İBB Davası kapsamında çapraz sorguya alınan Ekrem İmamoğlu, Baki Aydöner’in kendi adını kullanarak müteahhitlerle görüştüğü veya iş takibi yaptığı iddiasına tepki gösterdi. İmamoğlu, söz konusu iddiaya ilişkin “Canına okurdum” ifadesini kullandı. İhale süreçleri ve hakediş ödemelerine müdahale ettiği yönündeki iddiaları reddeden İmamoğlu, “Bu şekilde bir talimatım olmamıştır, kimseye de buna müsaade etmem” dedi.

ANKA'nın haberine göre itirafçı sanık Adem Soytekin’in sorularını da yanıtlayan İmamoğlu, müteahhitlerin haklarını koruduğunu belirtti. İmamoğlu, “Ben müteahhide söz hakkı bırakmam. Bir müteahhit işini gerçekten iyi yapıyorsa onun hakkını herkesten fazla korurum. Avcılar bitmek üzere, Bahçelievler’deki stat da bitti ve teslim edildi. Nasıl böyle bir şey aklına geliyor? Ekrem İmamoğlu senin firmanı batırmakla mı uğraşacak? Aklını mı yedin sen?” diye konuştu. İmamoğlu’nun çapraz sorgusu tamamlanırken duruşmada avukatların savunmalarına geçildi.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik davada, aralarında Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu 436 sanığın yargılanmasına devam ediliyor. Sanıkların 53’ünün tutuklu olduğu davanın 101’inci günündeki duruşma, İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi yerleşkesinde görüldü. Duruşmada İmamoğlu’nun çapraz sorgusu gerçekleştirildi.

Mahkeme başkanı ve savcının sorularını yanıtlayan İmamoğlu, daha sonra diğer sanıkların yönelttiği sorulara da cevap verdi.

Mahkeme Başkanı ile İmamoğlu arasında “güzel bağladı” diyaloğu

İmamoğlu, tutuklu İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş'in Cebeci Maden Sahası’ndaki süreçlerine ilişkin sorulara yanıt verdi. Sahadaki denetim ve izin işlemlerini anlatan İmamoğlu, şu ifadeleri kullandı:

“Orman Bakanlığı'na ya da Orman Bölge Müdürlüğü'ne soru sorulmasını önerdim. Sayın Savcı’ya, ‘Bakanlık burayı denetlemiş mi, Orman Bölge Müdürlüğü gidip gelmiş mi?’ diye sorulmasını ve bu konuda bir soruşturma başlatılmasını önerdim.”

İSFALT’ın sahadaki rolüne de değinen İmamoğlu, kurumun işi ortaklık kapsamında üstlendiğini söyledi. İmamoğlu, “İSFALT’ın bu işi ortaklığı karşılığında üstlendiğini ifade ettim. Ancak işin esas maliki konumunda değil; onun da bir protokole bağlı olduğunu söyledim. Maden sahasına dönüştüğü 2018 yılında, yani biz göreve gelmeden önce, protokole bağlanmış bir husus bu” dedi.

Keleş’in sorularının uzaması üzerine mahkeme başkanı araya girerek, “Fatih Bey, soru mu soruyoruz, iddia makamına cevabınızı soru yöntemiyle mi kullanıyoruz” diye sordu. Keleş, bunun ardından İmamoğlu’na dönerek, “Yani buradaki Çevre Koruma'nın bu yol belgesini MAPEG'in talebi üzerine verdiğini biliyor musunuz Sayın Başkanım” sorusunu yöneltti. İmamoğlu, soruya “Güzel bağladı” yanıtını verdi. Mahkeme başkanı ise “Sizden öğrendi” karşılığını kullandı.

İmamoğlu'ndan Adem Soytekin'e: “Aklını mı yedin?”

İtirafçı sanık Adem Soytekin, yaptığı kreş, okul, cami, yol ve kavşak projelerindeki bağış süreçlerini anlatarak İmamoğlu’na sorular yöneltti. Soytekin, söz konusu çalışmalarda önceden tercih edilmediğini ve projelerin maliyetini başlangıçta kendi kaynaklarıyla karşıladığını savundu.

Soytekin, süreci anlatırken “Ben yaptığım kreşlerde, okullarda, camilerde, belirli yol ve kavşaklarda önceden tercih edilmedim. Ben işi yapmış, bitirmiş olurdum. Bütün sermayesini kendi paramla karşıladım. Yaklaşık sekiz ay sonra bağışçı bulundu ve para ödendi” dedi.

Yaptığı işlerin karşılığında aldığı ödemeleri bağış olarak bildiğini belirten Soytekin, bu ödemelerin rüşvet olarak nitelendirilmesine tepki gösterdi. Soytekin, “Ben Sayın Ekrem İmamoğlu’na şunu sormak istiyorum: Eğer bu rüşvetse bana neden açıklama yapılmadı? Bu konuda neden yalnız bırakıldım? Ben bunların hepsini bağışlıyorum diye biliyordum ama verenler rüşvet olduğunu iddia ediyorlar” ifadelerini kullandı.

