Gazeteciler Cemiyeti'nin ev sahipliğinde Ankara'da düzenlenen etkinlik çok sayıda gazeteci, akademisyen, meslek örgütü temsilcisi ve uzmanın katılımıyla başladı. Konferansta gazetecilik mesleğinin karşı karşıya bulunduğu ekonomik, teknolojik ve siyasi baskılar ele alınıyor.

40'ın üzerindeki ülkeden gazetecinin katılımıyla gerçekleşen etkinlik, Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nazmi Bilgin, Norveç Büyükelçisi Andreas Gaarder, Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu Başkan Yardımcısı Jurgis Vilcinskas, Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner ve Yenimahalle Belediye Başkanı Fethi Yaşar'ın açılış konuşmalarıyla başladı.

İçişleri Bakanlığı, 54 ilde düzenlenen operasyonlarda 258 şüphelinin yakalandığını açıkladı
İçişleri Bakanlığı, 54 ilde düzenlenen operasyonlarda 258 şüphelinin yakalandığını açıkladı
İçeriği Görüntüle

Whatsapp Image 2026 06 17 At 10.11.40

Bilgin: Basın özgürlüğünün önündeki engeller ancak dayanışmayla aşılabilir

Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nazmi Bilgin, gazeteciliğin dünyanın her yerinde benzer sorunlarla karşı karşıya kalan evrensel bir meslek olduğunu belirterek, Türkiye’de demokrasinin zaman zaman kesintiye uğradığını söyledi. Cezaevinde bulunan siyasetçiler ve gazetecilere dikkat çeken Bilgin, konferans aracılığıyla tutuklu gazetecilere dayanışma mesajı göndermek istediklerini ifade etti.

Uluslararası dayanışmanın önemine dikkat çeken Bilgin, konferansın farklı görüşleri bir araya getirerek basın özgürlüğü konusunda sorun yaşayan ülkelere destek sağlayacağını kaydetti.

Bilgin, “Gazetecilik, dünyanın her yerinde ortak sorunların yaşandığı bir meslek. Ne yazık ki ülkemizde demokrasinin zaman zaman sekteye uğradığı dönemleri yaşıyoruz. Biz her zaman gerçeğin peşinden koşmaya çalışıyoruz ama basın özgürlüğü bazı ülkelerde çeşitli engellere takılıyor. Bu engelleri aşabilmekteki en önemli işlev şüphesiz ki dayanışma. Eğer dayanışmayı gerçekleştirirsek basın özgürlüğüne uzanan eli hep birlikte tutarsak başarılı oluruz. O yüzden bu toplantı özellikle dayanışma alanında ciddi önem taşıyor. Bu toplantı, uluslararası birçok alandaki farklı görüşleri bir araya getirecek” diye konuştu.

Basın özgürlüğünün önündeki engellerin aşılmasında dayanışmanın kritik öneme sahip olduğunu vurgulayan Bilgin, Gazeteciler Cemiyeti’nin yıllardır korkuya teslim olmadan mücadele verdiğini belirterek, “Cemiyet'in kapısından içeri her türlü siyasi düşünce girdi ama korku giremedi. Yıllardır mücadelemizi sürdürüyoruz” dedi.

Whatsapp Image 2026 06 17 At 10.11.40 (1)

Gaarder: Yaptığınız işler bize cesaret ve ilham veriyor

Norveç Büyükelçisi Andreas Gaarder ise Norveç Büyükelçiliği’nin uzun yıllardır Gazeteciler Cemiyeti ile iş birliği yürüttüğünü belirterek, kurumun çalışmalarının kendileri için ilham kaynağı olduğunu söyledi. Dünya genelinde ifade ve basın özgürlüğünün baskı altında bulunduğunu ifade eden Gaarder, gazetecilik örgütleri ve meslek kuruluşlarının öneminin her geçen gün arttığını dile getirdi.

Gazetecilerin özgür bir şekilde çalışabilmesinin toplumların temel haklarından biri olduğunu belirten Gaarder, bağımsız gazeteciliğin özellikle zorlu dönemlerde kamuoyunun doğru bilgiye ulaşmasında kritik rol oynadığını söyledi. Demokratik yönetimlerin güçlü hukuk sistemleri ve adil kurumlarla mümkün olduğunu vurgulayan Gaarder, “Gazeteciler Cemiyetinin yıllardır ortağı olmaktan gurur duyuyoruz. Yaptığınız işler bize cesaret ve ilham veriyor. Gazeteciler arasındaki dayanışmayı daha da güçlendiriyorsunuz.

