"Kent uzlaşısı" soruşturması kapsamında tutuklanmasının ardından tahliye edilen ancak dünkü duruşmada "örgüt üyeliği" suçlamasıyla hapis cezasına çarptırılan Ahmet Özer, bugün kameralar karşısına geçerek davanın arka planına dair çarpıcı iddialarda bulundu. Özer, kendisinin içerideyken barış sürecine destek verememekten üzüntü duyduğunu ancak verilen bu son kararın asıl hedefinin çözüm arayışlarını sabote etmek olduğunu iddia etti.

Özgür Özel'den 'Eren Ali Bingöl' açıklaması: "Beni arayıp ağladı"
Özgür Özel'den 'Eren Ali Bingöl' açıklaması: "Beni arayıp ağladı"
İçeriği Görüntüle

"Taziye telefonundan suç çıkarma mantığı hukuk dışıdır"

Özer, suçlamaların temel dayanaklarından biri olan telefon görüşmelerine dair yaptığı savunmada, taziye dilekleri için yapılan görüşmelerin suç sayılmasının kabul edilemez olduğunu dile getirdi. Kendisini tahliyesinin ardından 100 binden fazla insanın aradığını belirten Özer, bir belediye başkanının kendisini arayanlara "güvenlik soruşturması" (GBT) yapmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu söyledi. Ayrıca Esenyurt’ta düzenlenen ve sanatçı Rojda’nın sahne aldığı festivali hatırlatan Özer, bu etkinliği ilçe kaymakamı ile birlikte açtıklarını, on binlerce kişinin katıldığı bir ortamda atılan münferit sloganlardan belediye başkanının sorumlu tutulmasının "düşman ceza hukuku" örneği olduğunu savundu.

Bahçeli’nin çıkışınateşekkür ve iktidara çağrı

Açıklamalarında MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin dosyanın içeriğine dair daha önce yaptığı "boş dosya" vurgusuna da değinen Ahmet Özer, bu gerçeğin bizzat iktidar ortağı tarafından tescil edilmesinin önemine dikkat çekti. Bahçeli’ye ve Feti Yıldız’a doğruları söyledikleri için teşekkür eden Özer, ancak bu aşamadan sonra sadece açıklamaların yeterli olmadığını, haksızlıkların son bulması için somut adımlar atılması gerektiğini ifade etti. Özer, eğer başka bir partinin belediye başkanı olsaydı ya da Kürt kimliği üzerinden bir tartışma yürütülmeseydi bu davanın buralara gelmeyeceğini iddia ederek, Kürt olmayı terörle eşleştiren bir mantıkla barışın inşa edilemeyeceğini vurguladı.

Ahmet Özer konuşmasının sonunda, Esenyurt üzerindeki "rant telaşının" kayyım yoluyla sürdürülmek istendiğini ileri sürerek bir dizi talepte bulundu. Kayyım uygulamasına son verilmesi, hasta tutukluların serbest bırakılması, AYM ve AİHM kararlarının eksiksiz uygulanması gibi taleplerini sıralayan Özer, ana muhalefet partisine operasyon yaparak toplumun yarısının dışlanamayacağını belirtti. Adil yargılanma hakkı tesis edilene ve demokrasi tüm kurumlarıyla işletilene kadar mücadelesine devam edeceğini söyleyerek sözlerini noktaladı.

Muhabir: Nihal Alp