Metin Göktepe, 8 Ocak 1996 tarihinde Ümraniye Cezaevinde yaşamını yitiren iki mahkûmun Alibeyköy'de yapılacak cenaze törenine 'Mutlaka ben izlemeliyim arkadaşlar' diyerek gitti. İstanbul Emniyet Müdürü Orhan Taşanlar’ın talimatı ile o gün cenazeye katılan bini aşkın insanla birlikte, Metin Göktepe de haberi izlemekteki ısrarı nedeniyle gözaltına alınarak Eyüp Spor Salonu’na götürüldü. Evrensel Gazetesi’nde çalıştığı bilinen Metin Göktepe, “Gazeteciye özel muamele” denilerek dövüldü. Öldüğü anlaşılınca spor salonunun yanındaki bir parka bırakılan Göktepe için “duvardan düştü”, “sandalyeden düştü” denildi.
Meslektaşlarının ısrarlı takibi, gazetesinin sahiplenmesiyle polisler tarafından öldürüldüğü ortaya çıkartılan Metin Göktepe’nin davası da Aydın, Afyon arasında gezdirildi. Ancak Türkiye’de bir ilk olarak, bir gazeteci cinayeti “faili meçhul” kalmadı. Yıllar süren davası sonrasında Metin Göktepe’yi öldüren polisler 2,5 yıl cezaya çarptırıldı.
Metin Göktepe adına 1998 yılından günümüze “Metin Göktepe Gazetecilik Ödülleri” veriliyor.
30. yılında mezarı başında anılacak!
Metin Göktepe öldürülmesinin 30. yılı olan 8 Ocak günü, meslektaşları, ailesi ve sevenleri tarafından anılacak. Anma için saat 11.00’de, Esenler Kemer Mezarlığı’ndaki mezarı başında buluşulacak ve konuşmaların ardından mezarına karanfiller bırakılacak.
“Yaşamak bir hırsızlık gibi geldi!”
Metin Göktepe’nin ablası Meryem Göktepe, 30 yıl geçmesine rağmen ne özlemlerinin ne de acısının geçtiğini söyledi. 24 Saat Gazetesi’ne açıklama yapan Meryem Göktepe, “Metin emeğin, adaletin, sokağın ve kayıpların, faili meçhul bırakılan cinayetlerin haberini yapan genç bir gazeteciydi. Öyle ki kendi katliamının da haberini ‘Ben Evrensel Gazetesi muhabiri Metin Göktepe’ haykırışlarıyla yaptı” dedi.
Aradan geçen 30 yıla rağmen Metin’in acısının dün gibi olduğunu belirten Meryem Göktepe şunları söyledi; “30 yıl oldu, özlemi bir asır, acısı dün gibi. Ancak hem Metin'den önce yitirdiklerimiz, hem de Metin gibi hunharca katledilenlerin ardıllarının gazeteciliği devam ettirme inadı sürüyor. ‘Metin Göktepe Gazeteciliği’ diye bir olgu var ve böylelikle Metin'in düşleri devam ediyor. Hem gazeteciliğini hem de Metin'i unutturmadan sürüyor.”
Şair Mahmut Temizyürek Metin Göktepe’nin öldürülmesinden sonra yazdığı şiirdeki şu dizelerle anlatmıştı ölümünü;
"...Ne ölümler gördüm de yaşamak hırsızlık gibi geldi bana/Bulmalı derdim, bulmalı ölümün erken dilini/O da oldu. /Gördüm celladımın gözlerini ve gülümsedim/Hepimize benziyordu, şaşırarak öldüm/Bir duvar dibiydi sanırım, ıssızdım ve soğuktu gece..."





