Edirne Cezaevi'nde tutuklu bulunan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ile eski Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Selçuk Mızraklı, TBMM Genel Kurulu'na "çerçeve yasa"ya ilişkin mesaj gönderdi.
Demirtaş ve Mızraklı, ortak mesajlarında sürecin 86 milyonun huzur, refah ve kardeşliğini güçlendirmeyi amaçladığını belirterek, "Bu süreç bölünme, ayrışma süreci ya da ucuz pazarlıklara dayalı bir al ver süreci değildir" ifadelerini kullandı.
"Tartışmalar, eleştiriler ve öneriler kıymetlidir"
Meclis Genel Kurulu'na gönderilen mesajda, sürecin ülkenin ve bölgenin geleceğini değiştirme potansiyeline sahip olduğu belirtildi.
Demirtaş ve Mızraklı, süreç kapsamında tartışmaların, eleştirilerin ve önerilerin yapılabileceğini belirterek bunların katkı sunacağını ifade etti.
İkili, "Bizler tüm kalbimizle, samimiyetimizle ve ciddiyetimizle, sadece 86 milyonun huzurunu, refahını, kardeşliğini güçlendirmek, büyütmek için bu sürecin içinde olduk, sürece tüm gücümüzle destek verdik" dedi.
"Gizli hesaplar, kirli planlar aranmamalı"
Mesajda, sürecin altında gizli hesaplar ve kirli planlar aranarak zaman kaybedilmemesi çağrısı yapıldı.
Demirtaş ve Mızraklı, şüpheyle veya olumsuz ön yargıyla yaklaşanların süreçte "bin yıllık kardeşlikten, birbirine sıkı sıkıya sarılma arzusundan ve Kürdüyle, Türküyle hep birlikte Türkiye olma duygusundan başka bir şey bulamayacağını" savundu.
İkili, atılan ve atılacak adımların yeni reformlara ve yeni bir hayata zemin hazırlaması gerektiğini belirterek, sürecin demokrasi, adalet, eşitlik ve özgürlük reformlarıyla devam etmesi gerektiğini vurguladı.
"El ele geleceğe yürümek zorundayız"
40 yıllık çatışma ortamının toplumda derin yaralar bıraktığını belirten Demirtaş ve Mızraklı, sürecin "zafer görüntülerine veya gösterilerine" ya da "kaybetme duygusuna ve kaygısına" neden olmadan yürütülmesi gerektiğini ifade etti.
Mesajda, "Acılarımızı ortaklaştırıp geride bırakarak el ele geleceğe yürümek zorundayız" denildi.
İkili ayrıca milletvekillerine, kullanacakları oyların barış, birlik ve kardeşliği güçlendirecek yönde olması, eleştiri ve uyarıların ise yapıcı temelde ifade edilmesi çağrısında bulundu.
Demirtaş'tan Erdoğan ve Bahçeli'ye teşekkür
Demirtaş ve Mızraklı, mesajlarında sürecin başlaması ve yürütülmesinde siyasi irade ortaya koyduklarını belirttikleri Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'ye teşekkür etti.
İkili ayrıca Abdullah Öcalan'a, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'a, Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel'e, Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan'a, DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan'a, Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu'na, TİP Genel Başkanı Erkan Baş'a, EMEP Genel Başkanı Seyit Aslan'a, Kemal Kılıçdaroğlu'na ve HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu'na da teşekkürlerini iletti.
Dervişoğlu ve Erbakan'a da teşekkür ettiler
Demirtaş ve Mızraklı, sürece yönelik olumsuz eleştirileriyle dahi dolaylı olarak katkı sunduklarını belirttikleri İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu ile Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan'a da teşekkür etti.
DEM Parti yöneticilerine ve İmralı Heyeti üyelerine de teşekkür eden ikili, hayatını kaybeden Sırrı Süreyya Önder'i rahmet ve minnetle andı.
Mesaj, sürecin "mutfağında" emek veren isimsiz çalışanlara teşekkür edilmesi ve çıkarılacak yasanın hayırlı olması temennisiyle sona erdi.
Demirtaş ve Mızraklı’nın TBMM Genel Kurulu’na gönderdiği ortak mesajın tamamı şöyle:
“Sayın Başkan, Sayın Genel Başkanlar, Sayın Milletvekilleri, Her birinizi ayrı ayrı, tüm içtenliğimizle selamlıyor, hepinize saygılarımızı sunuyoruz. Ülkemizin ve bölgemizin kaderini köklü şekilde değiştirme potansiyeline sahip, son derece önemli, tarihi bir barış çabasının kritik bir adımını daha, inşallah hep birlikte hayata geçirmiş olacaksınız.
