Türkiye İşçi Partisi Genel Başkanı Erkan Baş, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

"Parti Meclisimiz geçtiğimiz hafta sonu faydalı sonuçlara yol açacağına inandığım verimli bir toplantı yaptı. Toplantımızın kamuoyuna açık sonuç bildirgesine ek olarak TBMM’de görüşülen yasal düzenleme ile ilgili duygu ve düşüncelerimi de eklemek, içimden geçenleri paylaşmak istiyorum. İktidarın biricik derdi var: Koltuk. Ne halkın acılarını bilirler, ne de o acının dindiği bir geleceği düşlerler. O yüzden de barış hakkıyla konuşulamasın, halk omuz omuza veremesin, bu sorun olması gerektiği gibi çözülemesin istiyorlar. Bizim bu iktidara dün olduğu gibi bugün de zerre güvenimiz yoktur. Onların fıtratı memleketin zararına davranmak üzerinedir. Yıllardır yaptıkları, yapacaklarının teminatıdır.

"Barışın Baş Düşmanı Saray'dır"

Tam da bu nedenle, AKP’nin de işine gelecek biçimde, kamuoyunda oldukça sığ bir tartışma düzlemi oluşsun diye uğraşıyorlar. Bu süreçte kim eleştiri yapsa, itiraz etse 'barış düşmanı' diye çamur atmaya kalkıyorlar. Oysa, barışın baş düşmanı Saray’dır. Kanımca sürece dönük 'eleştiriler' ikiye ayrılıyor. Bir yanda bu kinden beslenenler, savaştan nemalananlar var. Yoksul emekçi çocuklarının yaşamı üzerinden söz, siyaset ve iktidar kuranlar, çatışma bitmesin diye ellerini ovuşturanlar var. Sıvasız evlere asılan bayraklar onların ekmek kapısıdır. Onlarla aramızda yerle gök kadar mesafe var, aynı gökyüzünün altına bile sığmayız. Diğer yanda ise AKP’nin ikiyüzlü, pazarlıkçı sahtekârlığını teşhir edenler; ülkemizin büyük özlemi barışı bir iktidar oyununa ve katakulliye kurban etmemek için dik duranlar var. Biz işte o onurlu eleştirinin, gerçek barışın tarafındayız.

Yine bugün Meclis’te 'evet' oyu verecek olanlar da ikiye ayrılacak: Biri tarafta koltuğunu, iktidarını biraz daha uzatmak için küçük hesaplar peşinde koşanlar var. Diğer taraf ise; 'Yeter ki tek bir anamızın daha yüreği yanmasın, hiçbir evladımız yaşamdan koparılmasın, Türk ve Kürt halkına on yıllardır acı ve gözyaşı getiren bu kapı sonsuza kadar kapansın' diye çabalayanlar. Burada da ikinci taraftayız. Biz emekçi ana ve babaların gözyaşları dinsin; savaş, şiddet ve silah hayatımızdan çıksın, haksız yere cezaevinde tutulan siyasetçiler özgürlüğüne kavuşsun, ülkemiz onurlu bir barışta buluşsun diyenlerle birlikteyiz. Hep öyleydik, AKP’ye rağmen öyle olmaya devam edeceğiz; bizi bu yolumuzdan Saray bile döndüremez.

"Bunca Haksızlığa, Yanlışa, Ayıba Rağmen Bu Teklife Evet Diyeceğiz"

Bu iktidar, bu zihniyet memlekete hakiki bir barış getiremez, bunu çok iyi biliyoruz. Barışı toplumdan kaçırmak, kapalı kapıların ardına sıkıştırmak, sonunda da seçimlere bağlamak için çaba ve niyetlerini görüyoruz. Onların derdi, kendi iktidar hesaplarını yürütmektir. Tam olarak bu niyet ve zihniyetle mücadele ettiğimiz için Komisyon sonuç raporuna hayır oyu vermiştik. Şunu herkes bilsin: Bugün TBMM'ye gelen yasa teklifi bizim teklifimiz değildir, altına imza atmamış olmamız da bu anlama gelir. Teker teker her maddeye içerik ve usul açısından eleştirilerimiz var, sevgili Ahmet konuya ilişkin görüşlerimizi genel kurulda da paylaşacak.

Bunca haksızlığa, yanlışa, ayıba rağmen bu teklife evet diyeceğiz; çünkü barış, Saray’ın insafına terk edilemeyecek kadar önemlidir. Bu karanlıkta, bu devasa hukuksuzluk deryasında bir ufak adalet kırıntısı bile koparma ihtimalimiz olacaksa, bir tek genci bile o karanlıktan söküp alacaksak o sorumluluktan kaçmayız. Çok yaralar almış, kırılgan ama direngen ve kocaman barış umudunun karşısına dikilmeyiz. Bedel ödeyenlerin el sıkıştığı yerde bizim de elimizden gelen budur.

Bahçeli ile Özel arasında dikkat çeken diyalog: Bir gecede 91 milletvekiline nasıl ulaştınız
Bahçeli ile Özel arasında dikkat çeken diyalog: Bir gecede 91 milletvekiline nasıl ulaştınız
İçeriği Görüntüle

Barışı Saray’ın insafına terk etmemek için teklife evet diyeceğiz; Saray Rejimi’ne karşı mücadelemizi bir kez de bu kutsal meseleyi sabote etmek için hiçbir fırsatı kaçırmayan iktidara karşı duyduğumuz öfkeyle birleştireceğiz. Ülkemizi bu Saray karanlığından mutlaka kurtaracak, eşit-özgür yurttaşlar olarak barış içinde yaşayacağımız bir ülkeyi mutlaka kuracağız."

Kaynak: ANKA