Meclis, yeni yasama yılına “fon krizi”nin gölgesinde giriyor. Yaklaşım farkları olsa da iktidar da muhalefet de yaklaşık 500 bin kişiyi etkileyen, 800 milyar lirayı bulan krizin basit bir finansal kriz olmadığının farkında.
Bir taraftan denetleyici ve düzenleyici görev üstlenen devlet kurumlarının eksiklikleri diğer taraftan bu kurumlardaki yöneticilerin krizdeki rolü tartışılıyor. İşin önemli bir başka boyutu da fon krizindeki “siyasi ayak” tartışması.
Fon krizinde şimdilik adı geçenler arasında AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya, Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı Osman Çelik’in damadı, BDDK Etik Komisyonu üyesi Mustafa Balcı’nın oğlu İskender Balcı, AK Partili eski Tuzla Belediye Başkan Yardımcısı Özdemir Ataseven, AK Parti Gençlik Kollarında çalışmış Muhammed Yarız biliniyor.
Kulislere bakılırsa sağlıklı bir soruşturma yürütülürse fon krizinden görevdeki bakanlardan bazı Cumhurbaşkanlığı danışmanlarına, iktidardan muhalefet partilerine bazı milletvekillerine uzanan bir listenin çıkması sürpriz olmayacak.
Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Adalet Bakanlığınca yürütülen operasyon nerelere uzanacak zaman gösterecek ama siyaset kurumunun da bir operasyon yapması şart görünüyor. Bu operasyonun amacı da siyasi alanda yozlaşma ve yolsuzlukla mücadele, siyasetin ahlaki standartlarını yükseltmek olmalı.
Türkiye'de geçmiş yıllardan bu yana farklı siyasi partiler tarafından Meclis'e sunulan çok sayıda Siyasi Etik Kanunu teklifi var. En son Özgür Özel genel başkanlığında kurulan Yeni Parti’nin Meclis’e sunduğu ilk kanun teklifi de buna dairdi.
TBMM üyeleri, Cumhurbaşkanı, Cumhurbaşkanı Yardımcıları ve Bakanların uymaları gereken siyasi etik kurallar sistemi oluşturulmasını hedefleyen teklifin amacı şöyle açıklandı:
- Siyasi ahlaksızlıkla mücadele için AB müktesebatı ve ilkeleri ile GRECO tavsiye kararlarına uygun bir siyasi etik kurallar sistemi oluşturulması,
- Siyasi ahlaksızlıkla mücadelede vatandaşlarımızın etkin rol alması,
- Milletimizce doğrudan seçilmiş Milletvekilleri ve Cumhurbaşkanı ile Cumhurbaşkanınca atanmış Cumhurbaşkanı Yardımcıları ve Bakanların vatandaşlarımız tarafından doğrudan denetlenmesine olanak sağlanması,
- Milletimizi birleştiren milli ve manevi değerlerimizin siyasi amaçlarla kullanılmasının önlenmesi,
- Siyasetin, siyasi makam ve görevlerin kişisel çıkar, kayırmacılık ve iş takibi için kullanılmasına son verilmesi,
- Vatandaşlardan toplanan vergilerle finanse edilen kamu kaynaklarının amacı dışında kullanılmasının önüne geçilmesi,
- Yüce milletimizin vicdanında kabul görmeyen tutum ve davranışlara vicdani yaptırımlar uygulanması,
- Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Cumhurbaşkanlığı başta olmak üzere devlet yönetimine duyulan saygınlığın ve güvenilirliğin arttırılması,
- Etik değerlere dayalı bir toplumsal yaşam kültürünün geliştirilmesi,
- Demokrasi kültürümüzün zenginleştirilerek güçlendirilmesi.
CHP’nin geçtiğimiz hafta sonu yapılan milletvekili kampının da gündem başlıklarından biri “Siyasi Ahlak Kanun Teklifi üzerine görüş ve öneriler” olarak belirlenmişti. Görüşmelerde siyasi ahlak kanununun bugün her zamankinden daha zaruri bir ihtiyaç olduğu belirtildi.
Yeni Yol grubunun da bu yönde teklifleri Meclis’te bekliyor. Fon krizinden sonra sosyal medya hesabından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a seslenen Yeni Yol Grup Başkanı Mehmet Emin Ekmen, Bakan yardımcısı-danışmanı, tüm partilerin il ve ilçe başkanları ve genel merkez yöneticileri, milletvekilleri, belediye başkanları, belediye meclis üyeleri, üst kurul başkan ve üyeleri, Cumhurbaşkanı tarafından atanmış tüm makam sahipleri ile medya mensuplarının mal varlıklarının araştırılması, izah edilemeyen edinim ve artışlara el konulması için özel bir yasa çıkarılması önerisinde bulundu.
Siyasi Etik Kanunu MHP’nin de her zaman gündeminde oldu. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin bu kanunun çıkarılması gerektiğine dair birçok açıklaması mevcut. Hatta Cumhurbaşkanından kamuda yeni göreve başlayan personele kadar, tüm kamu çalışanlarının uyması gereken etik davranış ilkelerini içine alan, "Türkiye Etik Kurulu" oluşturulmasını sağlayan bir kanun teklifi de hazırlandı.
AK Parti 2016 yılında milletvekillerine yönelik etik davranış ilkelerinin düzenlenmesi, parti grupları bünyesinde "siyasi etik kurulları" ve Mecliste "Siyasi Etik Komisyonu" oluşturulmasını içeren bir Siyasi Etik Kanunu teklifini Meclis Başkanlığına sunmuştu. Ancak eski Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun açıklamalarına göre bu teklif Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın "Eğer bu düzenlemeyi yaparsanız, ilçe yönetecek başkan dahi bulamazsınız" yaklaşımı sonrası rafa kaldırıldı.
AK Parti yöneticileri bugün kategorik bir karşı duruş içinde görünmüyor. Yeni Yasama dönemi dolayısıyla basın mensupları ile bir araya gelen Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş’un bu yöndeki açıklaması da işaret fişeği olarak kabul edilebilir. Kurtulmuş, siyasi partiler ve seçim kanununda değişiklik tartışmalarına dair soruları yanıtlarken bunların ihtiyaç olduğunu söyledi ve ekledi, “Buna ilave olarak Türkiye'de bir siyasi etik yasasının da oluşturulması herhalde Türkiye demokrasisine katkı sunacak metinlerdir" dedi.
Meclis’in yeni yasama yılı hazırlıklarına bakılırsa gündeminde şimdilik Kızılay Kanunu, Dijital Konaklama Platformları düzenlemesi, 13. Yargı Paketi, kamusal alanda sigara yasağının genişletilmesi gibi teklifler var. Aslına bakılırsa bunlar aciliyeti olmayan bir süre ötelenebilecek konular. Kamuoyundaki tartışmalara, siyasi partilerin yaklaşımlarına bakılırsa Meclis’in ilk işi neden siyasi etik kanunu çıkarmak olmasın?