Her yıl 11 Ekim'de anılan Dünya Kız Çocukları Günü'nün bu yılki teması, “Çocuk yaşta evlilikleri sona erdirmek ve kız çocuklarının haklarına yatırım yapmak” olarak belirlendi. Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) tarafından belirlenen tema kapsamında çocuk evlilikleri, eğitim, sağlık ve güvenlik konuları öne çıkarken, ulusal ve uluslararası kuruluşların yayımladığı veriler, milyonlarca kız çocuğunun temel haklarına erişimde güçlük yaşamaya devam ettiğini gösteriyor.

Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) verilerine göre Türkiye'de 2025 yılı itibarıyla 10 milyon 409 bin 699 kız çocuğu yaşıyor. Toplam çocuk nüfusunun yüzde 48,7'sini oluşturan kız çocuklarının karşılaştığı sorunlar arasında çocuk yaşta evlilik, cinsel istismar, erken yaşta gebelik ve yoksulluk yer alıyor.

Gemini Generated Image Ustfk5Ustfk5Ustf

Çocuk yaşta evlendirilenlerin yüzde 93,4'ü kız çocuğu

TÜİK'in 2025 yılı evlenme istatistiklerine göre Türkiye'de 16-17 yaş grubunda 8 bin 68 kız ve 574 erkek çocuk resmî olarak evlendi. Böylece geçen yıl bu yaş grubunda evlenen toplam 8 bin 642 çocuğun yüzde 93,4'ünü kızlar oluşturdu.

Çocuk yaşta yapılan resmî evliliklerin sayısı, önceki yıllara göre azalmaya devam ediyor. 2011 yılında 42 bin 700 olan 16-17 yaş grubundaki evlenen kız çocuklarının sayısı, 2020'de 13 bin 35'e, 2024'te 9 bin 381'e ve 2025'te 8 bin 68'e geriledi. Son 14 yılda kaydedilen düşüş yaklaşık yüzde 81 oldu.

Ancak iller arasında farklılıklar bulunuyor. TÜİK'in BM Kadın Birimi ile hazırladığı 2025 yılı verilerine göre 16-17 yaş grubunda evlenen kız çocuklarının aynı yaş grubundaki kız nüfusuna oranının en yüksek olduğu il yüzde 2,7 ile Kilis oldu. Kilis'i yüzde 2,1 ile Gaziantep ve yüzde 1,9 ile Niğde izledi.

Öte yandan TÜİK'in evlilik istatistikleri yalnızca resmî nikâhla gerçekleştirilen evlilikleri kapsıyor. Kayıt dışı birliktelikler ile yalnızca dinî törenle gerçekleştirilen evlilikler bu verilere dahil edilmiyor. Dolayısıyla resmî evlilik sayısındaki azalma, çocuk yaşta kurulan bütün birlikteliklerin aynı oranda azaldığı anlamına gelmiyor. Veriler, evliliklerin zorla gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğine ilişkin de bilgi sunmuyor.

Gemini Generated Image Wo01Btwo01Btwo01

Dünyada her yıl 12 milyondan fazla kız çocuğu evlendiriliyor

UNICEF'in 2026 yılı tahminlerine göre ise dünya genelinde her yıl 12 milyondan fazla kız çocuğu 18 yaşını doldurmadan evlendiriliyor. Bu sayı, yaklaşık her üç saniyede bir kız çocuğunun evlendirilmesi anlamına geliyor. Bugün hayatta olan yaklaşık 650 milyon kadın ve kız çocuğu da 18 yaşından önce evlendirilmiş kişilerden oluşuyor.

Çocuk evliliklerinin en yaygın görüldüğü bölge ise Sahra Altı Afrika. UNICEF'e göre bölgede kız çocuklarının yaklaşık yüzde 31'i 18 yaşından önce evlendirilirken, dünya genelinde bu oran beşte bir düzeyinde bulunuyor.