Elbette tartışmalar, eleştiriler, öneriler olacaktır; her biri de kıymetlidir, katkı vericidir. Ancak şunun bilinmesini isteriz ki bizler tüm kalbimizle, samimiyetimizle ve ciddiyetimizle, sadece 86 milyonun huzurunu, refahını, kardeşliğini güçlendirmek, büyütmek için bu sürecin içinde olduk, sürece tüm gücümüzle destek verdik. Bu süreç bölünme, ayrışma süreci ya da ucuz pazarlıklara dayalı bir al ver süreci değildir.
Hiç kimse kıymetli çabaların altında gizli hesaplar, kirli planlar arayarak zaman tüketmemeli, enerjisini boşa harcamamalıdır. Şüpheyle yaklaşan veya olumsuz ön yargıyla bakan çevreler, bu süreci istedikleri kadar eşelesinler, altından bin yıllık kardeşliğimizden, birbirimize sıkı sıkıya sarılma arzusundan ve Kürdüyle, Türküyle hep birlikte Türkiye olma duygusundan başka bir şey bulamayacaklardır.
Atılan ve atılacak her adım yeni ufuklara, yeni reformlara ve yeni bir hayata da zemin hazırlayacaktır. Elbette tüm bu çabalar güçlü ve köklü demokrasi, adalet, eşitlik ve özgürlük reformlarıyla devam etmeli, halkımızın hak ettiği, layık olduğu huzurlu bir yaşama kavuşmasına katkı sunmalıdır. Bunun için de herkesin ve her kesimin çok dikkatli, hassas ve ciddiyetle meseleleri ele almasında büyük yarar vardır.
40 yıllık çatışma ortamının sonucu olarak, yüreği yaralı olmayan neredeyse kimse kalmadı. Bu nedenle, zafer görüntülerine veya gösterilerine de kaybetme duygusuna ve kaygısına da sebep olmadan vakur, olgun, erdemli bir duruşla bu süreci ilerletmek, acılarımızı ortaklaştırıp geride bırakarak el ele geleceğe yürümek zorundayız.
Değerli Milletvekilleri, kullanacağınız her oyun barışımızı, birliğimizi, kardeşliğimizi güçlendirecek yönde olmasını, eleştiri ve uyarılarınızın yapıcı temelde ifade edilmesini temenni ediyoruz. Hepimiz için hayırlara vesile olacağına inandığımız bu adımın siyasete de yeni kapılar açarak nezaket, iş birliği ve olgunluk kazandıracağını umuyoruz.
Bu vesileyle zorlu bir sürecin başlaması ve yürütülmesinde siyasi iradeyi en güçlü şekilde ortaya koyan Sayın Cumhurbaşkanı ile Sayın Devlet Bahçeli başta olmak üzere, barış için büyük çaba sarf eden Sayın Abdullah Öcalan'a özel olarak teşekkür etmek istiyoruz.
Yine sürecin sahiplenilmesi ve her aşamasının sağlıklı yürümesi için katkı sunan Sayın Numan Kurtulmuş'a, Sayın Özgür Özel'e, Sayın Mahmut Arıkan'a, Sayın Ali Babacan'a, Sayın Ahmet Davutoğlu'na, Sayın Erkan Baş'a, Sayın Seyit Aslan’a, Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’na, Sayın Zekeriya Yapıcıoğlu'na ayrı ayrı teşekkür ediyoruz.
Olumsuz eleştirileriyle, dolaylı olsa da sürece katkı sunan Sayın Müsavat Dervişoğlu'na, Sayın Fatih Erbakan’a teşekkür ediyoruz. Ve elbette büyük fedakarlıklarla sürecin motor gücü olan DEM Partili arkadaşlarımıza, Eş Genel Başkanlarımız Sayın Tuncer Bakırhan ve Sayın Tülay Hatimoğulları ile İmralı Heyeti üyelerimize ayrı ayrı teşekkür ediyor, bu vesileyle Sırrı Süreyya Önder arkadaşımızı da rahmetle, minnetle anarak tüm milletvekillerine sıcak selamlarımızı, saygılarımızı gönderiyoruz.
Bu sürecin mutfağında yoğun emek harcayan isimsiz emektarlara özel olarak teşekkür ediyoruz. Barışa katkı sunan, bu yangına bir damla su taşıyan herkesten Allah razı olsun, çıkacak olan yasa hayırlara vesile olsun. Bir kez daha Genel Kurul’u saygıyla selamlıyoruz.”




