İstanbul 59. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından Silivri'deki Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki salonda gerçekleştirilen duruşmaya, tutuklu İBB Başkanı ve Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu ve müdafi avukatları katılım sağladı.

Medyaya ve izleyicilere açık yapılan duruşmada; CHP Grup Başkanı Özgür Özel, İBB Başkan Vekili Nuri Aslan, Ekrem İmamoğlu'nun eşi Dilek İmamoğlu, oğlu Mehmet Selim İmamoğlu, çok sayıda CHP'li yönetici, milletvekilleri, yabancı ülkelerin diplomatik temsilcileri ve kalabalık bir izleyici grubu yer aldı. Jandarma eşliğinde salona getirilen İmamoğlu, salondaki izleyiciler tarafından ayakta alkışlandı.

Mahkeme idari dava sonucunun kesinleşmesini bekleyecek

Duruşmanın açılmasının ardından mahkeme hakimi, Ekrem İmamoğlu'nun üniversite diplomasının iptal edilmesine yönelik işleme karşı İstanbul 5. İdare Mahkemesi'nde açtığı idari davaya ilişkin kararın mahkeme dosyasına ulaştığını bildirdi.

NATO Genel Sekreteri Rutte: Türkiye, NATO için çok önemli
NATO Genel Sekreteri Rutte: Türkiye, NATO için çok önemli
İçeriği Görüntüle

Söz konusu idari davanın 23 Ocak tarihinde reddedildiğini hatırlatan hakim, ceza yargılamasının gidişatını doğrudan etkileyecek olan bu idari mahkeme kararının kesinleşme sürecinin beklenmesine karar verildiğini açıkladı. Duruşma, Ekrem İmamoğlu'nun esasa ilişkin savunmasını yapmasıyla devam etti. Mahkeme heyeti, ara kararında "diploma davası" olarak bilinen yargılamayı 25 Aralık 2026 tarihine erteledi.

İddianame: "Yatay geçiş işlemleri usulsüz"

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan ve mahkemece kabul edilen iddianamede, sürecin 18 Eylül 2024 tarihinde CİMER'e yapılan "sahte diploma" ihbarı ve 1 Ekim 2024'te savcılığa sunulan resmi şikayet dilekçesiyle başladığı aktarılıyor. İddianamede yer alan temel suçlamalar ve tespitler şu şekildedir:

  • İmamoğlu'nun Kıbrıs'ta ilk olarak kayıt yaptırdığı ve oradan İstanbul Üniversitesi'ne geçiş sağladığı "University College of Northern Cyprus (UCNC)" adlı kurumun, 1990 yılında Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından tanınan üniversiteler listesinde yer almadığı belirtiliyor.

  • YÖK'ün 1988 ve 1992 yıllarındaki resmi yazışmalarında, KKTC'de faaliyet gösteren kurumlardan yalnızca Doğu Akdeniz Üniversitesi'nin tanındığının altı çiziliyor.

  • Geçiş döneminde İstanbul Üniversitesi'ndeki yatay geçiş kontenjanlarının mevzuata aykırı şekilde artırıldığı, 3 kişilik kontenjanı bulunan bir bölüme usulsüz olarak 54 öğrencinin kabul edildiği ve bazı öğrencilerin listeden silinerek yerine yenilerinin eklendiği ifade ediliyor.

  • İstanbul Üniversitesi yönetiminin söz konusu kurumu tanımamasına rağmen, öğrenci kütük defterine İmamoğlu'nun gerçeğe aykırı şekilde "Doğu Akdeniz Üniversitesi öğrencisi" olarak kaydedildiği savunuluyor.

  • Şüphelinin, okulun YÖK tarafından tanınmama durumunu bildiği halde kamuoyunda farklı bir algı oluşturduğu, ifade işlemi sırasında yöneltilen bu soruları yanıtsız bıraktığı öne sürülüyor.

8 yıl 9 aya kadar hapis ve siyasi yasak istemi

Cumhuriyet savcısı tarafından hazırlanan iddianamenin hukuki sonuç bölümünde, Ekrem İmamoğlu'nun usulsüz yöntemlerle elde ettiği iddia edilen evrakı yüksek lisans başvurusu için İstanbul Üniversitesi'ne, askerlik işlemleri için Milli Savunma Bakanlığı'na (MSB) ve mahalli idareler seçimleri öncesinde Yüksek Seçim Kurulu'na (YSK) sunarak resmi kurumlarda kullandığı aktarılıyor.

Bu eylemler sebebiyle "resmi belgede sahtecilik" suçunun zincirleme şekilde işlendiği kanaatine varılan iddianamede, İmamoğlu'nun 2 yıl 6 aydan 8 yıl 9 aya kadar hapis cezası ile cezalandırılması talep ediliyor. Ayrıca, kasıtlı bir suçtan mahkumiyet kararı verilmesi durumunda Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 53. maddesi uyarınca belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılması (siyasi yasak) ve sahte olduğu iddia edilen evrakın TCK 54 uyarınca müsadere edilmesi isteniyor.

Kaynak: Haber Merkezi