Terörsüz Türkiye sürecinde çerçeve yasanın tarihi oyla kabul edilmesi ve yürürlüğe girmesi ardından AK Parti’de “ortak söylem” için kolları sıvadı. “Bu süreci kamuoyuna, halka iktidar sorumluluğu ile anlatmalıyız” görüşünün hakim olduğu AK Parti’de parti yöneticilerine, milletvekillerine 8 sayfalık bir not hazırlandı.
19 Ağustos 2026 tarihli “Terörsüz Türkiye Ortak Söylem Bilgi Notu”nda, sürecin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “iç cephenin tahkimi” vurgusuyla şekillendiği, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin de 2024 yılındaki çıkışlarıyla sürece güçlü destek verdiği belirtiliyor. Bu notu halktan önce AK Parti’nin kendi yönetici ve milletvekillerini ikna süreci olarak yorumlamakta da fayda var…
Kamuoyunda ciddi tepkilerin çektiği başlıkların analiz edildiği ortak söylem notunda, kanunun özellikle vurgulanan özelliği, “bir genel af düzenlemesi olarak tanımlanmaması” olarak göze çarpıyor. Bunun temel bir kırmızı çizgi olduğunun anlatılması da isteniyor.
Düzenlemenin; PKK/KCK’nın tamamen silahsızlandırılması, silah ve mühimmatın teslim edilmesi ve örgütün fiili varlığının sona erdiğinin güvenlik kurumlarınca tespit edilmesi şartına bağlanıyor. Bu tespitin Milli Güvenlik Kurulu tarafından teyit edilmesi ve kararın Resmî Gazete’de yayımlanması gerektiğinin iyi şekilde anlatılması gerektiği ifade ediliyor. Bunun bir siyasal değil devletin projesi olduğuna da sık sık vurgu yapılıyor.
Bu noktada düzenlemeye ilişkin en önemli siyasi tartışmalardan biri “af” ve “umut hakkı” başlıklarında ortaya çıkıyor. Bilgi notunda açık biçimde ne genel af ne de örgüt lideri Abdullah Öcalan bakımından “umut hakkı” düzenlemesi bulunduğu belirtiliyor. Ayrıca 1 Haziran 2005 öncesine ilişkin müebbet ve ağırlaştırılmış müebbet hapis gerektiren suçların kapsam dışında bırakıldığının hatırlatılmasının önemi de notta yer alıyor.
Kanun, belirli suçlar bakımından soruşturma, kovuşturma ve bazı mahkûmiyetlerin infazına ilişkin erteleme mekanizmaları getiriyor. PKK/KCK terör örgütünü kurma ve yönetme, örgüte üye olma, bilerek ve isteyerek yardım etme, propaganda yapma ve örgütün faaliyetleri kapsamında işlenen belirli suçlar düzenlemenin kapsamı içerisinde bulunuyor. Buna karşılık örgüt faaliyeti kapsamında işlenen kasten öldürme suçları ile bazı ağır suçlar kapsam dışında tutuluyor. Bilgi notunda bu nedenle asker, polis ve vatandaşların şehit edilmesiyle bağlantılı faillerin düzenlemeden yararlanamayacağı özellikle vurgulanıyor. Sokakta en fazla üzerinde durularak anlatılması gereken başlığın bu olduğu da belirtiliyor.
Bilgi notunda süreçte asla “pazarlık” ve “taviz” süreci olmadığına vurgu yapılıyor. Notta “Şehitlerimiz ve Gazilerimiz bu Milletin Şehitleri ve Gazileridir. Bu sürecin hiçbir safhasında şehitlerimizi, gazilerimizi incitecek bir tavır, davranış ve eylem içinde olmadık, asla olmayacağız. Terörün bütünüyle tasfiye edilmesi, bu toprakları bize vatan kılan aziz kahramanlarımızın mücadelesinin asla boşa gitmediğinin en güçlü nişanesidir” ifadeleri yer alıyor. Ancak gazilere yönelik polis müdahaleleri AK Partili vekilleri de oldukça zor durumda bıraktığı ifade ediliyor.
Bilgi notu, “Terörle mücadelede ödenen bedelleri gölgede bırakacak hiçbir davranış ve söylem içerisinde bulunulmaması büyük önem arz etmektedir. Provokasyonlara ve sabotajlara açık olan bu süreçte kucaklayıcı ve kuşatıcı bir dil kullanma noktasında çok daha titizlikle davranmalıyız” uyarısı ile sona eriyor.
AK Parti Genel Merkez yönetimi, toplumdaki endişeleri giderecek olan milletvekilleri ve parti teşkilatlarındaki endişeleri öncelikle gidermeye çalışıyor… Uygulamalar başladıkça süreçte hassas davranmaya ihtiyaç var.