Birsen GÜRDİL / Bir süredir Türkiye’yi hatta balkanları ve de pek çok ülkeyi kasıp kavuran soğuklar her yerde can ve mal varlığına büyük zararlar verirken, tıkanan şehir içi ve şehir dışı yolların kapanması ile ulaşımda ki aksaklıklar hayatı çekilmez hale getirmiştir. İstanbul çok uzun yıllardan bu yana böylesi beklenmedik bir kışla yüz yüze gelmiş, şehirde hayat nerede ise durma noktasına dayanmıştı. Meteorolojinin uyarmalarına rağmen, yetkililerin araçlarına kar lastiği takmaları için aylar öncesinden başlayan ikazları da “Ben giderim, bana bir şey olmaz” diyen pek çok sürücünün yılları tıkaması sonucu koca metropol bir anda kaderine terk edilmişti. İstanbul aslında çok büyük kışlara sahne olmuş bir kentimizdi. Tarihinin tozlu sayfalarını çevirecek olursak. Devrin ünlü şairlerinden Gülşeni, Fatih Sultan Mehmet’e sunduğu farsça bir kasidesinde o günlerde İstanbul’da süren dayanılmaz soğuklar için söz ederken, “Ataş bile üşüyor” demiş, soğuklar yüzünden kaçacak yer aradığını belirtmişti. Şair Gülşeni’nin yanı sıra İstanbul’da pek çok kışın hüküm sürdüğü hatta defalarca Haliç dâhil denizlerin donduğu söylenmektedir. Nitekim takvimlerin 1621 yılının 24 Ocak gününü gösterdiği zaman donan Haliç’ten, bazı cesur insanlar Eminönü’nden, Karaköy’e yürüyerek karşıdan karşıya geçmişlerdir. 9 Şubat’ta ise boğazda Sarayburnu ile Üsküdar arasının donmasıyla pek çok insan yürüyerek karşıdan karşıya geçmişlerdir. Hatta Haşimi Çelebi “Yol oldu Üsküdar’a. bin otuzda Akdeniz dondu” yine o yıllarda Neşati, yazdığı tarihi manzumesinde “Böyle bir kışın dünya kurulalı beri yaşanmadığını, ağızlarda nefeslerin bile donduğunu ve insanların deniz üstünde ‘Kare yer’de gezer gibi gezdiklerini” dile getirmişti. Tabii İstanbul’u etkisi altına alan soğuk kış günleri bu kadarla da kalmıyor, pek çok soğuk yıllara muhatap İstanbullular, olan şiddetli soğukların müsebbiplerinin zamanın sultanları olduğunu da dile getirmişlerdi. Bir başka köşe yazımızda o konuya daha geniş yer verip tarihin derin sayfalarından seçip çıkaracağım ve gerçekleri sizlere aktaracağım. Evet, bir süreden beri Türkiye dâhil ABD, Avrupa ülkeleri ve Rusya yüz yılın en şiddetli kışı dedikleri soğuklarla, kar yığınları ile ölesiye bir mücadelenin içinde, hayatı yaşanır hale getirmektedirler. Avrupa genelinde soğuktan ölenlerin sayısı 23’ü bulurken, Ruslar Noel haftasını 120 yılın en soğuk günlerinde eksi 30 derecede kutladılar. Roma’da soğuktan ölenlerin sayısı 7’ye çıkarken, Polonya’da donarak ölenlerin sayısı 10’u bulmuştu. Çek Cumhuriyeti’nin başkenti tarihi kent Prag’da yıllar sonra karakışla yüz yüze gelmiş, üç kişinin ölümü ile soğuklara boyun eğmişlerdir.  Yunanistan’da sıcaklık etkisi 15’e düşerken, göçmen oldukları bildirilen iki Afganlının donarak öldükleri açıklanmıştır. ABD’de keza kara kışın hışmına uğrayanların içinde yer almaktadır. Aylar öncesinde yapılan ikazlara rağmen trafik kurallarına uymayan bencil sürücülerin sebep oldukları trafik sıkışıklığı yüzünden yollarda kalan yüzlerce araç, mega kent İstanbul’da hayatı durma noktasına getirmiştir. Yakıt ve zaman kaybı ile büyük maddi kayıplara sebep olan trafiğe yazlık lastiklerle çıkan otomobil ve tırların bu davranışlarına trafik görevlilerinin nazik davranmasının bedelini, yine zor geçinen halkın ödeyeceği bir gerçektir. Aniden bastıran kar yağışları nedeniyle de Atatürk ve Sabiha Gökçen hava meydanlarından uçak kalkışları yapılamamış, çeşitli yönlerden gelen pek çok uçakta Antalya, Gaziantep ve Adana gibi inişe müsait havaalanlarına yönlendirilmiştir. Megakent’te yüksek yerlerde 110 santimetreye kadar ulaşan kar kalınlığı yüzünden araçlarını E-5 ve TEM karayoluna bırakıp evlerine yürüyerek giden sürücülerin yüzünden meydana gelen yüzlerce trafik kazasında da çok fazla sayıda araç da zarar görmüştür. İstanbul Belediyesi ve Kara Yolları’nın müşterek çalışmaları sonucu 26 bin 264 ton tuz ve 10 ton solüsyon da yollardaki buzlanmayı çözmek için kullanılmıştır. “Kar zenginin neşesi, fakirin eziyetidir” dense de yağan yoğun karın yarattığı doyumsuz güzelliklerden faydalanmak için kendilerini doğanın bu olağan üstü güzelliklerine atanların sayısı da pek çoktur.  İstanbul’da Gümüşsuyu’nda kaldırımda kayak yapan Fransız Kültür Merkezi müdürü Matthicu Bardiolux’un bu gösterisi ilgi ile izlenirken, film ve dizi sektörünün ünlü oyuncuları ve şarkıcılarımızda kışın tadını doyasıya çıkarmışlardır. Ankara’da yaşamlarını sokaklarda sürdüren vatandaşlarımız koruma altına alınırken, yaşamımızın birer parçaları olan kedi-köpek ve kuşlarda unutulmamışlardır. Karakış Türkiye’de pek çok bölgelerde etkili olurken Başkent Ankara’da korkunç soğuklara hedef olmuştur. Neyse ki şehirdeki tüm yollar açık tutulmuştur.