Dışişleri Bakanlığı, Astana Büyükelçiliği inşaat sürecine ilişkin kamuoyuna yansıyan iddialar hakkında açıklama yaptı. Bakanlık, yüklenici şirkete ait tüm hak edişlerin eksiksiz şekilde ödendiğini ve şirketin idareden herhangi bir alacağının bulunmadığını bildirdi.

İhale süreci 2007’de başladı

Bakanlık açıklamasında, Astana Büyükelçiliği kançılarya, ikametgâh ve memur konutu inşaatı için 3 Mayıs 2007 tarihinde ihale yapıldığı belirtildi. İhaleye beş şirketin katıldığı, en uygun teklifi veren Yapı Uluslararası İnşaat ve Dış Ticaret A.Ş. ile 13 Haziran 2007’de 26 milyon 250 bin dolar bedelle sözleşme imzalandığı ifade edildi.

Çağlayan’da taksici davasında karar çıktı: Martı TAG İstinaf'a gidecek
Çağlayan’da taksici davasında karar çıktı: Martı TAG İstinaf'a gidecek
İçeriği Görüntüle

Yükleniciye yapılan ödemeler tek tek açıklandı

Bakanlık, proje kapsamında yükleniciye on ayrı hak ediş düzenlendiğini ve sözleşme bedelinin yüzde 10’u oranında avans ödendiğini aktardı. Açıklamada, avans ve dokuz hak ediş dahil toplam ödeme tutarının 25 milyon 398 bin 252 dolar olduğu kaydedildi.

“Şirkete tüm hak edişler ödendi”

Bakanlık açıklamasında, son hak edişin ise şirketin işçi alacaklarının mahkeme veznelerine yatırılmasıyla kapatıldığı belirtildi. Bu kapsamda yüklenici firmanın tüm alacaklarının ödendiği ve idareye karşı herhangi bir borç kalmadığı vurgulandı.

Kusur ve eksiklikler nedeniyle yeni ihale

Açıklamada, geçici kabul sürecinde tespit edilen kusur ve eksikliklerin yüklenici firma tarafından giderilmemesi üzerine, 2010 yılında ayrı bir ihale açıldığı ve işlerin üçüncü bir tarafa verildiği bilgisi de paylaşıldı.

Nakit ödeme iddialarına açıklama

Bakanlık, ödemelerin dönemin şartları gereği bazı durumlarda tutanak karşılığı nakit olarak yapılabildiğini belirtti. Bankacılık sistemindeki kısıtlar ve güvenlik gerekçeleri nedeniyle bu yöntemin o dönemde yurtdışı temsilciliklerinde uygulanabildiği ifade edildi.

“Tüm işlemler mevzuata uygun yürütüldü”

Dışişleri Bakanlığı, Astana Büyükelçiliği projesine ilişkin tüm işlemlerin ilgili mevzuat çerçevesinde yürütüldüğünü ve iddiaların gerçeği yansıtmadığını vurguladı.

Açıklamanın tamamı şöyle:

"Onuncu ve son hak ediş bedeli şirketin yargı kararıyla kesinleşen işçi alacaklarının ödenmesi için doğrudan ilgili mahkemelerin veznelerine yatırılmıştır. Dolayısıyla, şirkete tüm hak edişleri ödenmiş olup, şirketin İdare'den herhangi bir alacağı kalmamıştır.

İşin geçici kabul çalışmaları esnasında, İdare tarafından işle ilgili çeşitli kusur ve eksiklikler tespit edilmiş ve bunları Geçici Kabul Komisyonu'nun belirlediği sürede gidermesi Şirketten istenmiş ise de Şirket, yapılan tüm bildirimlere rağmen bu kusur ve eksiklikleri gidermemiştir. Bunun üzerine, İdare, Şirketle akdettiği Sözleşmenin 20/d maddesinin kendine tanıdığı yetkiye dayanarak, 2004/8030 sayılı 'İdarelerin Yabancı
Ülkelerdeki Kuruluşlarının Mal ve Hizmet Alımları ile Yapım İşlerine İlişkin Esaslar' temelinde 05 Aralık 2010 tarihinde ayrı bir ihale açmış ve kusur ve eksikliklerin giderilmesi işini üçüncü bir tarafa vermiştir.

Ödemeler, tutanakla belgelenerek nakit olarak yapılmıştır. Bankacılık sistemindeki sorunlar veya kısıtlamalar, ayrıca güvenlik ihtiyaçları gibi nedenlerle işin yapıldığı ülkedeki yerel şartların zorunlu veya gerekli kıldığı hallerde, tutanakla kayıt altına alınma veya ödeme belgesi verilmesi suretiyle yükleniciye ilgili Misyon tarafından nakit ödeme yapılması yöntemi geçerli olup, o dönemdeki koşullar sebebiyle Astana’da da uygulanmıştır."

Kaynak: Haber merkezi