Dünya genelinde ifade ve basın özgürlüğü baskı altında. Böyle bir bağlam içinde dernek ve kuruluşların varlığı çok daha önemli hale geliyor. Adil kurumlar ve kanunlar olmadan gazetecilerin özgür çalışması mümkün değildir” ifadelerini kullandı.

Teknolojik gelişmeler ve yapay zekânın medya alanında yeni tartışmaları beraberinde getirdiğini belirten Gaarder, Norveç’in gazetecilere ve özellikle genç medya çalışanlarına desteğini sürdüreceğini kaydetti.

Whatsapp Image 2026 06 17 At 10.11.44

Vilcinskas: Güçlü medya, daha güçlü bir demokrasi demektir

Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu Başkan Yardımcısı Jurgis Vilcinskas da medya özgürlüğünün demokrasinin temel unsurlarından biri olduğunu söyledi. Gazetecilerin sadece mesleklerini icra ettikleri ve kamu adına soru sordukları için hukuki süreçlerle karşı karşıya kaldıklarını belirten Vilcinskas, "Medya özgürlüğünün ikinci sıraya atılamayacağını ve demokrasinin yapı taşı olduğunu" vurguladı. Vilcinskas, "Bağımsız gazeteciler olmadan bilgilendirilmiş toplum olamaz. Gerçekler olmadan kamu güveni olmaz” dedi.

Bağımsız gazeteciliğin olmadığı bir ortamda toplumun sağlıklı bilgiye ulaşamayacağını ifade eden Vilcinskas, dijital dönüşüm, ekonomik sorunlar, yapay zekânın yükselişi ve çalışma koşullarındaki güvencesizliğin gazeteciliğin güncel sorunları arasında yer aldığını söyledi. Avrupa Birliği’nin özgür, bağımsız ve çoğulcu medyanın güçlendirilmesine önem verdiğini belirten Vilcinskas, “Güçlü medya daha güçlü bir demokrasi demektir” değerlendirmesinde bulundu.

Whatsapp Image 2026 06 17 At 10.23.01

Güner: Özgür basın olmazsa hesap verebilir siyasetten bahsedemeyiz

Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner ise basın özgürlüğünün insanlığın ortak değerlerinden biri olduğunu ifade etti. Gazeteciliği demokrasinin oksijeni olarak nitelendiren Güner, özgür basının olmadığı bir ortamda halkın haber alma hakkı ile hesap verebilir yönetim anlayışının zarar göreceğini söyledi.

Güner, “Gazetecilik demokrasinin oksijenidir ve bunu kaybedersek yaşam alanımızı kaybederiz. Özgür bir basın olmazsa haklın haber alma hakkından ve hesap verebilir bir siyasetten bahsedemeyiz” sözlerini aktardı.

Sosyal medyanın bilgi akışını hızlandırırken aynı zamanda dezenformasyon riskini artırdığına dikkat çeken Güner, çözümün sansür ya da baskı değil bağımsız gazetecilik olduğunu belirtti. Gazeteciliğin suç olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Güner, “Hiçbir gazeteci yazdığı bir haber ya da attığı bir manşet nedeniyle tehdit edilmemelidir. Gazetecilik suç değildir. Bu etkinliğin özgür gazetecilik açısından önemli olacağına inanıyorum. Daha özgür ve aydınlık yarınlarda buluşacağımıza yürekten inanıyorum” dedi.

Whatsapp Image 2026 06 17 At 10.23.06

Yaşar: Halkın doğru haber alabilmesinin şartı, güçlü bir medyadır

Yenimahalle Belediye Başkanı Fethi Yaşar da gazeteciliğin toplumlar için hayati öneme sahip bir meslek olduğunu belirterek, halkın doğru bilgiye ulaşmasının güçlü ve bağımsız medya sayesinde mümkün olduğunu söyledi.

Gazeteciliğin kamusal bir ihtiyaç olduğunu ve sürdürülebilir bir medya yapısının demokratik toplumlar açısından vazgeçilmez olduğunu ifade eden Yaşar, “Gazetecilik dünya için hayati bir meslektir. Halkın doğru haber alabilmesi güçlü bir medyadan geçiyor. Basın, toplum üzerinde şeffaflık ve hesap verebilirlik kültürünün yerleşmesinde büyük bir rol oynar. Güç odakları bilgilendirmeyi işlerine geldiği gibi yaparlarken halk ancak özgür medya ile bilgiye erişebilir. Yeter ki gazeteci özgür olsun, güçlünün değil halkın yanında olsun” sözleriyle gazeteciliğin toplumsal sorumluluğuna vurgu yaptı.

