine karşı 65 milyar TL’lik yatırım yaptığını da hatırlattı.
“Devlet Kurumlarında Hile ve Hurda Var, Sahte Diplomalar Peynir Ekmek Gibi Dağıtılmış”
"Sahte diploma" skandalına da değinen Yücel, şöyle konuştu;
"AKP iktidarı bu millete bir kez daha ‘Nerede bu devlet’ sorusunu sordurmuştur. Devlet kurumlarında liyakat yok edilmiş, yalan dolan, hile hurda ne üzücüdür ki, her bir kuruma sirayet etmiş durumda. Sahte diplomalar peynir ekmek gibi dağıtılmış. Dezenformasyonla Mücadele Merkezi hala ‘400 akademisyenin usulsüz atandığı yönündeki iddia, dosya şüphelilerinden birinin soyut beyanına dayanmaktadır’ diye açıklama yapıyor. Neresinden tutsanız elinizde kalan bir durumla karşı karşıyayız. Psikoloğa gidiyorum diye bir halı yıkamacıya gitmiş olabilirsiniz. Avukat sandığınız kişi depremde hayatını kaybeden bir avukatın diplomasını kullanacak kadar ahlaksız ve vicdansız biri olabilir. Gençlerin umutlarını çaldınız. Yıllarca emek verip çalışan, namuslu, dürüst, çalışkan gençlere ‘Her şey boşuna mıydı’ sorusunu sordurdunuz. Siz nasıl bir iktidarsınız ki bu toplumu bir büyük şüphenin içine itip, devlete güveni, devletin kurumlarının itibarını yok ettiniz. Güçler ayrılığını yok edip yargının bağımsız ve tarafsız yapısını ortadan kaldırdınız."
"Çünkü Bu Boş Koltuk, İktidarı Fena Halde Korkutuyor"
Fatih Altaylı 51 gündür tutuklu olduğunu hatırlatan Yücel, "Özgürlüğünün gasbedilmesi Fatih Altaylı’nın gazetecilik yapmasına engel olamadı. Silivri’den de yazıyor, yorumluyor ve halkın haber alma özgürlüğüne hizmet ediyor. Yetmedi Fatih Altaylı'nın YouTube kanalı hakkında erişim engeli kararı verildi. Akıllarınca Fatih Altaylı’nın boş koltuğuna bile operasyon düzenlediler. Şimdi ise yanıltıcı bilgiyi alenen yayma suçlamasıyla Fatih Altaylı hakkında bir soruşturma daha açıldı, 3 yıla kadar hapsi isteniyor. Çünkü bu boş koltuk, yandaş medyanın bütün izlenilirliğinden de fazla izleniyor. Çünkü bu boş koltuk, iktidarı fena halde korkutuyor. Mesele şu; Fatih Altaylı yorumladıkça halk gerçekleri öğreniyor, halk gerçekleri öğrendikçe AKP’nin iktidarı sallanıyor. Ne yaparlarsa yapsınlar, ilk seçimde gidişlerini engelleyemeyecekler" ifadelerini kullandı.
YAŞ Kararları Eleştirisi: “Kışlaya Siyaset Giriyor”
Yücel, YAŞ kararlarına ilişkin bir soru üzerine, “Geçmişte YAŞ toplantılarına siyasi müdahaleler olduğu hep konuşulurdu. Ancak bu YAŞ toplantısı kararındaki kadar hiçbir zaman siyasetin müdahalesi olduğunu düşünmüyoruz. Özellikle bu ülkede yaşayan; vatanını, milletini seven, bayrağına bağlı, Atatürk'e bağlı 86 milyon vatandaşımızın tüylerini diken diken eden teğmenlerin, Atatürk'ün askerlerinin en ağır şekilde cezalandırılmasını isteyen ve destekleyenlerin terfi ettirildiklerini diğer yandan buna itiraz eden askerlerin pasifize ettirildiğini görüyoruz. Kışlaya siyasetin sokulmasının ne kadar tehlikeli sonuçlar verdiğini millet olarak çok ağır bedeller ödeyerek yakın zamanda deneyimledik. Buradan bir kez daha uyarıyoruz. TSK'nın, Mustafa Kemal'in ordusu, askerlerimizin Mustafa Kemal'in askerleri olmasını engellemeye yönelik çalışmanın kimseye faydası yoktur. CHP de vatanını, milletini ve Mustafa Kemal Atatürk'ü seven milyonlar da buna izin vermeyecektir" dedi.