Cinsel suç mağduriyeti olaylarının yüzde 85,1'inde kız çocukları yer aldı

TÜİK'in 4 Ağustos 2026'da yayımladığı “Güvenlik Birimine Gelen veya Getirilen Çocuk İstatistikleri”ne göre, 2025 yılında çocukların mağdur olarak güvenlik birimlerine geldiği veya getirildiği 267 bin 794 olay kaydedildi. Bu olayların 224 bin 579'u suç mağduriyeti kapsamında değerlendirildi.

Suç mağduriyeti kayıtlarının yüzde 10,3'ünü cinsel suçlar oluşturdu. Cinsel suç mağduriyeti nedeniyle kayda geçen 23 bin 123 olayın 19 bin 689'unda kız çocukları, 3 bin 434'ünde erkek çocuklar yer aldı. Buna göre cinsel suç mağduriyeti kayıtlarının yüzde 85,1'inde mağdurlar kız çocukları oldu.

Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma nedeniyle kaydedilen mağduriyet olaylarının yüzde 78,4'ünde, hakaret olaylarının ise yüzde 60,3'ünde kız çocukları yer aldı.

UNICEF'in Ekim 2024'te yayımladığı küresel araştırmaya göre ise bugün hayatta olan 370 milyondan fazla kadın ve kız çocuğu, 18 yaşına ulaşmadan tecavüze veya cinsel saldırıya maruz kaldı. Sözlü ve çevrim içi cinsel istismar gibi fiziksel temas içermeyen şiddet türleri de hesaba katıldığında bu sayı yaklaşık 650 milyona yükseliyor. Araştırma, çocukluğunda bu ihlalleri yaşamış ve bugün yetişkin olan kadınları da kapsıyor.

Cck

Türkiye'de 18 yaşından küçük annelerden 5 bin 356 canlı doğum kaydedildi

TÜİK'in 2025 yılı doğum istatistiklerine göre Türkiye'de 15-17 yaş grubundaki annelerden 5 bin 240, 15 yaşından küçük annelerden ise 116 canlı doğum kaydedildi. Böylece 18 yaşından küçük annelerden gerçekleşen toplam canlı doğum sayısı 5 bin 356 oldu.

Bir önceki yıl 15-17 yaş grubundaki annelerden 5 bin 991, 15 yaşından küçük annelerden ise 123 canlı doğum kaydedilmişti. Güncellenmiş doğum serisine göre iki yaş grubunun toplamında çocuk yaşta gerçekleşen canlı doğum sayısı bir yılda 6 bin 114'ten 5 bin 356'ya geriledi.

Kız çocuklarının yüzde 37,8'i yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında bulunuyor

Çalışma hayatında yeni dönem: Esnek çalışma düzenlemesi gündemde
Çalışma hayatında yeni dönem: Esnek çalışma düzenlemesi gündemde
İçeriği Görüntüle

TÜİK'in “İstatistiklerle Çocuk 2025” yayınına göre Türkiye'de 0-17 yaş grubundaki kız çocuklarının yüzde 37,8'i yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında bulunuyor. Erkek çocuklarında ise bu oran yüzde 36 olarak kaydedildi.

Çocuk nüfusunun tamamında yoksulluk veya sosyal dışlanma riski 2024 yılında yüzde 38,9 iken 2025'te yüzde 36,8'e geriledi. Kız çocuklarında aynı dönemde oran yüzde 39,8'den yüzde 37,8'e düştü.

Bu gösterge, yalnızca gelir yoksulluğunu değil, maddi ve sosyal yoksunluk ile hane içindeki çalışma koşullarını da dikkate alıyor. Bu nedenle yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında bulunan çocukların tamamı doğrudan gelir yoksulu olarak değerlendirilmiyor.

