Eğitim-İş Sendikası'nın Milli Eğitim Bakanlığı önünde yapmak istediği basın açıklamasına ilk etapta izin verilmedi. Bunun üzerine sendika üyeleri ve Genel Başkan Kadem Özbay, bakanlık önünde polis bariyerleri eşliğinde oturma eylemi başlattı.

Eyleme, özlük hakları ve taban maaş talebiyle açlık grevinde bulunan öğretmenler de destek verdi.

"Bu utanç duvarını kabul edemeyiz"

Oturma eylemi sırasında konuşan Eğitim-İş Genel Başkanı Kadem Özbay, basın açıklamasına izin verilmemesine tepki göstererek, eğitim sisteminde yaşanan sorunlara dikkat çekti.

Özbay, öğretmenlerin ve öğrencilerin yaşadığı sorunlara işaret ederek, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'i eleştirdi:

"Cumhuriyetin öğretmenlerinin öğretmenlik anlayışı budur. Yoksa biz bugün ne ülkede eğitimi bu hale getiren Yusuf Tekin'in yüzünü görmeye meraklıyız ne de duvarın önünde konuşmaya meraklıyız. Bu dersi öğretmenler verecek, vermemiz lazım. Emin olun, bunların hepsini çok iyi biliyorlar. Bugün bizim yerlerde oturduğumuzu, içinde bulunduğumuz durumu çok iyi biliyorlar. Öğretmenlerin 13 gündür açlık grevinde olduğunu, 13 günlük açlığın sonucunda insanların sağlık problemleri yaşamaya başladığını da çok iyi biliyorlar. O nedenle diyorum ki bu kadar da vicdansızlar. Çocuğunu gönderdiğin özel okulda istihdamı sağlanmadığı için çalışmak zorunda bırakılan öğretmenler, 13 gündür haklarını talep ediyor. Veliler artık çocuklarını okula gönderdiğinde huzurlu değil. Bunu bu iktidar yarattı. Şu anda bizi burada oturtan kim? Bu bakanlıkların bilgisi dışında mı? Öğretmenlerin burada açıklama yapmasından rahatsız olacak ne var? Cumhuriyet'in kurumu. Sahibi değilsiniz. AK Parti iktidarı bu ülkede her şeyin sahibi gibi davranıp, hiçbir şeyin sorumluluğunu almıyor. Bu utançlarla siz yüzleşeceksiniz."

Taban maaş ve mülakatsız atama talebi yinelendi

Polis bariyerlerinin kaldırılmasının ardından sendika üyeleri bakanlık önünde açıklama yaptı.

Eğitimciler, "Taban maaş hakkı ve mülakatsız atama için direnen öğretmenlerin yanındayız" ile "Eğitimde her türlü şiddete son. Güvenli okul, sağlıklı eğitim istiyoruz" yazılı pankartlar taşıdı.

Eylemde öğretmenlerin çalışma koşullarının iyileştirilmesi ve eğitim sistemine yönelik talepler bir kez daha dile getirildi.

Açlık grevindeki öğretmenlerden Bakanlığa çağrı

Eyleme destek veren Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Genel Başkanı Eren Edebali de Milli Eğitim Bakanlığı'nın öğretmenlerin taleplerine kayıtsız kaldığını savundu.

Edebali, özel öğretim kurumlarında çalışan öğretmenlerin çalışma koşullarıyla ilgili bakanlığa çok sayıda başvuru yapıldığını belirterek, öğretmenlerin yaşadığı sorunların çözülmesini istedi:

"Biraz önce bir konuşmaya denk geldik. Basın mensupları, Sayın Yusuf Tekin'e açlık grevindeki öğretmenleri sordu. Kendisi bu konu hakkında, 'Açlık grevine girmelerine gerek yoktu, bize gelen bir şikâyet yok' şeklinde cevap verdi. Bunu anlamakta güçlük çekiyoruz. Ben Öğretmen Sendikası'nın genel başkanıyım. Milli Eğitim Bakanlığı dâhil, özel öğretim kurumları dahil, ülkenin her tarafındaki il ve ilçe milli eğitim müdürlükleri kayıtlarına baksınlar. Benim imzamın olduğu binlerce şikayet göreceklerdir. Memleketin her tarafında özel öğretim kurumlarında patronların yarattığı mağduriyetleri gündeme getirdiğimiz, bakanlığı bu konuda sorumluluk almaya ve denetim yapmaya çağırdığımız binlerce dilekçe var. Bu dilekçelerin benzerlerini Ankara'ya tırlarla taşıyamazsınız. Tır kasası bile bu dilekçeleri buraya taşımaya yetmez. Bu kadar karikatürize etmenin, bu kadar yokmuş gibi davranmanın bir anlamı yok. Üstelik mesele sadece şikayet meselesi de değil. Bu kadar öğretmen ve aile günlerdir bu baskıyı göze alabiliyorsa, açlık grevine mecbur kalıyorsa, bunu yalnızca bir şikayet konusuna indirgemenin anlamı yok. On binlerce öğretmen asgari ücretle çalıştırılıyor. Herhangi bir ekonomik örgütlenme hakkı yok, sendikal hakları yok, ücret müzakeresi yürütebilecek mekanizmalara sahip değiller. Milli Eğitim Bakanlığı da bu mekanizmaları kurmuyor. Biz bunu anlamıyoruz. Binlerce öğretmen işsiz bırakılıyor ancak süreli sözleşmeler nedeniyle işten çıkarıldığını kanıtlayamıyor. Anayasal bir hak olan eğitimde süreklilik bu şekilde sağlanabilir mi? Sağlanamıyorsa bunun sorumluluğu sadece bizim mi? Sadece öğretmenlerin mi? Milli Eğitim Bakanlığı son üç yıldır özel öğretim kurumlarında yaşanan sorunlar karşısında hiçbir sorumluluk hissetmiyor mu?"

"Bakan karneyi değil, gitmeyi hak ediyor"

Basın açıklamasında konuşan Kadem Özbay, eğitimde yaşanan sorunların derinleştiğini belirterek, Bakan Yusuf Tekin'e yönelik eleştirilerini yineledi.

Özbay, "Bugün bakanla karne getirmedik. Okulda öğretmenin öldüğü, öğrencinin hayatını kaybettiği, çocukların aç kaldığı bir tabloda bakan karneyi değil, buradan bir an önce gitmeyi hak ediyor." ifadelerini kullandı.

CHP'li Suat Özçağdaş: "Büyük bir eğitim reformuna ihtiyacımız var"
CHP'li Suat Özçağdaş: "Büyük bir eğitim reformuna ihtiyacımız var"
İçeriği Görüntüle

Tebeşir kırarak protesto ettiler

Açıklamanın ardından Eğitim-İş Genel Başkanı Kadem Özbay, beyaz öğretmen önlüğü, okul temizlik görevlisi önlüğü, boş öğrenci çantası, temizlik malzemeleri ve çöp dolu kova ile eğitim sistemindeki sorunları sembolik olarak anlattı.

Programın sonunda öğretmenler ellerindeki tebeşirleri kırarak Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'i protesto etti. Eğitimde şiddetin sona erdirilmesine ilişkin hazırlanan rapor ve imzalar da Milli Eğitim Bakanlığı'na teslim edildi.

Kaynak: Haber merkezi