Politika

Cumhurbaşkanı Erdoğan, canlı yayında soruları yanıtladı

Abone Ol
Haber: Bilgesu Erdem Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ATV-A Haber ortak canlı yayınında soruları yanıtladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, ATV-A Haber'de yayınlanan "Gündem Özel" ortak canlı yayınında gazeteciler Banu El ve Okan Müderrisoğlu'nun sorularını yanıtladı, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Sabah Gazetesi muhabirlerinin sabah saatlerinde şafak baskını yapılarak, Almanya'da gözaltına alınmasına ilişkin soruyu cevaplayan Erdoğan, "Batı medyası tüm ilgi alakasını bize kanalize etmiş durumda. Kendi ülkelerindeki seçimlerden çok, Türkiye'deki seçime ilgi duyuyorlar. Ama sürekli yalan haberlere imza atıyorlar. Basın ahlakı hak getire. Böyle bir şey yok. Konu Türkiye aleyhine yayın olunca, basın etik ilkeleri ihlal edilebiliyormuş onu da bu vesileyle anladık. Tabii yapılanların farkındayız. Hangi odaklara hizmet ettiklerinin bilincindeyiz. Bunlar oralardaki FETÖ uzantılarıyla müşterek olarak attıkları adımlar. Bu ikircikli tavrı çok önceden beri biliyor ve bu tarz yayın yapanlara zaten itibar etmiyoruz." dedi. "Gereken hesabı biz sorarız" Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendilerini üzen durumun Türkiye'de belli kesimlerin de bu yayınlara inanması olduğunu vurgulayarak, "Alman güvenlik güçlerinin firari bir FETÖ'cünün şikayeti üzerine Türk gazetecileri gözaltına almasını ise kabul edilemez buluyoruz. Bu yapılanlar çok açık bir şekilde basın özgürlüğünün bir defa ihlalidir. Her fırsatta Türkiye'yi basın özgürlüğü konusunda eleştirenlerin düştükleri durum kendileri adına utanç verici bir durum. Bunlar bundan sonra bizi ziyarete geldiklerinde veya bizimle bir araya geldiklerinde herhangi bir yerde, nasıl kalkacaklar da bize basın özgürlüğüyle ilgili herhangi bir sorumluluk yüklemeye yanaşacaklar. Onlara gereken hesabı orada biz sorarız." diye konuştu. Erdoğan, soruya ilişkin yanıtına şöyle devam etti: "Ülkemdeki hiçbir gazetecinin özgürlüğü, mesleklerini icra ettikleri için kısıtlanmamıştır. Ve onların hepsi de basın ahlak yasasının dışında affedersiniz her türlü yanlışı yaptıklarından dolayı ülkemizdeki yani yasama veyahut da yargı noktasında o yönden bunlar tutuklanmıştır veya içeri alınmıştır. Olay budur. Ama onlar her zaman, 'İşte şu an cezaevlerinde bu kadar basın mensubu var.' filan gibi yaklaşımlarla bize yanaşıyorlar. Halbuki birçoğu bunların ya bakıyorsun silah bulundurmaktan ya esrar, eroin vesaire bu tür şeyleri bulundurmaktan. Bunlardan dolayı içeride olanlar. Ama nedir? Elinde bir gazeteci kimliği vardır. Buna sığınarak bu adımları bunlar atmışlardır. Olay budur." Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Yeni petrol müjdeleri var mı?" sorusunu ise "Yakın." diye yanıtladı. Muhalefetin "Her seçim öncesi oluyor." diye bir kampanyası olduğunun hatırlatılması üzerine Erdoğan, şunları söyledi:"Tabii 21 yıldır zaten Türkiye'de malum bunların iktidar diye bir şeyleri söz konusu olmadı. Daha bunlar çok bekleyecekler. Ama biz 21 yıldır yerli, yabancı bütün ülkelerle bu konuda sismik araştırmalar yaptık, sondajlar yaptık ve bulamayana da dedik ki 'Bulamadığına göre artık daha devamı da gerek yok' ve hepsiyle de yüzde 50 yüzde 50 anlaşmalar yapmıştık ve bunların içerisinde Shell'i vardı, BP'si vardı. Fakat netice alamadılar. Bu arada da işte özellikle Berat Bey'in döneminde biz bu sondaj gemilerinden alım yaptık. Ve bu sondaj gemileriyle beraber, bir defa artık kendi kendimize yeter hale geldik. Önce işte 2 sondaj gemimiz vardı, 1 sismik araştırma vardı. Daha sonra bunları 4'e, 5'e çıkardık. Sismik araştırmayı aynı şekilde artırdık. Keşfin ardından doğal gazı ilk ay 1 ay ücretsiz yaptıklarını hatırlatan Erdoğan, "Ama yıl boyu da inşallah, 1 yıl boyu mutfakta biz yüzde 25 gibi bunlara özellikle yıl sonuna kadar bunu ücretsiz vereceğiz. Bunu da 'Cumhurbaşkanının hediyesidir.' diye de altına bir not düştü arkadaşlar. Böyle devam edecek." diye konuştu. "Bugün petrol aradığımız bu dağlarda zamanında teröristler kol geziyordu" Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Vatandaşlarımızın gelirini, hayat kalitelerini daha da arttırmak. Şimdi Batı Karadeniz'deki aramalarımızı Orta ve Doğu Karadeniz'e de böylece kaydırmış olduk. Özellikle Ordu ve Kastamonu açıklarında yoğun sondajlarımız var. Ordu tamam. Petrol keşfi konusunda da Gabar'da Şehit Esma Çevik Sahamızın keşfiyle arama ve sondaj çalışmalarımızı yoğunlaştırdık. Ve bu sahaya yakın bir bölgede Türkiye tarihinin en büyük keşfini yaptık. Bu sahamıza da Şehit Öğretmen Aybüke Yalçın adını verdik. Burada yeni sondajlarla birlikte, 'bakın burası çok önemli' günlük 100 bin varil petrol üreteceğiz. Bu muhteşem bir zenginlik. Türkiye'nin şu an günlük yurt içi petrol üretimi 80 bin varil. Şimdi bunu düşünün, 100 bine. Ve bunun yaklaşık 1,5 katını sadece bir sahadan karşılayacağız. Bugün petrol aradığımız bu dağlarda zamanında teröristler kol geziyordu. Ve bunlar sebebiyle buralarda bu tür çalışmalar yapılamıyordu." dedi. "Kadınların iş ve aile yaşamı dengesini tahkim edecek mekanizmaları da güçlendireceğiz" Petrol ve doğalgaz gelirleriyle Aile ve Gençlik Bankası kurulması müjdesinin ne zaman hayata geçeceğine ilişkin soruya ise Erdoğan, "Aile ve Gençlik Bankamıza gelince, bankamızı kurduk. Bay bay Kemal'in böyle salladığı gibi değil bu işler. Önce kaynağı bulacaksın. Kaynağımızı bulduk. Yani Aile ve Gençlik Bankamızın da ne oldu şimdi; kaynağı ortaya çıktı. Meclis çalışmaya başlayınca konuya dair yasal düzenlemeleri hızlıca yapacağız. Bu banka vasıtasıyla 'şimdi şurası çok önemli' ev hanımlarına emeklilik imkanı başta olmak üzere, ailelerimize farklı gelirler sağlayacağız. Ev hanımlarına emeklilik bu çok önemli. Yeni evlenen çiftlere iki yılı geri ödemesiz, 48 ay vadeli, 150 bin lira faizsiz evlilik kredisi sunacağız. Kadınların iş ve aile yaşamı dengesini tahkim edecek mekanizmaları da güçlendireceğiz. Toplumumuzun hiçbir kesimini çaresiz, sahipsiz hissettirmeyeceğiz." ifadelerini