MHP lideri Devlet Bahçeli’nin açıklamaları ile başlayan Türkiye’nin yeni Çözüm Süreci’nde en kritik aşamalardan birine girilmek üzere. Yasal düzenlemelerin yapılması ve ardından bu yasal düzenlemelere dair uygulamalar sürecin başarıya ulaşmasında en önemli adımlar olacak. DEM Parti’den gelen açıklamalarda da “esaslı bir başlangıç” olacak vurgusunun yapılması aslında her şeyin yeni başladığının bir işareti.
Kürt sorunu çözümünde, yaklaşık 2 yıllık sürecin ardından önümüzdeki hafta Meclis’e gelmesi beklenen yasal düzenlemeler ile hemen birkaç günde 40 yıllık sorunun çözülmesini beklemek elbette hayal olur. Ancak şu bir gerçek 40 yılın en önemli adımları şu günlerde atılıyor olacak.
“Çerçeve yasa” taslağına göre PKK’nın açıkladığı silah bırakma sürecinin izlenmesi, sürecin koordinasyonu ve terör örgütü üyelerinin “rehabilitasyon” ve “istihdam” gibi yollarla topluma kazandırılması amacıyla özel bir komisyon kurulacak. “Toplumsal Bütünleşme, İzleme ve Koordinasyon Kurulu” adı verilmesi beklenen Kurul’a önemli görevler düşüyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından başkanının atanacağı bakanlıklardan temsilcilerin olacağı Kurul, silah bırakanların rehabilitasyon süreçlerinden, eğitim süreçlerine ve bu süreçlerin ardından uygun bulunanların kamuda işe alımına kadar süreçleri yönetecek. Bu konu suistimale çok açık, belli bir kesimde “teröriste iş verilecek” propagandası yapılması mümkün. Ancak bu propagandanın sosyolojide de psikolojide de yeri olmayacağı bir gerçek… Hükümetin şimdiden bu olası olumsuz söylemlere karşı yine demokratik çerçevede önlem alması gerekiyor. Artık önlem alınmalı denilince aklımıza yargılama, gözaltı geldiği için demokratik çerçevede vurgumun sebebi budur…
Yasada denetimli serbestlikle ilgili de düzenlemeler yapılıyor. Bu konuda yetkinin Ankara mahkemelerine verilmesi doğru bir adım. Başka illerde ortaya çıkacak farklı kararlarda sürecin yaşayacağı sıkıntılar düşünülmüş olacak ki belli mahkemelere görev verilecek. Kanunun uygulanması sürecinde görev alanlara da bir hukuki kalkan getirilecek. Mahkeme kararlarından dolayı cezai sorumluluk olmayacak. Terör örgütü mağdurlarının tazminat talep etme hakları da korunacak. Bu ilk çözüm süreci sonrası yaşanan sıkıntılara dair alınan bir önlem.
Her şey yeni başlıyor. Süreçte yaşanacak olası sıkıntılara karşı siyasetin de görevi sorunları çözmek. Barış için herkesin siyasi çıkarlarını bir kenara koyarak adım atması şart.
“Yeni Parti”
Türk siyaseti yeni bir partiyle tanışıyor. CHP’ye butlan ataması sonrası göreve dönen Kemal Kılıçdaroğlu’nun kurultay için hiçbir şekilde net bir açıklama yapmaması ardından seçilmiş CHP yönetimi ayrılık yolunu seçti. “Yeni Parti”nin yani Özgür Özel ve arkadaşlarının “CHP’yi böldüğü” söyleminin toplumda bir karşılığı yok. Her şey normal gidiyordu da birkaç kişi “bir parti kuralım” dediği bir durum yok. Kurultayın ne zaman yapılacağına dair hiçbir belirlilik yokken kimine göre 9 ay kimine göre 15 ay denilirken ve her şeyden ötesi Kılıçdaroğlu kurmayları tarafından “bir sonraki seçimde listeleri biz yapacağız” açıklamaları yapılırken Özgür Özel’den ne yapması bekleniyordu… Bekleyip genel başkanı olduğu partide hiçbir yetkisi olmadan oturması mı… Siyasetin de hayatın da doğal akışına aykırı.
Diğer yandan kurulan yeni partinin hemen iktidar olacağını söylemek yüzde 30’lar hatta 40’lar alacağını iddia etmek de programını kadrolarını vaatlerini dahi görmeden bir tehlikeli bir söylem. Bu söyleme yeni partiyi kuranlar da katılırsa beklediklerinden öte bir felaket ile karşılaşabilirler… Bu süreci de hep beraber yaşayacağız.