Dünya Altın Konseyi, küresel finans sisteminde "dolarsızlaşma" eğiliminin ve güvenli liman arayışının sürdüğünü ortaya koyan yeni raporunu kamuoyuyla paylaştı. Şubat ve mayıs ayları arasında dünya genelinden 76 merkez bankasının katılımıyla gerçekleştirilen anket, Orta Doğu başta olmak üzere küresel ölçekteki jeopolitik çatışmaların ardından rezerv yönetiminde yaşanan stratejik eksen kaymasını gözler önüne serdi.

Uzman isimden altın için

Altın alım eğiliminde yüzde 45 ile tarihi rekor

Anket verilerine göre, her 10 merkez bankasından 9'u gelecek 12 ay içinde küresel merkez bankası altın rezervlerinin yükselmeye devam edeceğini öngörüyor. Kendi rezervlerinde doğrudan altın artırımına gitmeyi planlayan bankaların oranı ise yüzde 45’e ulaşarak anket tarihinin en yüksek seviyesine çıktı. Bu oran bir önceki yıl yüzde 43 olarak kayıtlara geçmişti.

Araştırma, altının bir rezerv varlık unsuru olarak son dönemde ABD hazine tahvillerini geride bıraktığını ve ilk sıraya yerleştiğini gösteriyor. Katılımcıların yüzde 83'ü, 5 yıl sonra altının toplam rezerv portföyleri içindeki payının bugünkünden çok daha yüksek olacağını tahmin ediyor.

Kırtasiyecilerden standart dışı ürün uyarısı: "Markasız ve merdiven altı ürünlerden uzak durmalı"
Kırtasiyecilerden standart dışı ürün uyarısı: "Markasız ve merdiven altı ürünlerden uzak durmalı"
İçeriği Görüntüle

Altın Ve Gümüş Piyasasında Yeni Beklenti Yatırımcılar Kademeli Geri Dönüyor-(copy)

ABD dolarının küresel hakimiyetine ilişkin beklentiler zayıflıyor

Altına yönelik artan talebin aksine, ABD dolarının küresel rezerv para birimi olarak geleceğine dair beklentilerde keskin bir düşüş gözlendi. Ankete katılan merkez bankası yetkililerinin yüzde 74'ü, gelecek 5 yıl içinde doların küresel rezervler içindeki payının azalacağı yönünde görüş bildirdi.

Jeopolitik ve ekonomik belirsizlikler nedeniyle merkez bankaları, son 4 yıllık periyotta yıllık ortalama 1000 ton altın alımı gerçekleştirdi. Bu miktar, önceki 10 yılın yıllık ortalaması olan 500 tonun iki katı olarak hesaplandı. Yeni altın alımı planlayan bankaların yarısı bu işlemleri yerel para birimleriyle yürüttükleri yerel alım programları üzerinden fonlayacağını belirtirken, yüzde 38'i ise mevcut rezerv varlıklarını satarak altına döneceğini ifade etti.

Dünya Altın Konseyi: Merkez bankalarının altın alım talebi tarihi zirveye ulaştı-3

Jeopolitik risklerden korunma oranı yüzde 85

Merkez bankalarının altın tutma gerekçeleri arasında kriz dönemlerindeki yüksek performans, uzun vadeli değer saklama özelliği ve portföy çeşitlendirmesi ilk sıralarda yer aldı. Özellikle gelişmekte olan piyasalar ve gelişmekte olan ekonomilerin (EMDE) merkez bankalarında, altının "jeopolitik risklere karşı koruma" rolü yüzde 85 gibi yüksek bir oranla öne çıktı.

Altın depolamada İsviçre tercihi geriledi

Anket, merkez bankalarının fiziki altın rezervlerini nerede muhafaza edeceklerine dair saklama eğilimlerindeki değişimi de ortaya koydu. Katılımcıların yüzde 9'u son 12 ayda yurt içi depolama kapasitelerini artırdığını, yüzde 10'u ise yurt dışındaki depolama konumlarını çeşitlendirdiğini bildirdi.

İngiltere Merkez Bankası (BoE), yüzde 57'lik tercih oranıyla yabancı merkez bankaları için en popüler fiziki kasa yeri olmayı sürdürdü. Buna karşın, İsviçre Ulusal Bankası'na (SNB) yönelik depolama tercihinin yüzde 12'den yüzde 6'ya gerilemesi dikkat çekti.

Kaynak: AA