SDG'nin feshi sonrası AK Parti'den ilk açıklama: “Önemli bir eşik geçildi”
SDG'nin feshi sonrası AK Parti'den ilk açıklama: “Önemli bir eşik geçildi”
İçeriği Görüntüle

İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Silivri'deki duruşma salonunda görülen davada, tutuksuz yargılanan kritik isimler ve şirket çalışanları hakim karşısına çıktı. Duruşma sonunda dosyada savunması tamamlanan tutuksuz sanık sayısı 77'ye yükseldi.

Etkin pişmanlıktan yararlanan şoför: "İçinde tablet ve telefon dolu koliyi teslim ettim"

Duruşmada ilk olarak savunmasını yapan ve etkin pişmanlıktan yararlanan Ertan Yıldız'ın şoförü tutuksuz sanık Bayram Yıldırım, savcılıkta verdiği etkin pişmanlık beyanlarının arkasında olduğunu vurguladı. 2019 yılında İBB'de şoför olarak işe başladığını ve kurum içi hiyerarşi sebebiyle verilen talimatları sorgulama şansı olmadığını belirten Yıldırım, koli teslimatına dair şu detayları anlattı:

"İBB çalışanı olduğum için kurum içinde 'Şunu şuraya bırak' gibi talimatlar geliyordu. Bir gün bana bir koli verildi ve 'Bakırköy Belediyesi'ne git, İbrahim Özkan'ın şoförünü ara, bunu oraya teslim et' denildi. Belediyeye gidip şoförü aradım. Kutunun ağzı açık olduğu için içinde telefon ve tabletler olduğunu gördüm. Karşı taraf 'Bunlar nasıl oluyor, bizde yok' dediğinde, sadece Ertan Bey'in iletmemi istediğini belirttim.

Cezaevine girdiğimde Ertan Bey bana ve aileme bakacağını, üç avukat tutup beni çıkaracağını söyledi. Kendi avukatını gönderdi. Ben ise bildiklerimi anlatmak istedim ve engellendiğimi görünce tutuklandıktan sonra etkin pişmanlıktan yararlandım."

Emekli polis şoför: "Parayı götürdüm ama rüşvet olduğunu bilmiyordum"

İtirafçı Müteahhit Adem Soytekin'in şoförlüğünü yapan emekli polis Murat Erenler ise geçim sıkıntısı sebebiyle 2018'de bu göreve başladığını ifade etti. Gizli tanığın "Adem bir yere para saklarsa o bilir" şeklindeki ifadesi nedeniyle tutuklandığını hatırlatan Erenler, teslimat trafiğine ilişkin şu savunmayı yaptı:

"Soytekin zaman zaman tehditler aldığı için çoğu yere birlikte gidiyorduk; şirkette kağıt üzerinde yönetim kurulu üyesi olarak da göründüm. Ali Kurt'a Soytekin tarafından verilen ve miktarını bilmediğim paraları götürdüğüm doğrudur. İkisi çok iyi anlaşıyordu. Ben bunun borç mu rüşvet mi olduğunu bilemezdim, bu işten bir çıkarım yoktu.

Adem Soytekin tahliye olduktan sonra kendisine hesap sordum. İçeride yüklü alacağı olduğunu ve bunu tahsil edebilmek için bu ödemeleri yapmak zorunda kaldığını söyledi. Rüşvet olduğunu bilseydim asla o parayı taşımazdım."

Finans yetkilisinden "KİPTAŞ gayrimenkulleri" açıklaması: "İmza yetkim yok"

Asoy İnşaat bünyesinde finans sorumlusu olarak görev yapan tutuksuz sanık Serpil Altıntaş, firmaların adi ortaklık projelerinde şantiyelerdeki finans kayıtlarını tuttuğunu dile getirdi.

Şirketteki tüm harcama, fatura ve ödeme onaylarının doğrudan Adem Soytekin tarafından verildiğini vurgulayan Altıntaş; kendisinin herhangi bir imza yetkisi bulunmadığını ve ihalelerin mali boyutuna hakim olmadığını savundu. Kendi adına kayıtlı görünen KİPTAŞ konutlarına ilişkin iddiaları da yanıtlayan Altıntaş, söz konusu 3 dairenin şirket kaynaklarıyla rayiç bedeli üzerinden alındığını, özel tahsisli olmadığını ve tapu devirlerinin bilahare Asoy İnşaat'a yapıldığını söyledi.

Mahkeme heyeti, 15 saatlik maratonun ardından duruşmayı diğer tutuksuz sanıkların dinlenmesi amacıyla yarına erteledi.

Kaynak: AA