Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında gerçekleştirilen Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısı sona erdi. Toplantı, Ankara Beştepe’deki Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde saat 15.37’de başladı.
Gündem maddeleri arasında, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ABD Başkanı Donald Trump ile yaptığı görüşmenin detayları öne çıktı. Bu kapsamda, Türkiye’nin F-35 programına geri dönüş talebi, F-16 tedarik süreci ve yerli savaş uçağı KAAN’ın motorlarıyla ilgili beklentilere ABD’nin yanıtı değerlendirildi.
Toplantıda ayrıca ekonomiye dair başlıklar ele alındı. Eylül ayı enflasyon verilerine yönelik beklentiler, Merkez Bankası’nın döviz rezervleri ve izlediği faiz politikası masaya yatırıldı. Dış politikada ise Gazze’deki son gelişmeler ve ABD’nin önerdiği ateşkes planı görüşüldü.
Erdoğan'ın konuşmalarından satır başları şu şekilde:
"Dün ebediyete göç eden yazar ve şair Yavuz Bülent Bakiler'i rahmetle yad ediyor, ailesine sabır diliyorum. Son 3 haftada gerçekleştirdiğimiz önemli programların özetini yapmak istiyorum. 15 Eylül’de Katar’da düzenlenen İslam İşbirliği Teşkilatı Arap Ligi Olağanüstü Zirvesine katıldık. Lübnan, Filistin, İran, Suriye ve Katar'a saldıran İsrail karşısında ortak tavır almanın önemine işaret ettik.
17 Eylülde Dışişleri Bakanlığımızın yeni yerleşkesinin temellerini attık. 334 bin 500 metre kare alana sahip modern ve işlevsel bir yerleşkeye kavuşturacağız. 18 Eylülde şehit yakınlarımız, gazilerimiz ve gazi yakınlarımızın kamu kurumlarına yerleştirilmesi kura törenini yaptık, 630 kardeşimizin daha kamuya atamasını yaptık. Teknofest nesli Yavuz'lar, Fatih'ler gibi tarih yazacaklar. Bu yılın başında İŞKUR'dan 100 bin öğrencimiz faydalandı. Bu seneki kontenjanımızı 150 bine çıkardık.
“Netanyahu'nun koltuğunu korumak uğruna bölgeyi ateşe sürüklediğini artık herkes kabul ediyor”
Aziz milletim gerek ikili görüşmelerimizde şunu iyice tatbik ettik. Yolsuzluk soruşturmalarından dolayı köşeye sıkışan Netanyahu'nun koltuğunu korumak uğruna bölgeyi ateşe sürüklediğini artık herkes kabul ediyor. Bir avuç ülke dışında kimse Netanyahu hükümetiyle yan yana gelmek istemiyor. 80. BM Genel Kurul'u bunun turnusolu oldu. 10 batılı ülke Filistin'i tanıdıklarını açıkladı. Tanımanın gereği 1967 sınırları temelinde başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız Filistin Devleti'nin kurulması için çaba harcamaktır. Batı Şeria'yı ilhak etme ve Gazze'yi insansızlaştırma polikalarının arkasında özgür Filistin Devleti ihtimalini yok etme hedefi vardır.
“Türkiye'nin Filistin'in yanında olduğunu bilmeyen kabul etmeyen ana muhalefettir”
Aziz milletim burada şunu hiç çekinmeden ifade etmek durumundayım. Türkiye şuan her iki projenin önündeki engellerden biridir. Ne küresel siyonist lobinin baskılarına eyvallah ediyoruz ne onların içimizdeki tetikçilerine boyun eğiyoruz. Filistin halkının yanında dimdik duruyoruz. Türkiye'nin Filistin'in yanında olduğunu bilmeyen kabul etmeyen ana muhalefettir. Gazze'nin evlatlarına terörist iftirası atanların, 'Bize ne Libya'dan Filistin'den' diyenlerin bugün çıkıp bizi eleştirmesinin kıymeti yoktur. Bunlar dün de gönül coğrafyamıza yabancıydı. Bunlar dün de vizyonsuzdu, şimdi de haset çukurunda debeleniyorlar.
Nefesemizi boş işlerle, boş siyasetçilerle heba edemeyiz. Yolsuzluklarına destekçi bulmak için batılı patronlarına 'sizin çıkarlarınızı en iyi biz koruruz' diye yalvaran zavallıları kale almadık. Bugün de onları ademe mahkum ediyoruz. Bir de şunun altını çizerek belirtmek isterim; siyasetçisiyle, gazeteciyle, muhalefetin tam bir cinnet halinde ABD ziyaretini kötülemesinin nedeni, ziyaretin fevkaledenin fevkinde başarılı geçmiş olmasıdır. Onlar başka şeyler bekliyordu.




