Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) tutuklu cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu 59'u tutuklu, 414 sanıklı İBB Davası’nın duruşmasına 55’inci gününde devam edildi. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi Yerleşkesi’nin 1 No’lu Duruşma Salonu’nda görülen celsede, saat 11:10’da söz alan Ekrem İmamoğlu mahkeme heyetine ve yargı makamlarına yönelik kritik iddialar ve uyarılarda bulundu.

"Erhan Karaal Yaklaşık 36 Saat Susuz Bırakıldı, Tırnakları Çekildi"

Sabah saatlerinde tarafına ulaşan bilgileri mahkeme heyetiyle paylaşan İmamoğlu, Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal’ın kaçırıldığını ve ağır işkence gördüğünü iddia etti. Olayın ciddiyeti nedeniyle konuşma zorunluluğu hissettiğini belirten İmamoğlu, doğrudan şu ifadeleri kullandı:

"Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı kaçırıldı. Ağır işkenceye maruz kalmış durumda. Yoğun bakımda. Yaklaşık 36 saat susuz bırakıldığı, tırnaklarının çekildiği ve çok ağır işkenceye maruz kaldığı bilgisi tarafıma ulaştı."

TBMM Genel Kurulu'nda ekonomi, emekliler ve tarım gündemi
TBMM Genel Kurulu'nda ekonomi, emekliler ve tarım gündemi
İçeriği Görüntüle

İmamoğlu, Karaal’ı kaçıran kişilerin sorgu sırasında maddi varlıklara yönelik sorular sorduğunu belirterek, işkenceyi gerçekleştiren faillerin kendisine doğrudan "200 kilo altın nerede, 500 kilo altın nerede, para nerede?" şeklinde sorular yönelttiğini aktardı.

"Hedef gösteren yayınlar açıkça azmettirici kaynağa dönüştü"

Dava sürecinde yaratılan dezenformasyon ve iddiaların fiziki saldırılara zemin hazırladığını öne süren İmamoğlu, bazı medya kuruluşlarının yayın politikalarını eleştirerek şöyle konuştu:

"Akit, Sabah gibi mecralarda milyarlarca lira, yüzlerce kilo altın varmış gibi yapılan yayınlar artık sıradan propaganda olmaktan çıkmıştır. Bu yayınlar bugün açıkça azmettirici bir kaynağa dönüşmüştür."

"Burada bulunan ve bulunmayan herkesin ailesi tehdit altındadır"

Duruşma öncesinde cezaevi kampüsü önünde ve alt salonda sanık yakınlarıyla bir araya geldiğini ifade eden İmamoğlu, tehdit ikliminin ulaştığı boyuta dair şu uyarıyı yaptı:

"Burada bulunan ve bulunmayan herkesin ailesi tehdit altındadır. Az önce aşağıda çok sayıda aileyle görüştüm. Hepsi ciddi kaygı ve korku içerisinde. Bu mesele son derece mühimdir. İddia makamı dahil herkes büyük bir zan altındadır. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nı açıkça uyarıyorum. Gerekli kurumların hızla harekete geçmesi gerekiyor."

"Yüzlerce başvurumuzdan bir tanesi bile sonuç vermedi"

Tutukluluk sürecinde uğradıkları iftira ve hakaretlere karşı yaptıkları hukuki başvuruların sistematik bir şekilde reddedildiğini savunan İBB Başkanı İmamoğlu, cezasızlık uygulamalarına dair şu eleştiride bulundu:

"Tutuklu kaldığımız yaklaşık 17 ay boyunca hakkımızda yapılan en ağır hakaretler, iftiralar ve hedef göstermeler karşılıksız kaldı. Yüzlerce başvurumuzdan bir tanesi bile sonuç vermedi. Aynı dosyalar sürekli aynı savcıya düşüyor ve hepsi için kovuşturmaya yer olmadığı kararı veriliyor."

"Bizim ne ayakkabı kutularımız ne de gizli kasalarımız var"

Kamuoyunda ve iktidara yakın medyada İBB bütçesi ve şahsı üzerinden dolaşıma sokulan finansal iddiaların tamamen asılsız olduğunu dile getiren İmamoğlu, geçmişteki yolsuzluk dosyalarına atıfta bulunarak "Ortada hiçbir şey yoktur. Bizim ne ayakkabı kutularımız vardır, ne gizli kasalarımız vardır, ne de açıklanmayan tapularımız" ifadelerini kullandı.

Sanık yakınlarının Erzincan’dan İstanbul’a kadar uzanan geniş bir coğrafyada güvenlik endişesi taşıdığını belirten İmamoğlu, devlet mekanizmalarının sorumluluk alması gerektiğini vurgulayarak "Bütün kurumlar bu korku iklimine Son verecek tedbirleri almak zorundadır. İnsanları işkenceye, hatta cinayete kadar götürebilecek bu zihniyetin önüne geçilmelidir" çağrısında bulundu.

Kaynak: Anka Haber Ajansı