CHP’nin tutuklu Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun “Diploma Davası”nın ilk duruşması, 11 Eylül’de Çağlayan Adliyesi’nde görülmesi gerekirken, 12 Eylül’de Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ndaki 1 no’lu duruşma salonuna alındı. Jandarma eşliğinde salona getirilen İmamoğlu, bazı izleyiciler tarafından alkışlarla karşılandı.

ANKA'dan Zuhal Çiloğlan'ın haberine göre, İmamoğlu’nun üniversite diplomasının iptali sonrası “resmi belgede sahtecilik” iddiasıyla açılan davada, İmamoğlu hakkında 8 yıl 9 aya kadar hapis cezası talep ediliyor.

İlk duruşmanın Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı’nda 11 Eylül’de yapılması planlanmış, ancak dava bir gün ertelenmişti. Bugün ise İstanbul 59. Asliye Ceza Mahkemesi, duruşmayı Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ndaki 1 no’lu salonda görüyor.

Duruşmayı CHP Genel Başkanı Özgür Özel, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, CHP Trabzon Milletvekili Sibel Suiçmez, CHP Genel Başkan Yardımcıları Gül Çiftci ve Bülent Tezcan, İBB Başkanvekili Nuri Aslan, İmamoğlu’nun eşi Dilek Kaya İmamoğlu, babası Hasan İmamoğlu, kardeşi Neslihan Yakupçebioğlu, CHP İstanbul Milletvekili Ali Gökçek, CHP İstanbul İl Kadın Kolları Başkanı Hatice Selli Dursun, İYİ Parti temsilcisi Hakan Şeref Olgun, İstanbul Baro Başkanı İbrahim Kaboğlu, bazı baro temsilcileri ve uluslararası hukuk kuruluşları takip ediyor.

İmamoğlu’nun İstanbul Üniversitesi’ndeki okul arkadaşları da duruşma salonunda yer aldı ve İmamoğlu’na el salladı.

Duruşma, İmamoğlu ve avukatlarının hazır bulunduğu salonda saat 11:50 itibariyle başladı.

Salonun sıcak olduğunu belirten İmamoğlu, ceketini çıkartıp gömleğinin kollarını sıvadı.

YENİ Parti'nin yol haritasını açıklayan Özel: "Muhalefet etmek için değil, iktidar olmak için kurulduk"
YENİ Parti'nin yol haritasını açıklayan Özel: "Muhalefet etmek için değil, iktidar olmak için kurulduk"
İçeriği Görüntüle

"Bir darbe sürecinin içerisindeyiz"

“Bu iddianameyi, bir sonraki seçimde kendisini yeneceğini bildiği kişi yazdırdı" diyen İmamoğlu" şu ifadeleri kullandı:

"Bu davanın varlığı bile yüz karası bir durumdur. Bugün 12 Eylül. 12 Eylül Türk toplumunun hafızasında net olarak darbeyi hatırlatır. Askeri olsun, sivil olsun, siyasi olsun, iktidar eliyle olsun ya da iktidar eliyle beslenen bir cemaat tarafından yapılmış olsun. Tüm darbeleri, darbeyi yapanları, alkışlayanları, pohpohlayanları, destekleyenleri ve onlara aparat olanları en yüksek seviyede kınıyorum Ülkemizin bu tür darbelerle karşılaşmamasını diliyorum ama ne yazık ki şu anda da bir darbe sürecinin içerisinde olduğumuzun altını çizmek isterim. Karar verenlerin ve bu sürece alet olanların, topluma ve milletin geleceğine çok büyük bir bedel ödettiğini yine altını net olarak çizmek istiyorum.”

Hakim iddianameyi özetlerken, İmamoğlu, "Umarım o da dinliyordur, elinde belge olmayan o kişi… Uzun uzun okuyorsunuz, niyetinizi anlamadım. Ben 18 yaşındaydım. Nasıl yapmışım bunları hayretle dinliyorum” dedi.

"Sayın hakim, benim hayatım çok sahici, onu söyleyeyim"

Bununla birlikte, "Bir komploya gittim ben" diyen İmamoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Nasıl bir komplo? Ta o yıllarda 35 yıl önce benim cumhurbaşkanı olacağımı o günden anlamışlar. Şimdiki adı Girne Amerikan Üniversitesi’ni kurmuşlar. Orada bir şebekeyi kurmuşlar. Dekan vardı, kör müydü galiba değil mi? Ondan sonra bir heyet hazırlamışlar. Yetinmemişler. İstanbul Üniversitesi'nde bir heyet kurmuşlar. İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi'nde profesörler, hocalar, kurullar hatta YÖK'te kurmuşlar çünkü YÖK kabul etmiş bunu, şebekeye bak, kocaman bir şebeke. Bu şebeke çalışmış. Ya 17 yaşında anlamışlar. Ekrem İmamoğlu'ndan cumhurbaşkanı olacak Gerçekten şunu düşünmeden duramıyorum. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Devleti’ni lanet etmeyi bile göze alırlar yani. Hani bu diplomayı iptal etmek için ‘KKTC diye bir devlet yoktur’ Yapabilir yani. Bu arada bu anlattığım ne kadar size kurgu gelebilir ama az önce saygıdeğer hakimin ifade ettiği iddianameden daha gerçekçi bir senaryoyu size anlattım. Sayın hakim, bu arada benim hayatım çok sahici, onu söyleyeyim. Gerçek. Her şeyiyle gerçek. Vallahi gerçek”

Kaynak: ANKA