Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, 11 yıllık aranın ardından Amerika Birleşik Devletleri’ne gerçekleştirdiği ilk resmi ziyaret kapsamında başkent Washington yakınlarına ulaştı. Çin resmi haber ajansı Xinhua'nın aktardığı bilgilere göre Şi Cinping ve eşi Pıng Liyüen, Maryland eyaletinde bulunan Andrews Hava Üssü’nde ABD Başkanı Donald Trump ve eşi Melania Trump tarafından resmi törenle karşılandı.
ABD topraklarına son ziyaretini 2015 yılında gerçekleştiren Şi, uçaktan inişinde yaptığı yazılı açıklamada Pekin ile Washington hattında rekabet yerine iş birliğinin öne çıkması gerektiği mesajını verdi. Çin lideri, "Çin halkının büyük dirilişi" ile "Amerika'yı yeniden büyük yapma" vizyonlarının birbirini dışlamadığını, aksine yan yana yürüyerek küresel refaha katkı sunabileceğini vurguladı. Şi ayrıca, iş birliğini temel alan, yapıcı ve stratejik bir istikrar ilişkisi inşa etmek istediklerini kaydetti.
Gümrük tarifeleri, teknoloji ve nadir elementler konuşulacak
İki lider, Türkiye saati ile 19.00'da ikili görüşmeler için bir araya gelecek. Görüşmenin ana gündem maddeleri arasında karşılıklı gümrük tarifeleri, teknoloji transferi kısıtlamaları ve Pekin yönetiminin nadir toprak elementleri ihracatına yönelik uyguladığı denetimler gibi süregelen ticari pürüzler yer alıyor.
Liderlerin, ekonomik ve ticari başlıklarda daha önce varılan geçici uzlaşıları koruyarak ikili ilişkilerde öngörülebilir bir istikrar zemini yakalamaya çalışacağı belirtiliyor. Donald Trump’ın geçtiğimiz mayıs ayında Çin’e gerçekleştirdiği resmi ziyarette; ticaret ve yatırım konseylerinin kurulması, belirli ürün gruplarında tarife indirimlerinin ele alınması ve Çin’in ABD menşeli yolcu uçaklarını satın alması gibi kritik başlıklarda mutabakata varılmıştı. Washington'daki müzakerelerde bu kazanımların kalıcı hale getirilmesi hedefleniyor.
İran yaptırımları, boğazlar güvenliği ve yapay zekada rekabet gündemde
Tarihi zirvenin küresel jeopolitik ayağını Orta Doğu’daki çatışmalar ve enerji güvenliği oluşturuyor. İran eksenli gelişmeler ile Hürmüz ve Babülmendeb boğazlarındaki deniz taşımacılığının aksama riski, dünya enerji piyasaları açısından masadaki en hassas başlıklar arasında bulunuyor. Beyaz Saray yönetiminin Rusya ve İran’a yönelik yaptırım çemberini genişletme yönündeki adımlarının, Çin ile yürütülen ekonomik temasların seyrine doğrudan etki etmesi bekleniyor.
Zirvenin bir diğer stratejik başlığı ise yapay zeka güvenliği olacak. Washington ile Pekin yönetimlerinin, kontrolsüz yapay zeka teknolojilerinin yaratabileceği güvenlik risklerine karşı ortak bilgi paylaşımı ve erken uyarı mekanizmalarını içeren kurumsal bir "yapay zeka diyaloğu" başlatması öngörülüyor.
Buna karşın iki başkentin konuya yaklaşımında belirgin farklar bulunuyor. ABD tarafı güvenlik tehditlerinin sınırlandırılması ve operasyonel risklerin kontrol altına alınmasına öncelik verirken, Çin daha geniş kapsamlı bir küresel yönetişim modeli kurulmasını savunuyor. Diğer taraftan, Amerikalı yapay zeka şirketlerinin, Çinli rakiplerinin "veri damıtma" (distillation) yöntemiyle kendi büyük dil modellerinden izinsiz veri çektiğini öne sürerek Washington yönetimine yasal ve ticari önlemler alınması yönünde yaptığı baskılar da kritik zirvenin perde arkasındaki temel dinamiklerden biri olarak dikkat çekiyor.




