İstanbul’un su ihtiyacını karşılayan barajlarda doluluk oranı mevsim normallerinin altında seyretmeye devam ediyor. Aralık, ocak ve şubat döneminde Marmara Bölgesi genelinde beklenen kar yağışının alınamaması, rezervlerin dolmasını engelledi.
Prof. Dr. Meriç Albay, İstanbul'daki barajların yaklaşık yüzde 60'ının boş olduğuna dikkat çekerek, önümüzdeki döneme ilişkin "Ocak itibarıyla en az yüzde 60 doluluk görmemiz gerekiyordu. Hazirana en az yüzde 70'in üzerinde girmemiz lazım. Bu seviyeyi yakalayamazsak, eskiden sonbaharda beklediğimiz sıkıntıları artık ağustosta yaşamamız muhtemel" değerlendirmesinde bulundu.
İstanbul’un günlük su tüketiminin 3 milyon metreküpün üzerinde olduğunu hatırlatan Albay, yükselen sıcaklıklar nedeniyle buharlaşmanın artık su bütçesinde en kritik parametrelerden biri haline geldiğini ifade etti.
Melen ve nüfus baskısı riski artırıyor
İstanbul’un dış havzalardan beslendiği en büyük kaynak olan Melen Çayı’nın tek başına yeterli olmayabileceğini belirten Albay, kuraklığın iki yıl üst üste devam etmesi halinde Melen’in debisinin de düşebileceğini söyledi. Türkiye’deki su varlığının yüzde 4’üne sahip olan Marmara Bölgesi’nde ülke nüfusunun yüzde 29’unun yaşamasının, su bütçesi üzerinde sürdürülemez bir baskı oluşturduğu kaydedildi.
Sapanca ve İznik gölleri alarm veriyor
Sadece İstanbul değil, çevre illerin su depoları olan göllerde de tablo ağırlaşıyor. Sapanca Gölü sonbaharda 28,3 metre kotuna kadar düşen su seviyesi, yağışlara rağmen ancak 28,8 metreye ulaşabildi. Stratejik öneme sahip gölün hem içme suyu hem de sanayi baskısı altında olduğu vurgulandı. İznik Gölü'nde yüzlerce metreyi bulan çekilmeler yaşandığı ve sanayi amaçlı kullanımın ekosistemi tehdit ettiği bildirildi.
"Gri su" ve verimlilik çağrısı
Su krizine karşı çözüm önerilerini de sıralayan Prof. Dr. Albay; evlerde ve sanayide "gri su" (atık suların geri kazanımı) kullanımının yaygınlaştırılması ve su verimliliğinin artırılması gerektiğini belirtti. Uzmanlar, barajlar dolu olsa dahi İstanbul’un nüfus ve sanayi planlamasının su kaynaklarına göre yeniden yapılması gerektiğinin altını çiziyor.




