Yıldızlar SSS Holding’e bağlı maden ocaklarında çalışıp hak edişlerini tahsil edemediklerini belirten işçiler, başkent Ankara'daki eylemlerini Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önüne taşıdı. Akköprü Metro İstasyonu’ndan metroyla Milli Kütüphane durağına gelen madencilerin önü önce polis barikatıyla kesildi. Yapılan müzakerelerin ardından bakanlık önüne geçen işçiler, daha önce gözaltına alınıp serbest bırakılmalarına tepki olarak üzerlerindeki kıyafetleri çıkararak yarı çıplak oturma eylemine başladı. Baretlerini yere vurarak seslerini duyurmaya çalışan madenciler, talepleri karşılanana kadar ayrılmayacaklarını vurguladı.

"Bu dava tüm işçi sınıfının davasıdır"
Doruk Maden işçisi Ersin Furuncu, mücadelenin yaklaşık altı aydır devam ettiğini hatırlatarak verilen sözlerin arkasında durulmadığını ifade etti:
"Bugün 17 Ağustos. Yine bakanlığın önündeyiz; yine ekmek, yine emek mücadelesi. Ödemeler yapılmadığı için bu direnişin içine girmek zorunda bırakıldık. 27 Nisan’da Kurtuluş Parkı’nda üç bakanın garantörlüğünde işveren vekilleri, sendika ve işçi temsilcileriyle bir anlaşma sağlandı. Bakanlar açıklama yaptı, sevinerek evlerimize gittik ancak verilen sözler tutulmadı.
Şirketin önüne tekrar gittik, yine bakanlıklar devreye girdi, yine sözler verildi. Kısmi ödemeler yapıldı ama tamamı ödenmedi. Maaş, ihbar, kıdem ve sendikal tazminatlarını, ücretsiz izin sürelerinin haklarını alamayan arkadaşlarımız var. Sigortalarımız yatırılmadı. Sayın Ankara Valisi gelsin halimizi görsün; çıplak kaldığımız için utanmıyoruz, bizi bu duruma siz getirdiniz. Bu dava tüm işçi sınıfının davasıdır. Ya hep beraber ya hiçbirimiz."
"Devlet Sebahattin Yıldız'ın hakkından gelemiyor mu?"
Elazığ'ın Maden ilçesinden gelen ETİ Gümüş işçisi Necati Deniz ise ağır çalışma koşullarına rağmen haklarının gasbedildiğini belirterek şu tepkiyi gösterdi:
"Sebahattin Yıldız, sen devletten büyük müsün? Polis etrafında güvenlik çemberi oluşturmuş; Sebahattin Yıldız’ı niye gözaltına almıyorsunuz? Devlet bunun hakkından gelemiyor mu? Biz 12 saat yerin altında çalıştık. Yasada yeraltı çalışması 6 saattir ama bizi sahipsiz görüp 12 saat tuttunuz. Yine hakkımızı vermediniz. Tazminatımızı, sigortamızı, işsizliğimizi almadan ölürüz de buradan gitmeyiz. Elazığ’ın 5 milletvekili var, neredesiniz?"
Gökay Çakır: "İşçi sizin koltuğunuzu mu yiyecek?"
Bağımsız Maden-İş Sendikası Genel Başkanı Gökay Çakır, kamu otoritelerine ve bakanlık bürokratlarına seslenerek şunları kaydetti:
"Vali Bey'e sesleniyorum; gel işçiyi dinle, kararını öyle ver. İşçiyi dinlemeden polise emir verip madenciyi gözaltına aldıramazsınız. Gücünüz yetiyorsa o patronu gözaltına alın, biz de alkışlayalım. Enerji Bakanlığı yetkilileri işçilerle 5 dakika görüşmüyor. İşçi sizin koltuğunuzu mu yiyecek, koltuğunuzu mu eskitecek? Ne suçu var bu insanların?
Doruk Maden işçilerinin 10-15 aylık ücretsiz izinleri ve buna bağlı ihbar tazminatları ödenmedi. Elazığ işçilerinin ise maaşları yattı fakat kıdem, ihbar ve ücretsiz izin alacakları duruyor. Alacağı olmayan insan burada aç, susuz beklemeyi kâr mı sayar?"
"Sorumlu ruhsatları veren Enerji Bakanlığı'dır"
Bağımsız Maden-İş Örgütlenme Uzmanı Başaran Aksu, yaşanan tıkanıklığın doğrudan bakanlık politikalarından kaynaklandığını belirterek şu değerlendirmelerde bulundu:
"Sürecin esas sorumlusu Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'dır; çünkü ruhsatları veren doğrudan bakanlıktır. Bakan Yardımcısı Abdullah Tancan konuya tamamen hakimdir, yıllardır enerji politikalarını ve maden şirketleriyle ilişkileri yürüten kişidir. Bu madencilerin tamamına yakını iktidara oy vermiş ailelerin çocuklarıdır. Halkın ve milli iradenin temsilcisi olduğunu söyleyen milletvekilleri nerede?"
Deprem ve maden şehitleri anıldı
Sendika yöneticileri ve avukatlardan oluşan heyetin resmi randevu talebine rağmen bakanlık yetkilileri kapıları açmadı. Gökay Çakır, kapılar açılmasa da haklarını alana kadar bakanlık önündeki bekleyişin süreceğini bildirdi.
Eylem sırasında madenciler, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi, 6 Şubat depremleri ve Türkiye tarihindeki maden facialarında hayatını kaybeden yurttaşların anısına asfalt üzerinde 10 dakikalık "yatma eylemi" gerçekleştirdi.




