8 Temmuz 2018’de Sarılar köyü yakınlarında meydana gelen tren kazasında 7’si çocuk 25 kişi yaşamını yitirmiş, 300’den fazla kişi yaralanmıştı. Oğlunu kazada kaybeden Mısra Öz hakkında, kazaya ilişkin dava sürecinde mahkeme heyetine yönelik kullandığı ifadeler nedeniyle “kamu görevlisine hakaret” suçundan dava açılmıştı. Çorlu 5. Asliye Ceza Mahkemesi, Öz’e 8 bin 840 lira adli para cezası vermişti.

Kararın temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 4. Ceza Dairesi, verilen cezayı bozarak dosyayı yeniden değerlendirilmek üzere yerel mahkemeye gönderdi. Yargıtay’ın bozma kararının ardından dava, Çorlu 5. Asliye Ceza Mahkemesi’nde yeniden görüldü.

Şehit aileleri ve gazilerden Cumhur İttifakı'nın kanun teklifine tepki: Haklarımızı değil, maaşı konuşuyorlar
Şehit aileleri ve gazilerden Cumhur İttifakı'nın kanun teklifine tepki: Haklarımızı değil, maaşı konuşuyorlar
İçeriği Görüntüle

Duruşmada Yargıtay 4. Ceza Dairesi’nin bozma kararı okunurken, Mısra Öz’ün avukatı mahkemeden müvekkili hakkında beraat kararı verilmesini talep etti.

Savcılık esas hakkındaki mütalaasında, sanığın sosyal medya hesabından Çorlu 1. Ağır Ceza Mahkemesi heyetine yönelik bazı paylaşımlar yaptığını belirtti. Ancak Yargıtay’ın değerlendirmesine atıf yapılarak, söz konusu ifadelerin hakaret suçunun unsurlarını oluşturmadığı vurgulandı. Mütalaada şu ifadelere yer verildi:

"Ağır eleştiri niteliğindedir ve hakaret suçunun unsurları oluşmamıştır"

Savcılık mütalaasında ayrıca şu değerlendirme yapıldı:

"Sanık hakkında her ne kadar Çorlu 1. Ağır Ceza Mahkemesi heyetine Tren dosyası ile ilgili 'Misra Oz Sel' isimli hesabından Çorlu ilçesinde meydana gelen tren kazası ile ilgili 10/12/2019 tarihinde görülen duruşma sonrasında görevli yargı mensubu olan Çorlu 1. Ağır Ceza Mahkemesi hakimlerine hitaben 'Adalet aranırken yapılan usulsüzlüğe aldatmacaya göz yuman bir mahkeme heyeti var karşımızda. Sanık olması gereken tanıklara sorulacak soruları veren hakimle var adalet saraylarında.. Ve bunu bugün bildirdiğimiz halde 3 maymunu oynamayı tercih eden bir heyet. Sarayın soytarıları' ve 'Adalet gözümüze bile bakmaya cesareti olamayan üç maymunun elinde bugün 'rayların altında kaldı' Oturdukları koltuktan ben utandım. Bu utançla yaşasınlar' şeklinde hakaret içerikli paylaşımlarda bulunduğu, bu haliyle sanığığın kamu görevlisi olan Çorlu 1.Ağır Ceza Mahkemesi hakimlerine hitaben yapmış olduğu paylaşımlarla TCK 125/1,3-a,4,5,43/2 Del. 43/1 maddeleri uyarınca kamu görevlilerine karşı görevlerinden dolayı alenen hakaret suçunu işlediğinden bahisle kamu davası açılmış ise de; Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 01/10/2025 tarih, 2023/9199 esas ve 2025/14967 karar sayılı bozma kararında; hakaret fiilinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye yönelik olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir. Yargılamaya konu somut olayda; sanığın katılana yönelik ifade ettiği ve mahkemece hakaret olduğu kabul edilen sözlerin; muhatabın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, ağır eleştiri niteliğinde olduğu ve hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, yasal ve yerinde görülmeyen gerekçeyle yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi, nedeniyle karar hukuka aykırı bulunduğunun belirtilmesi karşısında sanık üzerine atılı suçtan 5271 sayılı CMK'nun 223/2-a maddesi uyarınca beraatine karar verilmesi kamu adına talep ve esas hakkında mütalaa olunur."

Kaynak: ANKA