Kamuoyunun yakından takip ettiği, 59'u tutuklu olmak üzere toplam 414 sanığın yargılandığı "İBB Davası"nda sekizinci hafta geride kalıyor. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi Yerleşkesi 1 No’lu Duruşma Salonu’nda görülen davanın son celsesi, sabah saatlerinde tutuklu sanıkların alkışlar eşliğinde salona getirilmesiyle başladı. Duruşmada, dünkü oturumda kürsüye çıkan eski İBB Sözcüsü ve Medya AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun’un savunmasına devam edildi.
"Neden ayrımcılığa tabi tutulduğumuzu anlamış değilim"
Duruşmanın ilk bölümünde bir gün önceki beyanlarının üzerinden geçerek iddialarını yineleyen Murat Ongun, haklarındaki soruşturmayı önceden bilmelerine rağmen kaçmadıklarını ve hayatlarında bir değişiklik yapmadıklarını vurguladı. Yargılama sürecinde Anayasa'nın eşitlik ilkesinin ihlal edildiğini ve "ikili hukuk" uygulandığını savunan Ongun, mahkeme heyetine hitaben şu ifadeleri kullandı:
"Dün burada soruşturmandan nasıl haberdar olduğumu anlattım. Buna rağmen hayatımızda hiçbir şey değişmedi. Sonra da çok sayıda örnekle aynı fiillerin bize suç yazılırken, başkalarına suç sayılmadığını anlattım. Biz neden bu ayrımcılığa tabi tutulduk? Bu insanlar neden kayırıldı? Şimdiye kadar bu soruya tatmin edici bir cevap verilmedi. Siz bu konuda tatmin edici bir açıklama yaparsanız ben gerçekten huzur içinde cezamı çekerim."
"Soruşturmanın odağında ben ve Emrah vardık"
Soruşturmanın ilk 3 aylık safhasında dosyanın bilinçli olarak Medya AŞ ve Kültür AŞ üzerinden kurgulandığını iddia eden Ongun, cezaevinden takip ettiği iktidara yakın medyanın yayınları ile etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanan sanıkların ifadelerinin eş güdümlü yürüdüğünü öne sürdü. Ongun, sürece ilişkin şu ifadeleri kullandı:
"Mayıs ve haziran aylarında etkin pişmanlık ifadelerinin pik yaptığını söylemiştim. Pek çok itirafçı aynı ve benzer cümlelerle beni ve Emrah Bağdatlı’yı suçlayarak tahliye oldu. Üç ay boyunca bu soruşturmanın odağında kendimi ve Emrah’ı gördüm. Havuz medyasındaki yazılanları okudukça bu soruşturmanın çıkmazda olduğunu çok net anladım."
"Arkadaşlarıma sırtımı dönmem, paralel yapı iddiası yalan"
İddianamede yer alan, "Medya AŞ ve Kültür AŞ'ye paralel bir yapılanma kurduğu ve bu yapının başına resmi sıfatı bulunmayan Emrah Bağdatlı’yı getirdiği" yönündeki suçlamayı kesin bir dille reddeden Murat Ongun, Bağdatlı ile 2000'li yılların başından beri (ATV ve Bir Yudum İnsan belgeseli dönemi) tanıştıklarını anlattı.
Bağdatlı'nın İBB'de fiili bir odası veya konumu olmadığını belirten Ongun, "Emrah Bağdatlı’nın İletişim Koordinatörlüğü’nde bir odası yoktur. Şu salonda bir Allah’ın kulu Emrah’ın odasında çay içmemiştir. Ben arkadaşlarımı, kendi hakkında ne yapıp ne yapmadığını bildiğim insanları savcı suçladı diye sırtımı dönmem. Bu benim karakterime ters" diye konuştu. Ongun, geçen hafta tahliye edilen eski Medya AŞ Genel Müdürü Elif Atayman’ın duruşmadaki, "Bizim Emrah Bağdatlı ile resmi ilişkimiz vardı" beyanının da gerçeği tam olarak yansıttığını kaydetti.
"İki şirketin 2,5 yılda aldığı toplam iş 7,5 milyon lira"
Savunmasının son bölümünde davanın mali boyutuna ve sözleşme detaylarına giren Murat Ongun, Emrah Bağdatlı'nın ortağı Seda Hoşel Kiraz ile yürüttüğü ticari faaliyetlerin yasal ve şeffaf olduğunu söyledi. Marka konumlandırma, strateji ve logo tasarımı gibi işler kapsamında Medya AŞ ile Waytosay (Değişik Hikayeler) firması arasında 2019-2022 yılları arasında toplam 9 sözleşme yapıldığını belirten Ongun, telaffuz edilen bütçeleri şu sözlerle açıkladı:
"Emrah Bağdatlı’nın 15 yıldır bu alanlarda faaliyet gösteren şirketleri var. Neden ben bu insanın ihalelere girmesini engelleyeyim? Neden gizli, örtülü, paralel bir yapı kurayım? Neden 50 tane firma organize edip iş yürütmeye çalışayım? Dün burada gördük; bir yıllık şirkete 5 ayda 600 milyon lira ihale verilmiş.
Waytosay şirketi 2,5 yılda toplam 1 milyon 975 bin liralık iş aldı. Bağdatlı’nın diğer şirketi Şimdi Yapım ise yaklaşık 5,6 milyon liralık iş yaptı. Savcılığın fenomen zanlısı ilan ettiği Emrah Bağdatlı ve ortağının 2,5 yılda aldığı toplam resmi iş yaklaşık 7,5 milyon lira. Dün burada 5 ayda 600 milyon lira ihale alan şirketi gördük. O insanlar dışarıda geziyor. Emrah’ı ise şeytan yaptılar. Fasit bir daire oluşturuldu. Medyada yazıldı, sonra tanıklar gelip aynı şeyleri söyledi, sonra tahliye olup gittiler. Murat Ongun şeytan oldu, Emrah Bağdatlı şeytan oldu."
Duruşma, mahkeme heyetinin Murat Ongun'un savunma eklerini incelemesi ve diğer sanık avukatlarının taleplerinin alınmasıyla devam ediyor.




