Hayvan “hakları” yasası sonrası kamuoyunda bir süredir devam eden tartışmalar var. 2 yıl önce hayata geçen yasa sonrası birçok kişi, sivil toplum kuruluşu sokak hayvanlarının katledilmesini gündeme taşıyor.
Yaşam İçin Yasa İnsiyatifi, BurHak, Bipativer Derneği, Patikara Derneği, Yaşamdan Yana Veteriner Hekimler Platformu, Yaşamdan Yana Avukatlar ve Psikologlar, ODTÜ Mezunları Derneği temsilcilerinden oluşan bir heyet, “katliam” yasasına karşı çözüm önerilerini Meclis’e taşıdı.
Bakanlıklar, valilikler, kaymakamlıklar ve belediyeler tarafından hayvanlara yönelik rehabilitasyon ve kısırlaştırma politikalarından ziyade bir “kırım” politikası izlendiği kaydediliyor. Tek çözümüm öldürmekmiş gibi bu kurumlarca davranıldığı ve büyük bir katliamın yaşandığına dikkat çekiliyor.
Heyet adına konuşan hayvan hakları aktivisti Nihal Memiş Dizdar, “Buradan muhalif belediyelere sesleniyoruz: ’Yasa çıktı, ne yapalım, uygulamak zorundayız’ bahanesinin arkasına sığınamazsınız. Bir yandan yasaya karşı çıkıp, diğer yandan o kanlı politikanın uygulayıcısı olursanız, bu katliama doğrudan ortaksınız” diyor.
Çözüm önerileri de 9 başlıkta meclise sunuldu. “Yasanın geri çekilmesi ve bilimsel çalışmalar ile yeniden ele alınması”, “barınak ve toplama merkezilerinde kamera sistemine geçilmesi”, “kırsaldan merkeze etkin kısırlaştırma politikası ve bütçe oluşturulması”, “hayvan üretim ve satışının her koşulda yasaklanması ve yasağa uymayanlara ağır ceza getirilmesi”, “hayvana şiddete cezanın artırılması”, “sahiplenmeye dair bürokratik süreçlerin kolaylaştırılması”, “okul öncesinden başlayarak müfredata hayvanların yaşam ve özgürlük haklarına dair eklemeler yapılması”, “kamu spotlarının hazırlanması”, “hayvanlara düşmanlık söylemi geliştiren dernek ve kişiler hakkında işlem yapılması” gibi öneriler dillendiriliyor.
Dünya Sağlık Örgütü ve Dünya Hayvan Sağlığı Örgütü; kitlesel toplama ve öldürmeyi değil, kısırlaştırma, aşılama ve yerinde popülasyon yönetimini öneriyor. Türkiye’nin de bu çerçevede adımlar atması gerektiği ve hala bunun geç olmadığına vurgu yapılıyor.
“Kısırlaştır aşıla yerinde yaşat” modelinin dünyadaki başarılı uygulamaları olduğu Tayland, Sri Lanka, Moldova, Ukrayna gibi ülkeler, Hindistan'ın bazı bölgeleri de örnek olarak gösteriliyor.
Heyet, yasa değişikliği görüşmeleri sırasında 20 yılda yapıldığı söylenen kısırlaştırma sayısına, etkin bir süreç yürütülmüş olsaydı 2 yılda ulaşılabileceğine de dikkat çekiyor.
Hayvan hakları sadece hayvanların meselesi değil. Meclis’in bu konuda kamuoyu vicdanına uygun şekilde bir inisiyatif alması gerektiği açık.