AK Parti’nin “transfer politikası” tüm hızıyla sürüyor. Milletvekilleri ile başlayan, belediye başkanları ile devam eden süreçte şimdi hedef İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Türkiye Belediyeler Birliği görünüyor.
AK Parti’nin son 3 yıldaki“transfer politikası” ilk olarak Meclis’te dikkat çekti. 600 üyeli TBMM’de 2023 genel seçimlerinden bu yana 18 milletvekili AK Parti’ye geçti.
Bu geçişler partide, “25 yıllık bir iktidar olarak hala çekim merkezi olduğumuzun göstergesi. İstikrar ve gerçekten hizmet etmek isteyenlerin adresiyiz” sözleriyle açıklanıyor. Değerlendirme böyle ama geçişler için kimlerin aracı olduğuna, nasıl vaatlerde bulunulduğuna dair de kulislerde çok sayıda iddia konuşuluyor.
Meclisteki transfer sürecinin arkasında yeniden aday olmak için Meclis’in erken seçim kararına ihtiyaç duyan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 360 oya ulaşma hesabının olduğu sır değil. AK Parti, MHP, HÜDA-PAR ve DSP’nin oyları, transferlerle birlikte toplam 331’e ulaştı. 360 oy için 29 milletvekili kaldı. Seçimin en erken Kasım 2027’de yapılacağı hesaplanırsa yeni transferler için de zaman var.
Son aylarda artan belediye başkanı transferlerinin faydası ise saymakla bitmez. Yoksul vatandaşlara yardımdan çalışan annelere kreş hizmetine; bir dizi icraatıyla halka birebir dokunma imkanı sunan belediye hizmetleri hem iktidar hem de muhalefet partilerinin güçlerine güç katıyor. Bunlara belediyelerin siyasetin finansmanına katkıları, istihdam yaratma olanakları, ihalelerle yakın sermaye çevrelerine verilen gücü de ekleyelim. Kazan-kazan.
AK Parti 2019 yerel seçimlerine kadar belediyelerde de iktidardı. Ancak son iki seçimde İstanbul ve Ankara başta olmak üzere Türkiye’nin dört bir tarafında yıllardır yönettiği belediyeleri muhalefete kaybetmeye başladı. 2024 yerel seçim sonuçlarına göre CHP’li belediyeler Türkiye nüfusunun yaklaşık yüzde 65’ine hizmet ediyor. Bu oran muhalefet açısından etkili bir iktidar alanı açtı.
AK Parti merkezi iktidar kadar önemli gördüğü belediyeleri seçimle kazanamadı ama bu kez iktidar gücüyle almak için bir başka yöntem keşfetti!. Muhalefet temsilcilerinin ifadesiyle, ‘iktidar gücü, araçsallaştırılmış yargı, tehdit-şantaj ya da kimi vaatlerle” masa başında kazanmak için harekete geçti. AK Parti’nin belediyelerdeki transferleri ilk etapta küçük partilerin belediyelerinin el değiştirmesi ile başladı. 2024 yerel seçimlerinde yaklaşık 60 belediye kazanan Yeniden Refah Partisi’nin 30’dan fazla belediyesi kısa sürede AK Parti’ye geçti.
Sessiz sedasız bu geçişler yaşanırken 19 Mart’ta CHP’li belediyelere operasyonlarla transfer sürecinde başka bir evreye geçildi. Tutuklanan belediye başkanları içinde Meclis çoğunluğunun AK Parti’de olduğu belediyeler vardı. Bayrampaşa, Gaziosmanpaşa belediyeleri bu şekilde AK Parti’ye geçen ilk CHP’li belediyeler oldu. Operasyonlar yayıldıkça geçişler hızlandı.
Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel’in ifadesiyle “Ya bize katıl ya cezaevine atıl” yaklaşımı ile çok sayıda başkan “törenle” AK Parti’li oldu. Aralarında ‘aileden CHP’liler’ Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, Afyon Belediye Başkanı Burcu Köksal da vardı, Ankara’da muhafazakar-sağ kimlikleriyle bilinen ve son seçimler öncesi CHP’ye katılan Gölbaşı, Keçiören gibi ilçelerin belediye başkanları da.
En son İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın AK Parti’ye geçişi bu süreçte ayrıca önemliydi. AK Parti 24 yıllık siyasi tarihinde seçimle alamadığı kenti Tugay’ın partiye katılımıyla ilk kez yönetme imkanına kavuştu.
31 Mart 2024 yerel seçimlerinden bu yana ikisi büyükşehir, biri il, 20’ye yakını ilçe ve bazı belde belediyeleri olmak üzere 30’un üzerinde CHP’li belediye AK Parti’ye geçmiş durumda.
Muhalefet temsilcilerine göre en son Üsküdar belediyesinin AK Parti’ye geçiş süreci uygulanan transfer politikasının zirvesi oldu. Muhalefetin çoğunlukta olduğu belediyede önce başkan ve bazı meclis üyeleri tutuklandı, ardından eksikler çeşitli vaatlerle gerçekleştiği iddia edilen transferlerle tamamlandı. Üsküdar’ın ardından Ataşehir ve Adalar ile devam eden bu yöntem daha da yaygınlaşacak görünüyor. En çok konuşulan da İstanbul Büyükşehir Belediyesi.
İstanbul’da CHP’li 180 belediye meclisi üyesinden, aralarında Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu 14 belediye başkanı tutuklu. Bir bu kadar meclis üyesi de cezaevinde. Bu durumda CHP’nin üye sayısı yaklaşık 155’e inmiş durumda. Diğer taraftan AK Parti-MHP-BBP’nin oluşturduğu Cumhur İttifakı’nın üye sayısı 136. Yani 8-10 belediye meclis üyesi yer değiştirse İstanbul belediye başkanlığı AK Partili aday kazanabilir. İmamoğlu hakkında süren “ahmak davası”nın Yargıtay’da kesinleşmesi durumunda hızla hayata geçebilecek bir senaryo bu.
Bu hesaplara şimdi de Türkiye Belediyeler Birliği eklenecek görünüyor. Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı, aynı zamanda TBB Başkanvekili olan Vahap Seçer’in tutuklanmasının ardından 14 Ekim’de yeni başkanvekili seçimi yapılacak. Aslında TBB’de muhalefet çoğunlukta ama CHP ve Yeni Parti arasındaki ayrışma, son tutuklamaların TBB Meclisi’ndeki dengelere etkisi gibi yeni gelişmelerle seçimin riske girebileceği, TBB’nin de iktidara geçebileceği konuşuluyor.
Tüm bu gelişmeler kısa vadeli hesaplar açısından iktidar için kazanım görülebilir. Ama her gün yeni bir ivme kazanan bu transfer politikası ile uzun vadede asıl kaybedilen seçmenin sandığa güveni, umutsuzluğu olabilir.