Elazığ'da 2020 ve 2023 depremlerinde iki kez "ağır hasarlı" raporu verildiği belirtilen 5 katlı bir binanın, dükkan sahiplerinin itirazı sonrası statüsünün "hafif hasarlı"ya çevrildiği iddia edildi. Bina sakinleri, bu değişiklik nedeniyle kira yardımlarının kesildiğini, TOKİ konutlarından tahliye edilmelerinin istendiğini ve oturulamaz durumdaki evlerine dönmeye zorlandıklarını öne sürdü.
Elazığ Merkez Akpınar Mahallesi General Abdullah Akdoğan Caddesi üzerinde bulunan 5 katlı binanın sakinleri, deprem sonrası yaşanan hasar tespit süreçlerinde büyük bir belirsizlik ve mağduriyet yaşadıklarını dile getirdi. İddiaya göre bina, hem 2020 Elazığ depreminde hem de 2023 Kahramanmaraş merkezli depremlerde yetkililer tarafından "ağır hasarlı" olarak kaydedildi. Ancak daha sonra yapılan itirazlar neticesinde binanın hasar durumu "hafif hasarlı" olarak güncellendi.
Bu statü değişikliği, binada yaşayan ve hak sahibi olan vatandaşlar için yasal süreçlerin ve yardımların seyrini değiştirdi. Bina sakinleri, hasar durumunun değişmesiyle birlikte kira yardımlarının kesildiğini, hak sahipliklerinin iptal edildiğini ve kendilerine tahsis edilen TOKİ konutlarının geri istendiğini belirtti.
"1,5 Senedir Oturduğum TOKİ'den Çıkmamı İstiyorlar"
Deprem sonrası kendisine TOKİ konutu tahsis edilen bina sakinlerinden Hatice Susam, yaşadığı süreci şu sözlerle anlattı: "Deprem olunca AFAD'a başvurdum, bana TOKİ evi çıktı ve gittim oturdum. 1,5 senedir TOKİ'de oturuyorum. Şimdi ise AFAD'dan yazı geldi, 'Eviniz mahkeme kararıyla hafif hasara çevrilmiştir, 15 gün içerisinde anahtarları teslim edin' deniliyor. Benim gidecek yerim, eşim, çocuğum yok. İki depremdir aynı durumu yaşıyoruz."
Annesi TOKİ konutunda yaşayan Hüseyin Kılıç ise binanın güvenliğinden endişe ettiklerini belirterek, "Ağır hasardan hafif hasara çevrildiği için annemin oturduğu evi boşaltması isteniyor. Olası ikinci veya üçüncü bir depremde annemin can güvenliğini kim sağlayacak?" diye sordu.
"Eşyalarımız Çalındı, Yardımlar Kesildi"
Bina sakinlerinden Ahmet Uğur, 2023 depremi sonrası binaya "ağır hasarlı" raporu verilerek kapıya tahliye yazısı asıldığını, bunun üzerine evlerini boşalttıklarını ifade etti. Uğur, süreç içerisinde yaşananları şöyle özetledi: "Evlerimizi boşalttıktan sonra hırsızlar girdi; kombi, saat gibi eşyalar çalındı. 1,5 sene kira yardımı aldık, bazı komşularımıza ev verildi. Ancak apartman statüsü 'hafif hasara' döndüğü için tüm haklarımız iptal edildi. AFAD ve Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü'ne başvurduğumuzda, 'Bir ay içinde itiraz etmediğiniz için haklarınız iptal edilmiştir' yanıtını aldık. Bize herhangi bir tebligat gelmedi. Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum burayı gördüğünde 'burada yaşanmaz' demişti."
"Esnafın İtirazıyla Statü Değişti" İddiası
Mağdur olduklarını belirten vatandaşların ortak iddiası, binanın alt katında bulunan dükkan sahiplerinin (esnafın) itirazları sonucu hasar durumunun değiştirildiği yönünde. Bina sakini Tahir Aygün, "Esnafın şikayeti üzerine her seferinde bina az hasarlıya dönüyor. Valiliğe gittim ancak sonuç alamadım. Bu ev onarılmayacak durumda, yıkalım deseniz yıkılmayacak. İnsanlar nereye başvursa ret cevabı alıyor" ifadelerini kullandı.
Ramazan Gülaldı isimli vatandaş ise binanın fiziksel durumuna dikkat çekerek, "Binanın içine girdiğinizde merdivenlerin ayrıldığını görüyorsunuz. İnsanlara başta çürük raporu verip evlerini verdiniz, şimdi geri istiyorsunuz. Yazıktır, günahtır" şeklinde tepkisini dile getirdi.
"Mahkemeden Ret Cevabı Aldık"
Kirada oturduğunu ve maddi zorluk yaşadığını belirten 65 yaşındaki Raziye Ayaz, hukuki yollara başvurduklarını ancak sonuç alamadıklarını söyledi. Ayaz, "Bizi bu evden AFAD 'ağır hasarlı' diye çıkardı. Şimdi 'içini onarın oturun' deniyor. Bizim her şeyimizi elimizden aldılar. Avukat tuttuk ama mahkeme ret cevabı verdi. Hakimler karar verirken gelip bu eve baktılar mı?" diye konuştu.
Yeni aldığı evine hiç taşınamadan mağdur olduğunu belirten Filiz Özdemir de, "Evi depremden bir hafta önce aldım, taşınamadan hasar gördü. Şu an kiradayım ve gelirim yok. Harabe olan evimin yapılmasını istiyorum" dedi.




