Gözaltına alınan 24 kişinin tamamı serbest bırakılırken, tutuklanmaları istenen 5 öğrenciden 2’si 2911 sayılı kanun kapsamında adli kontrolle serbest bırakıldı, diğer 3 öğrenci ise ‘mala zarar’ suçlamasıyla Sulh Ceza Hakimliği tarafından salıverildi.

Osman Kavala davasında AİHM kararı açıklandı
Osman Kavala davasında AİHM kararı açıklandı
İçeriği Görüntüle

Öğrenciler, Ankara Adalet Sarayı önünden Kızılay’a yürüyerek, Yüksel Caddesi’ndeki İnsan Hakları Anıtı önünde yaşanan süreci şu sözlerle anlattı:

“Faşist çeteler arkadaşlarımıza saldırdı ve tehditler savurdu”

“Hacettepe Ülkücü Teşkilatı’nın ‘Reis değişimi ve bayrak devri’ törenine izin vermeyeceğimizi ifade eden biz öğrenciler, yemekhane meydanında bir araya gelerek bu teşkilatın neye hizmet ettiğini ve nasıl bir çete olduğunu gösteren bir basın açıklaması yaptık. Basın açıklamamız sırasında, okuldaki güvenliği sağlamakla görevli polis ve özel güvenlik ekipleri, eli kanlı çete üyelerinin palalarla okula serbestçe girmesine göz yumdu. Öğle saatlerinde ise faşist çeteler, okul içindeki ‘Nacho’ adlı mekanda arkadaşlarımıza saldırdı, tehditler savurdu ve çatısından soda şişesi, cam parçası, sandalye ve tuğla fırlattı. Tüm bu saldırılar sırasında yüzlerini maskelerle gizleyen çeteler, polisin önlemlerine rağmen öğrencileri tehdit etmeye devam etti.”

“Bu karanlığa teslim olmamak için mücadeleyi büyüteceğiz”

“Bir arkadaşımızın kafası palayla yaralanırken, saldırgan özel güvenlik neredeyse ödüllendirilircesine gözaltına alındı; bizler ise polisler tarafından işkenceyle gözaltına alındık. Palayla saldırılan arkadaşlarımıza destek için Bilkent Şehir Hastanesi’ne gittiğimizde bir kısmımız ablukaya alınıp gözaltına alındı. Dün gece ise MHP baskısıyla arkadaşlarımız gözaltında tutuldu. Bu yaşananlar kesinlikle tesadüf değildir. Madımak katliamına göz yumanlar, Hrant Dink’in katilini koruyanlar ve bugün öğrencilerin üzerine palalarla saldıran faşist çeteleri koruyanlar aynıdır. Sermaye devleti, hak ve gelecek mücadelesi verenleri yıldırmak için çeşitli baskılar uygulamaktadır. Faşist çetelerin okullara girmesine göz yumulması, korunması ve hatta ödüllendirilmesi bunun bir sonucudur.

Bizler, faşistlerin adı değişse de zihniyetin aynı olduğunu biliyoruz. Hrant Dink’in eşi Rakel Dink’in dediği gibi ‘bir bebekten katil yaratan’ bu karanlık düzeni sorgulayacak ve kampüslerden meydanlara, bu karanlığa teslim olmamak için mücadeleyi büyüteceğiz. Tüm arkadaşlarımızı faşizme karşı omuz omuza olmaya ve direnişi büyütmeye çağırıyoruz.”

Kaynak: ANKA