Whatsapp Image 2026 06 17 At 10.11.42 (1)

“Gazetecilik kamusal bir ihtiyaçtır”

Tüm dünya için sürdürülebilir bir medyanın varlığının olmazsa olmaz olduğunu vurgulayan Yaşar, gazeteciliğin tarih boyunca demokrasinin temeli olduğunu ifade etti. Yaşar, “Gazetecilik kamusal bir ihtiyaçtır. Küresel ölçekte gazeteciliğin geleceği, etik değerlere bağlı kalan ve özgürlüğü savunan bir medya olmasına bağlıdır. Medya sahiplerinin gazeteci değil iş adamı olduğu bir toplumda haklın doğru bilgiye ulaşması imkansızdır. Yeter ki gazeteci özgür olsun, güçlünün değil halkın yanında olsun. Doğru bildiği yoldan şaşmayan, dünyanın her yerindeki gerçek gazetecilere saygılarımı sunuyorum” diye konuştu.

Whatsapp Image 2026 06 17 At 10.11.39-1

Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu Üyesi Zeynep Gürcanlı'nın sunuculuğunu üstlendiği konferans, gün boyunca düzenlenecek oturumlarla devam edecek. Etkinlik kapsamında gazeteciliğin karşı karşıya olduğu küresel sorunlar, basın özgürlüğü, dijital dönüşüm, yapay zekâ ve medya ekonomisi gibi başlıklar ele alınacak.

Whatsapp Image 2026 06 17 At 10.23.07

Konferans devam ediyor

“Avrupa ve Türkiye Medya Ortamında Zorluklar ve Fırsatlar” başlıklı oturumda konuşan EFJ Başkanı Maja Sever konuşmasında, Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nazmi Bilgin’in, “ömrümde 10 yıl bile demokrasi içinde geçmedi” sözüne atıf yaparak, bu durumun endişe verdiğini, demokrasinin ne kadar kırılgan bir kavram olduğunu gösterdiğini söyledi. Yine Bilgin’in “Dünyanın en zengini benim, her yerde dostlarım var” sözüne atıf yapan Sever, gazeteciler tecrit edilirken, baskı görürken, dayanışmanın önemli olduğunu belirterek, “Ben de Türkiye’de dostlarımın arasında bulunuyorum” dedi.

Konuşma yaptığı “Avrupa ve Türkiye Medya Ortamında Zorluklar ve Fırsatlar” başlığına atıf yapan Maja Sever, konu başlığının içinde bulundukları dönemi tarif ettiğini söyledi.

Bu dönemin bilgi üretme alışkanlıklarını değiştirdiğini, yeni riskleri de beraberinde getirdiğini belirten Maja Sever, gazetecilerin haber peşinde koşmasının, zor soruları sormasının halka hizmet etmek için olduğunu ifade etti.

Konuşmasında sık sık Türkiye’nin zengin ve renkli kültürüne atıf yapan Sever, böyle bir ülkede gazetecilerin de baskı altında olmasını anlamadıklarını ifade etti.

Sever: Gazetecinin haber alma hakkı korunmalıdır

Gazetecilerin terörizmle, casuslukla suçlanmasını, tedbirler uygulanmasını sadece gazeteciliği değil, demokrasiyi de zayıflattığını ifade eden Maja Sever, özgür medya mücadelesini küresel mücadele olarak yürütmek gerektiğini söyledi.

Türkiye ile Hırvatistan’ı kıyaslayan Sever, her iki ülkede de gazetecilerin siyasi baskıların yanı sıra ekonomik zorluklar, güvencesizlik, çalışma normlarının düşüşü ile karşı karşıya kaldıklarını ifade etti. Sever, güvenli çalışma olmadığı yerde özgür basının, özgür basının olmadığı yerde demokrasinin de olmayacağını dile getirdi.

Mevzuatın da gazeteciliği suça dönüştürdüğünü, bu konularda zaman zaman uyardıklarını dile getiren Sever, gazeteciliğin güvenlik tehdidi olarak görülmemesi gerektiğini söyledi. Maja Sever, “Gazetecinin haber alma hakkı korunmalıdır. Gazeteciler sokakta güvenle işini yapabilmelidir. Bu demokrasiyi güçlendirir” diye konuştu.

Yeni bir tehdit: "Küresel teknoloji güçleri”

Gazeteciliğin yeni bir tehdit ile karşı karşıya olduğunu, sadece siyasi tehdit değil, küresel teknoloji güçlerinin de tehditleri olduğunu ifade eden Sever, küresel teknoloji güçlerinin dünya tarihinde medyanın ulaşamadığı kitleye ulaştıklarını söyledi.