Soytekin’in açıklamalarına yanıt veren İmamoğlu, yargılama sürecinde bazı kişilerin ifadelerini değiştirdiğini öne sürdü. İmamoğlu, “Buraya gelip ya da tutuklandıktan sonra beyanlarına eklemeler yapan, ifadelerini değiştiren çok kişi oldu. Sen de biliyorsun, sen de yaşadın. Onun için sen yandın ve burada her şeyi anlattım, sen de duydun” diye konuştu.

Soytekin’in KİPTAŞ’taki hakediş ödemeleri üzerinden kendisinden para istendiği iddiasını gündeme getirmesi üzerine İmamoğlu, bu anlatıma itiraz etti. İmamoğlu, “Adem, birincisi, ne Ali Kurt’un ne de bir başkasının böyle bir şeye cesaret etmesi mümkün. İkincisi, burada senin bir iddian var. Başka bir ortağın da çıkıp ‘Bizim böyle bir eylemimiz asla olmadı’ dedi. Dolayısıyla senin ifadenin tam tersini söyledi” ifadelerini kullandı.

Kendi adına rüşvet talep edilmesinin mümkün olmadığını savunan İmamoğlu, “Hiç kimse benim adıma, senin bahsettiğin nitelikte rüşvet vesaire isteyemez” dedi.

Milli motosikletçi Can Öncü, Dünya Supersport Şampiyonası'nda üçüncü oldu
Milli motosikletçi Can Öncü, Dünya Supersport Şampiyonası'nda üçüncü oldu
İçeriği Görüntüle

Soytekin’in şirketinin batırılmaya çalışıldığı iddiasına da karşı çıkan İmamoğlu, müteahhitlerin zarar görmemesi için çaba gösterdiğini söyledi. İmamoğlu, “Ben hiç kimsenin ekmeğine göz dikmem. Herkesin kazanması ve zarar etmemesi için müteahhitlerin bile yanında durdum. Bürokratlarıma, ‘Aman, titiz olun’ dedim” diye konuştu.

Müteahhitlerin haklarını gözettiğini yineleyen İmamoğlu, “Ben müteahhide söz hakkı bırakmam. Bir müteahhit işini gerçekten iyi yapıyorsa onun hakkını herkesten fazla korurum” ifadelerini kullandı. Avcılar’daki proje ile Bahçelievler’deki stadyumu örnek gösteren İmamoğlu, “Avcılar bitmek üzere, Bahçelievler’deki stat da bitti ve teslim edildi. Nasıl böyle bir şey aklına geliyor? Ekrem İmamoğlu senin firmanı batırmakla mı uğraşacak? Aklını mı yedin sen?” dedi.

Soytekin, Mehmet Pehlivan’ın 7 Mart’ta yapılan bir toplantıya İmamoğlu’nun talimatıyla katıldığı iddiasını da gündeme getirdi. İmamoğlu ise Pehlivan’ın toplantıya katılmadığını belirterek, “Mehmet Pehlivan ‘Katılmadım’ diyor, HTS kayıtlarında da yok. Bunları bana sormanın anlamını hâlâ anlayamadım” ifadelerini kullandı.

İmamoğlu, Ali Kurt'a gönderdiği mesajı doğruladı

KİPTAŞ Genel Müdürü Ali Kurt, 2019’da TOKİ’de görev yaptığı dönemde AKP iktidarı döneminde işe alınan bürokratlarla çalışması nedeniyle eleştirildiğini anlattı. Kurt, bu eleştiriler üzerine istifayı düşündüğünü belirterek İmamoğlu’nun kendisine “Kulağını kapa, işine odaklan. Hızlıca KİPTAŞ’ı toparla ve temel at” mesajını gönderip göndermediğini sordu.

İmamoğlu, Kurt’a gönderdiği mesajı doğruladı. İmamoğlu, “Sana da ‘Kulağını tıka, işine bak’ dedim. Herkese de aynı şeyi söyledim. Herkesle performansına göre devam ettim” yanıtını verdi.

Kurt’un çalışmalarına ilişkin değerlendirmede bulunan İmamoğlu, KİPTAŞ yönetimindeki performansına teşekkür etti. İmamoğlu, “Emeğine teşekkür ederim. Gerçekten güzel bir KİPTAŞ yönetimi ortaya koydun. Daha öncekileri biliyoruz, kayırmacılığı biliyoruz. Emeğine teşekkür ediyorum” dedi.

Kurt ise Soytekin’in ifadeleri nedeniyle hukuki girişimde bulunacağını açıkladı. Soytekin’in beyanlarının yalan olduğunu ve yargıyı yanıltmaya yönelik davranış içerdiğini savunan Kurt, “Bununla ilgili yalan beyanda bulunması ve yargıyı yanıltmaya yönelik davranışları nedeniyle suç duyurusunda bulunulmasını talep ediyorum” ifadelerini kullandı. Kurt ayrıca, bu konunun tahliye talepleri değerlendirilirken dikkate alınmasını istedi.

