İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun 19 Mart’ta gözaltına alınıp tutuklanmasına yol açan operasyon ile 450 binin üzerinde yatırımcının mağdur olduğu fon krizi arasında bağlantı var! İddianın sahipleri hem İmamoğlu hem de Yeni Parti yöneticileri.
İlk açıklama İBB Davası’nda yaklaşık 7 ay sonra savunma yapabilen İmamoğlu’ndan geldi. 4 gün süren savunmasının ilk gününde fon krizine değinen İmamoğlu, yargılandığı davayla ilgili “asrın yolsuzluk davası” sözlerine gönderme yaparak “asrın soygunu” ifadesini kullandı.
İmamoğlu’na göre 107 milyarı bulan ağır bir bedele yol açan fon krizinin muhalefete, İBB'ye yönelik operasyonlarla çok açık, somut ilişkisi var. İmamoğlu bu ilişkiyi açıklamak için Şubat 2025 tarihine gitti. Fon krizinin başlangıcı olarak gösterilen tarihte dönemin İstanbul Başsavcısı, bugünün Adalet Bakanı Akın Gürlek’in İMKB ile ilgili Sermaye Piyasası Kurulu’na müzekkere yolladığını ama sonrasında süreci takip etmeyip İBB soruşturmasına kilitlendiğini anlattı.
19 Mart 2025’te gerçekleşen İBB operasyonunda Borsa’daki tarihi düşüşle bir haftada milletin 31.5 milyar dolarının buharlaştığını iddia eden İmamoğlu bunu fon krizinin merkezindeki TERA’ya bağladı. Bu bağlantı ve ilişki için sözü İmamoğlu’na bırakalım:
“19 Mart’ta piyasa çökerken ne oldu? Tam zıt bir isim. TERA’nın ağırlık verdiği hisselerden oluşan sepet yükseldi, zirve yaptı. Haydaaa! Ne kadar zeki insanlar var değil mi? Gemi batarken götürmek gibi bir şey bu. Peki aynı 20 ay içinde asrın soygunu fon vurgununu SPK ihbarıyla fark eden ama aylardır kılı kıpırdamayan dönemin başsavcısı, Adalet Bakanı ne yaptı? Yüz binlerce vatandaşımıza aylardır borsada soygun süreci yaşatılırken İBB’ye 19 Mart darbesini yaptı. Yetmedi, 31 Ekim'de dokuzuncu dalga operasyonu yapıldı. Sadece İBB’ye. Orada da millet malı götürüyor. Fon vurguncuları için hiçbir şey yapılmadı aynı gün. Hiçbir şey, yaprak kıpırdamadı. Ama uyaranlar gözaltına alındı! Bakan bile uyardı. Gazeteler yazdı.”
“Bir yıl sonra aynı film. Mutlak butlan kararı geldi. Borsa yine çöktü ve o çöküş gününde bugün adını herkesin bildiği TERA üzerinde, tek günde 1.870 milyon dolarlık alım. 1 milyar 870 milyon dolar. Yine gemi batarken malı götürenler. Piyasa çökerken kimler topluyordu? Kimin parasıyla? Bunları SPK biliyor. Bunları Merkezi Kayıt Kuruluşu MKK biliyor. Çünkü o paranın kime ait olduğunu artık biliyoruz. Yarım milyon yurttaşa, yarım milyon. 500 bin insan. Aileleri ile 2 milyon insan yapar.”
“Bana operasyon yapılırken, İBB’ye operasyon yapılırken, Türkiye'nin ana muhalefetine operasyon yapılırken, tüm endeksler çökerken, TERA veya diğerleri, hayatın olağan akışına aykırı hisse alımları yaparak operasyonların finansal krizine karşılık ceplerini doldururken önemli bir soru soruyorum. Bu asrın soygunu fon vurgununda milli iradeye darbe yapan, 19 Mart ve 21 Mayıs operasyoncularının ve bu süreci yazdıranların ve yazanların siyasi ayaklarının ve içindeki herkesin katkısı var mıdır, yok mudur?”
Yeni Parti’nin fon teklifine sunduğu şerh
Fon krizini İmamoğlu 19 Mart operasyonu ile böyle ilişkilendirirken Yeni Parti’den de benzer bir değerlendirme geldi. Yeni Parti’nin fon krizi mağdurları için çıkarılacak yasaya yönelik şerhinde yaşanan sorun, “Ağır bir sermaye piyasası krizi” olarak tanımlandı. Krizin nedenlerine dair Cumhurbaşkanlığı sistemi başta olmak üzere bir dizi soruna işaret edilen şerhte İmamoğlu’nun savunma metninde altını çizdiği “yargı bağımsızlığının yok edilmesi, kurumların çürütülmesi ve hukuk teminatının ortadan kaldırılması gerçekliğinin, bugün sermaye piyasalarında yaşanan çöküşün ana nedeni” olduğu ifade edildi. Şerhte İBB soruşturması ile fon krizi bağlantısı şöyle ifade edildi:
“Ekrem İmamoğlu ve arkadaşlarının yargılanmasına konu olan iftiraların, “para kulelerinin, fonların” tamamı bu vurgun sürecinde iktidar kanadındaki kişilerde, yakınlarında ve bağlantılı oldukları iş dünyasındaki kişilerde ortaya çıkmıştır. 2025 yılında titizlikle yürütülmesi gerekirken yarıda bırakılan, üzerine gidilmeyen fon vurgunu, bu soruşturma için harcanmayan mesai, aynı tarihlerde Sayın Ekrem İmamoğlu’nun diplomasının iptal edilmesine, hakkında tutuklama kararı verilmesine, 19 Mart Darbesi’ne harcanmıştır. 19 Mart 2025 Darbesi’nin siyasi, hukuki, iktisadi, finansal sonuçları tüm topluma etki ederken, 19 Mart-31 Ekim arasında dokuz ayrı operasyon düzenlenirken, Eylül 2026’da patlak verecek fon vurgununda adı geçen yatırım fonları ve hisse senetleri ise o dönemde de fahiş büyümesini sürdürmüştür. İktidar; yargısı, finans kurumları, düzenleyici ve denetleyici kurumlarıyla görevini bilerek yapmamış; muhalefetin üzerine içi boş dosyalarla giderken vurguncuların önü 19 Mart Darbe sürecinde tümüyle açılmıştır. Öyle ki, mutlak butlan kararının açıklandığı 21 Mayıs 2026 tarihi ve sonrasında borsa yine düşerken, bahse konu yatırım fonlarında büyük çaplı alımlar yapılmış, yaşanan siyasi darbeyle eşzamanlı olarak fon vurgununun devam etmesine izin verilmiştir.”
Fon krizini 19 Mart operasyonu ve devamında muhalefete yönelik baskılarla ilişkilendiren iddialar böyle. Bu iddialara siz ne dersiniz?