UNICEF, ekonomik yetersizliklerin kız çocuklarının eğitimden ayrılması ve erken yaşta evlendirilmesi bakımından risk oluşturabildiğini belirtiyor. Özellikle savaş, göç ve ekonomik krizlerin yaşandığı bölgelerde ailelerin geçim koşullarının ağırlaşması, çocuk evliliklerini artıran etkenler arasında gösteriliyor.

Gemini Generated Image Wk7469Wk7469Wk74

Kız öğrencilerin ortaöğretimi tamamlama oranı erkeklerden yüksek

Millî Eğitim Bakanlığının 1 Ekim 2026'da açıkladığı 2025-2026 örgün eğitim istatistiklerine göre Türkiye'de toplam 17 milyon 704 bin 308 öğrenci eğitim aldı. Bu öğrencilerin 8 milyon 615 bin 215'ini kızlar, 9 milyon 89 bin 93'ünü erkekler oluşturdu.

Yeni verilere göre 14-17 yaş grubunda ortaöğretimde okullaşma oranı yüzde 87,09'a yükseldi. Bir önceki eğitim öğretim yılına ait cinsiyet bazlı verilerde ise ortaöğretimde net okullaşma oranı kız öğrencilerde yüzde 83,3, erkek öğrencilerde yüzde 82,5 olarak kaydedilmişti.

Ortaöğretimi tamamlama oranında da kız öğrenciler erkek öğrencilerin önünde yer aldı. 2024-2025 döneminde kızların ortaöğretimi tamamlama oranı yüzde 83,5 olurken, erkeklerde bu oran yüzde 79,2 olarak hesaplandı.

Dünya genelinde ise özellikle yoksul ülkelerde ve çatışma bölgelerinde eğitim eşitsizliği devam ediyor. UNESCO'nun 2026 verilerine göre dünya genelinde okul dışında bulunan 273 milyon çocuk ve gencin 133 milyonunu kızlar, 140 milyonunu ise erkekler oluşturuyor.

Eğitime yönelik kısıtlamaların en belirgin örneklerinden biri de Afganistan'da yaşanıyor. UNICEF'in Ağustos 2026 açıklamasına göre ülkede 2021 yılından bu yana 2,6 milyondan fazla kız çocuğunun ortaöğretime erişimi engellendi. Afganistan, kız çocuklarının ortaöğretim ve yükseköğretime erişiminin fiilen yasaklandığı tek ülke konumunda bulunuyor.

Thumbs B2 F07E6655810Fdfbd4956F43Fd1B91725

Savaş bölgelerinde doğrulanan cinsel şiddet vakalarında mağdur çocukların yüzde 98,5'i kızdı

Silahlı çatışmaların yaşandığı bölgelerde ise çocuklara yönelik cinsel şiddet, insan ticareti ve zorla evlendirilme gibi riskler devam ediyor. Birleşmiş Milletlerin Haziran 2026'da açıkladığı verilere göre, 2025 yılında BM'nin izlediği çatışma ortamlarında tecavüze veya diğer cinsel şiddet biçimlerine maruz kaldığı doğrulanan bin 779 çocuğun yüzde 98,5'ini kız çocukları oluşturdu.

Cinsel şiddet vakalarının en fazla doğrulandığı yerler arasında Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Nijerya, Somali, Sudan ve Haiti bulunuyor. Ancak Birleşmiş Milletler, güvenlik ve erişim sorunları nedeniyle doğrulanamayan vakaların da bulunduğunu belirtiyor.

Savaşlar kız çocuklarının eğitim hakkını da etkiliyor. UNESCO verilerine göre 2025 yılında dünya genelinde okullara yönelik doğrulanan saldırıların sayısı bir önceki yıla göre yüzde 33 artarak bin 680'e ulaştı. UNICEF ise çatışma, zorunlu göç ve ekonomik krizlerin kız çocuklarının erken yaşta evlendirilme ve cinsel şiddete maruz kalma riskini artırabildiğine dikkat çekiyor.

Muhabir: Cemre Polat