“Ödeme tabloları üzerinden hiç konuşmadım”

Baki Aydöner ve Bulut Aydöner’in avukatları, İmamoğlu’na İstinye’deki iki taşınmazın devri ve hakediş ödemeleriyle ilgili sorular yöneltti. Avukatlar, taşınmazların Serbülent Danış’tan Bulut Aydöner’in sahibi olduğu Hanonoğulları DTM’ye zorla devredildiği iddiasını gündeme getirdi. Sorularda, devir işleminin ardından ortak girişimin hakediş ödemelerinin düzenli yapılmaya başlandığı da ileri sürüldü.

İhale ve ödeme süreçlerine müdahale ettiği iddiasını reddeden İmamoğlu, ödeme tabloları üzerinden herhangi bir görüşme yapmadığını söyledi. İmamoğlu, “Hiçbir zaman sizinle herhangi bir ödeme tablosu üzerinden konuştum mu? Ya da ‘Getirin bakayım, şu an hangi müteahhitlere ödeme yapıyorsunuz ya da yapmıyorsunuz?’ diye sordum mu?” diye konuştu.

Ödemeler konusunda talimat verdiği iddiasını kabul etmeyen İmamoğlu, “Bu şekilde bir talimatım olmamıştır, kimseye de buna müsaade etmem” dedi. Böyle bir usulsüzlükten haberdar olması halinde yakın çalışma arkadaşlarıyla da ilişkisini keseceğini belirten İmamoğlu, “Bunun tek bir tarafını duysam, en yakınım dahi olsa, çalışma arkadaşlarımla hayatım boyunca ilişkimi keserdim” ifadelerini kullandı.

Baki Aydöner’in kendi adını kullanarak müteahhitlerle görüştüğü veya iş takibi yaptığı iddiasına da yanıt veren İmamoğlu, “Canına okurdum” dedi.

Serbülent Danış’ı tanımadığını söyleyen İmamoğlu, Aydöner’in kendi adına böyle bir görüşme yapmasına izin vermeyeceğini belirtti. İmamoğlu, “Tanımıyorum, öyle bir şey yok. Ne o adamı tanıyorum ne de Baki Bey’in kendi adına böyle bir diyaloğu olsa buna izin verirdim. Kendi namıma, kendi kişisel tavrımla canına okurdum. O kadar net söyleyeyim; arkadaşlığımı koparırdım” diye konuştu.

KİPTAŞ’ın Pendik’teki Arkatlı projesinde bir dairenin devredilmesiyle ilgili soruyu da yanıtlayan İmamoğlu, “Hiç kimseyle ilgili böyle bir şey olmadı” ifadesini kullandı. İmamoğlu, söz konusu dairenin devri için herhangi bir talimat vermediğini ve istekte bulunmadığını belirtti.

İmamoğlu, Ertan Yıldız ve İçişleri Bakanlığı avukatlarının sorularını yanıtladı

Ertan Yıldız’ın avukatı, İmamoğlu’na müvekkiliyle arasında husumet bulunup bulunmadığını sordu. İmamoğlu, Yıldız’a altı yıl boyunca yetki vermiş olmasının aralarında husumet olmadığını gösterdiğini savundu. Yıldız’ın kendisine karşı husumet besliyor olabileceğini belirten İmamoğlu, “Benim bir husumetimin olmadığı, kendisine altı yıl boyunca verdiğim yetkilerden bellidir. Kendisinin bana karşı bir husumeti olabilir. Maddi ya da manevi nedenlerle, belki de sağlık nedeniyle yaşamaktan korktuğu için böyle davranıyor olabilir” yanıtını verdi.

Avukat, İmamoğlu’nun daha önce Yıldız’ın sesini duyamadığını, ancak onun bağırışlarını duyduğunu söylediğini hatırlattı. Ardından, “Cezaevinin duvarı nasıl bir duvardır ki sizin sesiniz duyulmuyor da Ertan Yıldız’ın sesleri duyuluyor” sorusunu yöneltti. İmamoğlu ise “Geceler boyunca duyduğum sesi tarif ettim” diyerek cevap verdi.

Mahkeme başkanı, avukatın sorusuna müdahale ederek bunun yargılamaya katkı sağlamadığını belirtti. Avukatın, İmamoğlu’nun Yıldız için kullandığı “hayal kırıklığı” ifadesinin etkin pişmanlıktan yararlanmasıyla ilgili olup olmadığını sorması üzerine İmamoğlu, “Etkin pişmanlık ifadesinin içindeki iftiralarından dolayı” yanıtını verdi.

Duruşmada İçişleri Bakanlığı avukatı da İmamoğlu’na denetim yapıp yapmadığını sordu. İmamoğlu, 2019’da göreve geldikten sonra yürütülen denetimler kapsamında 33 dosya hazırlandığını söyledi. Dosyaların daha sonra bakanlık tarafından alındığını öne süren İmamoğlu, “2019’da göreve geldik. Yaptırdığımız denetimlerde 33 dosya hazırlandı. İçişleri Bakanlığı, ‘Sen soruşturma, ben soruşturacağım’ dedi ve dosyaları elimizden aldı. O günden beri çıt yok” diye konuştu.

İmamoğlu’nun çapraz sorgusunun tamamlanmasının ardından duruşmada avukatların savunmalarına geçildi.

Kaynak: ANKA