Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, önceki gün AK Parti milletvekilleriyle gerçekleştirilen müfredat sunumunda yeni öğretim programında bazı tarihsel ve kavramsal ifadelerin değiştirileceğini açıkladı. Tekin, "Kurtuluş Savaşı" yerine "Millî Mücadele" ifadesinin kullanılacağını belirterek, "Neyden kurtuluyoruz? Ondan önce koskoca Osmanlı İmparatorluğu vardı. Millî Mücadele demek daha doğru" ifadelerini kullandı. Tekin ayrıca müfredatta "Bizans" yerine "Doğu Roma", "Haçlı Seferleri" yerine "Haçlı Saldırıları", "ormanlar" yerine "Yeşil Vatan" ve "denizler" yerine "Mavi Vatan" kavramlarının kullanılacağını, öğretim programlarının da ortalama yüzde 35 oranında sadeleştirildiğini söyledi.

Bakanın açıklamaları eğitim çevreleri, tarihçiler ve muhalefet tarafından yoğun biçimde eleştirilirken, sendikalar söz konusu değişikliğin yalnızca terminolojik bir tercih olmadığını, tarih öğretiminin ve Cumhuriyet'in kuruluş sürecinin yeniden yorumlanmasına yönelik ideolojik bir yaklaşım olduğunu savundu.
Eğitim ve Bilim İşgörenleri Sendikası Genel Başkanı Kadem Özbay da 24 Saat'e yaptığı değerlendirmede, "Millî Mücadele" ile "Kurtuluş Savaşı" kavramlarının birbirinin alternatifi olmadığını belirterek, tartışmanın tarihsel gerçeklerden çok Cumhuriyet'in kuruluş felsefesiyle ilgili olduğunu söyledi. Özbay, değişikliğin yalnızca Bakan Tekin'in kişisel görüşü olarak değerlendirilemeyeceğini, uzun süredir uygulanan eğitim politikalarının bir yansıması olduğunu ifade etti.
"Tarih bilincini sildikleri yeni bir nesil oluşturmak istiyorlar"
Özbay, Millî Mücadele ile Kurtuluş Savaşı'nın karşı karşıya getirilemeyeceğini belirterek, "Millî Mücadele, İstiklal Harbi ve Kurtuluş Savaşı birbirinin alternatifi olan kavramlar değildir. Millî Mücadele'nin içinde Kurtuluş Savaşı vardır. Bugün 'Neyden kurtulduk?' diye soranlar aslında neyin kendilerini rahatsız ettiğini de ortaya koyuyor.
Mustafa Kemal Atatürk Cumhuriyeti tarif ederken ‘kültür devrimi’ diyor. Bu kültür devriminin temeli de eğitimdir. Çünkü ancak eğitim aracılığıyla bir yurttaş yetiştirebilirsiniz. Tarih bilincini sildikleri yeni bir nesil oluşturmak istiyorlar" dedi.
"Kurtuluş kavramından rahatsızlık Cumhuriyet'in kuruluşuna yöneliktir"
Bakan Tekin'in açıklamalarını Cumhuriyet'in temel değerleri açısından değerlendiren Özbay, "Kurtuluş kavramından duyulan rahatsızlık, Cumhuriyet'in kuruluşuna, Mustafa Kemal Atatürk'ün önderliğine ve laik Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş sürecine yönelik bir rahatsızlığın dışa vurumudur. Kurtuluş Savaşı'nın öznesinin Atatürk olması bazı çevreleri rahatsız ediyor" ifadelerini kullandı.
Tekin'in sözlerinin bireysel bir değerlendirme olarak görülemeyeceğini belirten Özbay, "Bu açıklamaları yalnızca Yusuf Tekin'in kişisel görüşü olarak değerlendiremeyiz. Bu, uzun süredir sürdürülen eğitim politikalarının ideolojik ve filtresiz bir yansımasıdır. ‘Millî Mücadele var ama kurtuluş yok’ demek, Cumhuriyet'in kurucu felsefesine yönelik bir yaklaşımı ortaya koymaktadır" diye konuştu.

"Ortak tarih bilinci hedef alınıyor"
Toplumların ortak tarih bilinciyle ayakta kaldığını vurgulayan Özbay, çocuklara aktarılacak tarih anlatısının önemine dikkat çekerek şunları söyledi:
"Bir milleti millet yapan ortak tarihidir, ortak kültürüdür ve ortak değerleridir. Bugün tartışılan mesele yalnızca bir kelime değildir. Asıl mesele çocuklara nasıl bir tarih, nasıl bir Cumhuriyet ve nasıl bir gelecek anlatılacağıdır. Tartışmaya açılan ‘kurtuluş’ kelimesi de Türkiye'nin tam bağımsızlık fikridir, Cumhuriyet'in meşruiyetini sağlayan kurucu iradedir."

"Tarih masa başında yeniden yazılamaz"
Tarihsel gerçeklerin siyasal tercihlerle değiştirilemeyeceğini ifade eden Özbay, ders kitaplarında yapılacak kavram değişikliklerinin tarihi değiştirmeyeceğini söyledi. Özbay, "Tarih masa başında yeniden yazılamaz. Kitaplara yazılan ifadelerle tarih değişmez. Kurtuluş Savaşı'nın ne anlama geldiğini de bu mücadelenin önderini de Cumhuriyet'e giden yolu da yalnızca bu ülkenin insanları değil, uluslararası tarih literatürü de çok iyi biliyor" diye konuştu.
"Cumhuriyet'i anlatmaya devam edeceğiz"
Sendika olarak Cumhuriyet'in kuruluş sürecini, Atatürk ilke ve devrimlerini anlatmayı sürdüreceklerini belirten Özbay, " Söz konusu Cumhuriyet ve Atatürk olduğunda herhangi birinden talimat almayız. Cumhuriyet'i, Kurtuluş Savaşı'nı, Atatürk'ü ve devrimleri anlatmaktan vazgeçmeyeceğiz. Eğitim emekçileri tarihsel gerçekleri öğrencilerine aktarmaya devam edecektir" dedi.

Eğitim Sen: "Toplumsal hafızaya müdahale"
Öte yandan Eğitim Sen de yazılı açıklamasında değişikliğin yalnızca bir kavram tercihi olmadığını belirtti. Açıklamada, "Siyasi iktidar, eğitim sistemini kendi ideolojik-siyasal hedefleri doğrultusunda dönüştürme hamlelerine bir yenisini eklemiştir. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in basına yansıyan açıklamalarıyla netleşen, ders kitaplarından ‘Kurtuluş Savaşı’ kavramının çıkarılarak yerine ‘Millî Mücadele’ ifadesinin getirilmesi kararı, basit bir terminoloji değişikliğinin ya da sıradan bir sözcük tercihinin çok ötesinde anlamlar taşımaktadır. Bu hamle; ‘Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’ adıyla topluma dayatılan gerici, piyasa merkezli, milliyetçi ve ‘tek din, tek mezhep’ odaklı müfredat programının, toplumsal yapıyı ve tarihsel hafızayı kökten değiştirme operasyonunun doğrudan bir parçasıdır” değerlendirmesi yapıldı. Eğitim Sen, tarih öğretiminin siyasal iktidarın ideolojik hedeflerine göre yeniden şekillendirilmesine karşı çıkacaklarını bildirdi.