Ancak yapay zeka ve diğer teknolojinin gazetecinin yerini alamayacağını, haberi yine gazetenin yapacağını, savaş bölgesine gazetecinin gideceğini, teknolojinin kendi kendine haber yapamayacağını dile getirdi.

Her devletin somut hamleler yapmasının güçlü mevzuat, kaliteli gazetecilik için önemli olduğunu, bunun da demokrasiyi güçlendireceğini ifade eden Sever, “Birleşmeliyiz, yan yana durmalıyız. Umut ediyorum ki bir araya gelirsek güçlü bir mesaj veririz” dedi.

Bir gazeteciyi savunmanın bir kişiyi savunmak olmadığını, toplumun gerçeğe ulaşma hakkını savunmak olduğunu belirten Sever, böylece demokrasiyi savunmuş olacaklarını ifade etti.

Whatsapp Image 2026 06 17 At 10.38.59 (1)

Durmuş: Mahkeme salonları ve cezaevleri ile sınandığımız bir dönemden geçiyoruz

Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Genel Başkanı Gökhan Durmuş da yaptığı konuşmada, basın özgürlüğüne yönelik yıllardır devam eden saldırılara dijital dönüşümün de eklendiğini ifade etti. “Dezenformasyon yasası sonrası haber yapan her gazetecinin mahkeme salonlarıyla, cezaevleriyle sınandığı bir dönemden geçiyoruz” diyen Durmuş, halen cezaevlerinde 11 gazetecinin, gazetecilik faaliyetleri nedeniyle tutuklu bulunduğunu söyledi.

Her gün karakollara gidip parmak izini okutan meslektaşlarının sayısını bile bilemediklerini belirten Durmuş şunları aktardı:

“Çok açık bir şekilde şunu görüyoruz ki iktidar bu ülkede haber yapılmasını istemiyor. Savcılar, hâkimler yapılan haberlerin doğruluğuna değil gazeteciyi kimin şikâyet ettiğine bakarak karar veriyorlar. Hukukun bağımsızlığını yitirdiği bir ülkede demokrasi kalbinden bıçaklandı. Ülkedeki vatandaşların yargıya güveni ortadan kalktı. İktidarın politik uygulamalar nedeniyle toplumda oluşan kutuplaşmanın bir benzerini medya sektöründe de yaşıyoruz. Doğruya, yanlışa, kamu yararına değil kimin söylediğine bakılan bir dönemin içerisindeyiz.”

“Gazeteciler açlık ve yoksullukla sınanıyor”

Gazetecilerin açlık ve yoksullukla sınandığı çalışma ortamına işaret eden Durmuş şunları dile getirdi:

“Gazetecilik hiçbir dönem çok para kazandıran bir meslek olmadı ama son yıllarda yaşadığımız kadar da yoksulluk ve açlıkla sınandığımız bir dönem olmamıştı. Açlık sınırı seviyesinde çalışmak zorunda bırakılan gazetecilerden yaratıcı işler yapmasını bekleyemeyiz. Elektrik faturasını nasıl ödeyeceğini düşünen bir gazetecinin kamu yararına canı, özgürlüğü pahasına haber yapmasını beklemek vicdansızlık olur.”

Durmuş, çözüm olarak “Basın meslek örgütlerinden başlayarak, muhabirinden genel yayın yönetmenine kadar tüm gazetecilerin yan yana gelmesi ve ortak bir mücadele içerisine girmesi” olduğunu belirterek, “Çözüm birlikte mücadeleden geçmektedir” dedi.

Whatsapp Image 2026 06 17 At 10.38.59

Lainez: Dünyanın hiçbir yerinde güvende değiliz

IFJ Başkanı Zuliana Lainez ise konuşmasında, Türkiye ve Avrupa için nabız yoklaması yapabilmekten çok memnun olacağını söyledi. 6 Mayıs’ta görevi geldiğini, şu an başkanlık yaptığı EFJ ekibiyle amaçlarının paydaşları ile yakın olmak, evrensel sendikacılık ruhunu yaşatabilmek olduğunu ifade eden Lainez, gazeteciliğin bütün dünyada aynı sorunlarla karşılaştığını, sadece kapsamı ve boyutunun değiştiğini söyledi. Gazze’de, Ukrayna’da, Pakistan’da, kendi ülkesi Meksika’da gazetecilerin öldürüldüğünü dile getiren Lainez, gazetecilerin uyarılmasının tüm toplumun susturulması için bir uyarı olduğunu söyledi.

