Öztürk, sosyal medya hesabından yaptığı yazılı açıklamada, ifadesinde 30 yıllık gazetecilik hayatı boyunca şiddeti savunan veya halkı kin ve nefrete sevk eden bir tutumunun olmadığını söylediğini belirtti.

Soruşturmaya konu konuşmasında, şiddet ve çatışma isteyenlere karşı Suriye devletinin sağduyulu davrandığını anlatmak istediğini ifade eden Öztürk, sözlerinin bazı çevreler tarafından çarpıtıldığını bildirdiğini aktardı.

Öztürk, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

"Bugün Samandağ Cumhuriyet Savcılığı’nın talebi üzerine İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'na giderek ifademi verdim. İfademde, 30 yıllık gazetecilik hayatımda hiçbir zaman şiddeti savunan, halkı kin ve nefrete sevk eden tek satır cümlem olmadığını, söz konusu konuşmamda şiddet ve çatışma isteyenlere karşı Suriye devletinin aklıselimle davrandığını anlattığımı söyledim. Buna rağmen, art niyetli çevrelerin sözlerimi çarpıtarak başlattığı kampanya nedeniyle durumu yanlış anlayan, üzülen, travmaları tetiklenen iyi niyetli Alevi, Nusayri kardeşlerim varsa onlardan da özür dilediğimi söyledim. Katliam çağrısı yaptığım iddialarını şiddetle reddettim ve adliyeden ayrıldım. Bu vesileyle bir konuyu netleştirmek isterim.

Beni tanıyan herkes bilir ki nezaketimi, saygımı ve sağduyumu en zor zamanlarda bile korumaya çalışan biriyim. Hakkımda açılmış tek bir hakaret, kin ve nefrete teşvik davası dahi yoktur. Çok netameli, riskli, zorlu konuları yıllardır canlı yayınlarda özenle anlatıp, yazıp halkı bilgilendirmeye çalışıyorum. İnsanım, tabi ki bazen meramımı doğru anlatamamış olabilirim. Ancak niyetimin, hissiyatımın, sağduyumun sorgulanmasını ve çarpıtılmasını asla kabul etmem. 5 gündür belli bir çevre tarafından linç ediliyorum. Aileme, çocuklarıma, inancıma yönelik hakaretler, küfürler tahammül edilemez boyutlara ulaştı. Nereden cesaret aldığını bilmediğim kişilerin tehditleri sürekli devam etti.

Antalya Kepez'de narkotik operasyonu: 4 şüpheli gözaltına alındı
Antalya Kepez'de narkotik operasyonu: 4 şüpheli gözaltına alındı
İçeriği Görüntüle

Ahlaka, dine, inanca, hukuka sığmayan paylaşımları yapanlar hakkında hukuki işlemlerin yapılması için yargıya başvurdum. Bu hadsiz, cüretkar ve art niyetli kişiler için yargımızın gereğini yapacağına inanıyorum. Gelişmeleri iyi takip edenlerin meselenin 'Kemal Öztürk' olmadığını anladıklarını memnuniyetle görüyorum. Asıl hedef Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge süreci, bunu yönetenler, sahip çıkanlar ve medyada savunanlardır. Benim üzerimden süreci yıpratmak ve savulmaz kılmak için yapılmış bir kampanyanın başarısız olacağı da anlaşılmaya başlanmıştır. Bu süreçte olaylardan habersiz, iyi niyetli, ülkesine, devletine bağlı Alevi, Nusayri vatandaşlarımızın hukuklarına zarar gelmemesi, üzülmemeleri için özen gösterilmesini özellikle istirham ederim.

Onların varlığını ve duygularını istismar eden art niyetli kişilerle bu vatandaşlarımızın ayrı tutulması sürecin selameti için ehemmiyet taşımaktadır. Bu süreçte bana destek olan aileme, devlet büyüklerimize, avukatlarıma, meslektaşlarıma, dostlarıma, okur ve takipçilerime şükranlarımı sunuyorum. Bugünden itibaren güçlü Türkiye, terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge sürecini daha bir azimle ve istekle savunmak için çalışacağımın özellikle bilinmesini isterim."

Kaynak: ANKA