kullandı. Erdoğan, konuyu seçim beyannamelerine aldıkları zaman bunların hazırlıklarının da yapıldığını kaydederek, "Sadece vatandaşımızdan onay bekliyoruz. Bu onay pazar günü. Vatandaşımızın bize 'Yürü Erdoğan.' demesi halinde hemen süratle 323 de zaten parlamentoda, parlamentoyla el ele vereceğiz. Başkaları gibi 'Tefecilerden bize şu kadar borç gelecek, onun için size vaatte bulunuyorum.' dedik mi? Demedik. Ama bay bay Kemal diyor. Kendi yerli ve milli kaynaklarımızı yine ülkemizin hayrına kullanacağız. Yani bizim metodumuz bu. Kılıçdaroğlu'nun metodu ise ortada bir şey yok ama atıyor." değerlendirmesinde bulundu. "Önceliğimiz vatandaşlarımızı bu fahiş fiyat artışlarına karşı korumak" Cumhurbaşkanı Erdoğan, dar ve sabit gelirlilere kira noktasında nasıl bir yaklaşımlarının olacağına dair soruya ise, "Bir defa bizim önceliğimiz vatandaşlarımızı bu fahiş fiyat artışlarına karşı korumak. Biliyorsunuz, kira artışlarına biz yüzde 25 sınırlaması getirmiştik. Şimdi de başka alternatifler üzerinde çalışıyoruz. Vatandaşlarımızı bir defa ne demiştim, 'Enflasyona ezdirmeyeceğiz' ve bunu biz yaptık, ezdirmedik. Adalet Bakanlığının konuyla ilgili işlemleri içeren tedbirleri olacak. Ayrıca çeşitli destek paketleriyle konut arzını daha da arttıracağız. Toplu konut noktasında atılan adımlarla meseleye çözümler üretiyoruz. Deprem bölgesindeki konutları da hızlı bir şekilde tamamlıyoruz." yanıtını verdi. İstanbul'da belediye başkanlığı yaptığı dönemde KİPTAŞ'ı kurduğunu anlatan Erdoğan, "KİPTAŞ'la yüz binlerce konut inşa ettik. Şimdi Ekrem Efendi İstanbul'da Büyükşehir Belediye Başkanı. Ya bir sorun bakalım, 'Sen geldin geleli acaba ne kadar konut inşa ettin?' Doğru dürüst hiçbir şeyin yok, yalan bol. Ve biz öbür tarafta TOKİ'yle yoğun bir şekilde konut inşaatını devam ettiriyoruz. Şimdi ise 'Yarısı bizden' adımını yine bizler TOKİ olarak attık. Ve 'Yarısı bizden' sloganıyla inşallah bu konut inşalarını, bir artı iki, bir artı üç şeklinde başta İstanbul olmak üzere yoğun bir şekilde devam ettireceğiz. Ve bunları yerinde dönüşüm bir taraftan, bir diğer taraftan zemin etütleri yapılmak suretiyle daha farklı yerlerde de bu inşaatları, yani ciddi manada sayısal olarak yoğunlaştıracağız." değerlendirmesinde bulundu.  "Kanal İstanbul'da adımı attık, temeli attım ben" Erdoğan, sözlerini, "O da Kanal İstanbul'un her iki tarafında yapılacak konutlar. Oralar bizim şu anda rezerv alanlarımız olarak bekliyor. Yani mesela Avcılar biliyorsunuz ciddi manada deprem sıkıntısının yaşandığı sorunlu zemin. Bunları bu taraflara taşımak suretiyle ve tabii Kanal İstanbul'un her iki tarafında da gerçekten çok çok kalite, lüks güzel binaların yapılması mümkün ve rezerv alanı oraları seçtik, yeni bir şey değil. Bunlar da ne yapıyorlar? 'Kanal İstanbul'u yaptırmayacağız.'. Şu anda pazar günü neticeyi alalım, biz zaten şu anda Kanal İstanbul'da adımı attık, temeli attım ben. Ve Kanal İstanbul'da, özellikle kanalın üzerinden çok ciddi bir köprünün yapım çalışmaları devam ediyor." diye noktaladı.