İstanbul Boğazı’nın korunması gerekli kültür varlıkları arasında yer alan Kanlıca’daki tarihi yalıda izinsiz inşaat ve müdahalelere ilişkin açılan davada, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 30. Ceza Dairesi, yerel mahkemenin verdiği 1 yıl 8 ay hapis ve 80 TL adli para cezasını bozdu. Dava, iş insanı Rıza Sarraf ve mimar Firuz Akın Han hakkında "imar kirliliğine neden olma" ve "Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’na muhalefet" suçlamalarıyla 2017’de başlamıştı.
Bozma gerekçesi: Çam ağacı kesildi, özgün yapı bozuldu
İstinaf Mahkemesi kararında, bilirkişi raporlarına dayanarak izinsiz müdahalenin esaslı onarım niteliğinde olduğu, sit alanındaki çam ağacının kesildiği ve binanın özgün yapısının kaybolduğu tespitlerinde bulundu.
Mahkeme, yerel mahkemenin, sanığın aykırılıkları eski hale getirmediği gerçeğini göz ardı ettiğini belirterek kararı bozdu.
Hüseyin Sağ: “Amaç dosyayı zamanaşımına mı götürmek?”
Yalıdaki kaçak yapılaşmayı yargıya taşıyan dönemin Hüseyin Sağ, kararın ardından açıklamalarda bulundu:
'Rıza Sarraf Türkiye’den yaşadığı dönemde Ebru Gündeş‘le evli olduğu dönemde Beykoz'da beraber yaşadıkları yalıyı şikayet ettim. . Ebru Gündeş kaçak yapılarla ilgili ''Ben yapmadım Rıza Sarraf yaptı'' şeklinde savunma yaptı. Rıza Sarraf da ''Ben yapmadım mimar yaptı'' diyerek mimarı suçladı. Sonuçta Beykoz'daki bu davada da mimar ceza aldı. Ebru Gündeş beraat etti Rıza Sarraf yurtdışına kaçtığı için mimar ceza aldı. Ardından Kanlıca'daki yalı ile ilgili şikayetler geldi. Fotoğrafladım ve dava açtım. Biilirkişi beni haklı buldu binanın neredeyse tamamı kaçaktı. İBB Başkanı Kadir Topbaş döneminde çok haber olduğu için sadece kamuoyunun gazını almak için küçük bir yıkım yapıldı ana binaya dokunulmadı. Yönetim değişti. Ekrem İmamoğlu da dokunmadı. 2017 yılında açtığım dava 2025'te sonuçlandı. İstinaf sürecinden sonra yeniden yargılama yapılacak. Burada amaç dosyayı zaman aşımına mı götürmek? Bir kaçak davası 10 yıl sürer mi''