Avrupa’da, Malta’da öldürülen, şiddete uğrayan, hapsedilen gazeteciler olduğunu da belirten Lainez, Türkiye’de cezaevinde bulunan gazetecilere dayanışma duygularını iletti. Lainez, basın kuruluşlarını satın alan milyarderlerin gazetecilerin çoğunu işten çıkardığını, Güney Amerika’da da buna tanık olduklarını aktardı. Bütün bunların da halkın medyaya güven kaybının yaşandığı dönemde olduğunu aktaran Lainez, “Burada hepimiz bir şeyler yapabiliriz. Sizler, hepimiz sürekli meslektaşlarımızı düşünmeliyiz. Bunu nasıl yapacağız? Bir araya gelme, kurumlarımızı güçlendirme ile. Daha fazla kadın istihdam ederek kuruluşlarımızı güçlendirebiliriz. Birlikte çalışmalıyız çünkü dünyanın hiçbir yerinde güvende değiliz” diye konuştu.

Whatsapp Image 2026 06 17 At 10.52.15

Tekelleşme, dijital tacizler, hukuki baskılar

Daha sonra Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Başkanı Vahap Munyar söz aldı. Munyar, Cemiyetlerinin, yurttaşların habere ve gerçeğe erişebilmesi, haberin serbest dolaşımının sağlanabilmesi amacıyla 80 yıldır mücadele yürüttüğünü ve bu yıl 80’inci, basının hafızası niteliğindeki Basın Müzesi’nin ise 38’inci kuruluş yıl dönümünü kutladıklarını hatırlattı.

Gazeteciler Cemiyeti’nin Medya Konferansı’nda Avrupa’da ve Türkiye’de "Medya Ortamında Zorlukları ve Fırsatları" konuşmak üzere buluştuklarını belirten Munyar hem Avrupa’da hem Türkiye’de basın özgürlüğü alanında yaşanan sorunlara değindi:

“Bizler meslek örgütü temsilcileri olarak Türkiye’deki sorunları yüksek sesle dile getirmeye, toplantılar yapmaya, tutuklanan gazetecilerle dayanışma içinde olmaya devam ediyoruz. Ancak basın ve düşünceyi ifade özgürlüğü standartları açısından hem Avrupa’da hem de dünyada genel bir gerileme olduğunu hepimiz farkındayız.

Avrupa ülkelerinde basın özgürlüğü, genel anlamda yüksek standartlara sahip olsa da, özellikle son yıllarda medya sahipliğinin tekelleşmesi, artan dijital tacizler, hukuki baskılar ve siyasi müdahaleler nedeniyle tablonun değiştiğini gözlüyoruz.”

Kamu yayıncılığının siyasi müdahalelerle ve bütçe kesintileriyle zayıflatıldığını, medya sahipliğinin az sayıda şirketin elinde toplanmasının, ekonomik baskıları ve sansürü beraberinde getirdiğini aktaran Munyar, “Bağımsız medya kuruluşları finansal olarak zorlanıyor. Gazetecileri susturmak amacıyla açılan asılsız ve çok yüksek tazminat talepli davalar, basın emekçileri üzerinde ciddi bir oto sansür mekanizması yaratıyor” diye konuştu.

“Türkiye basın özgürlüğünde 180 ülke içinde 163. sırada”

Freedom House’un “Dünyada Özgürlükler 2025” raporuna göre Türkiye, önceki yıllarda olduğu gibi “özgür değil” kategorisinde yer aldığını hatırlatan Munyar, “Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) tarafından yayımlanan Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi verilerine göre Türkiye’nin durumu kritik düzeyde değerlendirilmektedir. Küresel sıralamada Türkiye, 180 ülke arasında 163’üncü sırada yer almaktadır. Resmî ilan kesme cezaları, eleştirel yayın yapan televizyon kanallarına uygulanan idari para cezaları ve reklam ambargoları bu değerlendirmelerde etkili unsurlar arasında gösterilmektedir” diye konuştu.

Yargısal baskılara da atıf yapan Munyar, gazeteci tutuklamalarında dezenformasyon iddialarının, terör mevzuatı ve “cumhurbaşkanına hakaret” suçlamalarının öne çıktığını da dile getirdi.

Whatsapp Image 2026 06 17 At 11.18.30

Etkinlik toplu fotoğraf çekiminin ardından panel oturumlarıyla devam etti.

Muhabir: Cemre Polat