Türkiye'de basın özgürlüğü ve gazeteci hakları mücadelesinin sembol isimlerinden gazeteci Erol Önderoğlu, yaklaşık 30 yıldır yürüttüğü Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) Türkiye Temsilciliği görevine veda ediyor. Paris merkezli uluslararası basın özgürlüğü örgütü ile Önderoğlu arasında varılan ortak karar doğrultusunda, kurumsal faaliyetlerin ağustos ayı başında resmen sonlandırılacağı bildirildi.

"Mücadelemi bireysel olarak sürdüreceğim"

Görevden ayrılmasına ilişkin yazılı bir açıklama yapan Erol Önderoğlu, Şubat 1996’dan bu yana dahil olduğu RSF kurumsal faaliyetlerinin 5 Ağustos itibarıyla sonlanacağını belirtti. Uzun yıllar boyunca basın özgürlüğünün gelişmesi ve dayanışmanın büyütülmesi için uğraş verdiğini ifade eden Önderoğlu, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

"Bugün itibarıyla, kamuoyunun haber alma hakkının güvenceye kavuştuğu bir Türkiye’de görevi bırakmayı çok isterdim ancak ne yazık ki çok sesliliğin boğulmaya çalışıldığı dönemlere girdik. Bundan sonra da mücadelemi imkanlar ölçüsünde bireysel olarak sürdüreceğim. Bu uzun süreçte çalışmalarımıza destek ve ilham veren gazeteci ve hukukçu dostlarımıza, duyarlı milletvekili arkadaşlarımıza ve çalışmalarımızı izleyen yurttaşlara ve dikkate alan yetkililere teşekkürü borç bilirim."

Önderoğlu, kurumsal görevinden ayrılsa da Türkiye’de medya özgürlüğünün seyrine ilişkin üç ayda bir yayımlanan ve 25 yıldır hazırlanan Bianet Medya Gözlem Raporları’nı yürütmeyi sürdürecek.

Metin Göktepe davasından günümüze 30 yıllık hak mücadelesi

Erol Önderoğlu’nun RSF bünyesindeki hak savunuculuğu faaliyetleri, Ocak 1996’da gözaltında öldürülen gazeteci Metin Göktepe cinayetinin araştırılması ve cezasızlıkla mücadele süreciyle başladı. Bu süreçte Işık Yurtçu gibi tutuklu sorumlu müdürlerin özgürlüğü için verilen mücadelelere de destek sunan Önderoğlu, 30 yıllık görev süresi boyunca bini aşkın yargılamayı bizzat gözlemledi ya da haberleştirdi.

Önderoğlu; Hrant Dink, Cihan Hayırsevener, Güngör Arslan ve Cemal Kaşıkçı cinayeti davalarının yanı sıra Ergenekon, Odatv, Cumhuriyet, Agos, Evrensel, BirGün, Sözcü, Halk TV ve Tele1 davaları ile Deniz Yücel ve Joakim Medin gibi gazeteciler hakkında açılan davaları da yakından takip eden isim oldu.

Yürüttüğü hak odaklı çalışmalar neticesinde Önderoğlu, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin (TGC) 2014 Basın Özgürlüğü Ödülü’nü Tuğrul Eryılmaz ile paylaştı. Ardından 2016’da SEEMO Dr. Erhard Busek Güneydoğu Avrupa Ödülü’ne, 2018’de ise Roosevelt Four Freedoms Award kapsamında İfade Özgürlüğü Ödülü’ne layık görüldü. IFEX Konsey üyeliği ve AGİT Medya Özgürlüğü Temsilciliği bünyesinde raportörlük görevlerini de üstlenen Önderoğlu, Türkiye’nin AB üyeliği reformlarını izledi ve IPI öncülüğünde yedi yıldır Ankara’da düzenlenen heyet faaliyetlerinde yer aldı.

İmamoğlu: Bir hukuk cinayetinden diğerine koşarak kendimi savunmaya çalışıyorum
İmamoğlu: Bir hukuk cinayetinden diğerine koşarak kendimi savunmaya çalışıyorum
İçeriği Görüntüle

Kariyeri boyunca Bianet, Güncel Hukuk, Bizim Gazete ile çok sayıda gazete ve internet sitesi için gazeteci haklarına dair 10 bini aşkın haber ve yazı kaleme alan Önderoğlu, TGC Türkiye Gazetecilik Başarı Ödülleri ile Metin Göktepe Gazetecilik Ödülleri’nde de jüri üyeliği yapmaktadır.

Önderoğlu, Özgür Gündem gazetesiyle nöbetçi genel yayın yönetmenliği dayanışma kampanyasına katıldığı gerekçesiyle Şebnem Korur Fincancı ve Ahmet Nesin ile birlikte 20 Haziran 2016’da tutuklanmıştı. Üç isim hakkında üç yılın sonunda yerel mahkemece verilen beraat kararı üst mahkeme tarafından bozulmuş olup, söz konusu yargılama süreci 10 yıldır devam ediyor.

Kaynak: Anka Haber Ajansı